30 Ekim 2009 Cuma

TMMOB Ücretli İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları İzmir Yerel Kurultayı Gerçekleştirildi

TMMOB Ücretli İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları İzmir Yerel Kurultayı 17 Ekim 2009 tarihinde, Makine Mühendisleri Odası Kongre ve Sergi Merkezi'nde gerçekleştirildi. Etkinlik, Hasan Balıkçı anısına hazırlanan video gösteriminin izlenmesiyle başladı. Daha sonra TMMOB İzmir İKK sekreteri Ferdan Çiftçi açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasında mühendislerin sorunlarının halkın genel sorunundan ayrı tutulamayacağını belirten Ferdan Çiftçi mühendislerin %82.4'ünün yoksulluk sınırı altında yaşadığını ve 2004 sonrası mezunların %24.58'inin işsiz olduğunu söyledi. Ferdan Çiftçi'den sonra sözü TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Dağhan aldı. Konuşmasında Kurultayın örgüt içinde dalgalanma yarattığına değinen Dağhan EMO'ya teşekkür etti. Kurultayın; açlığın, sömürünün neden olduğu politik alanın belirlenmesi, birimlerde hayata geçirilmesi ve halkımız için yaptığımızı vurgulayan Dağhan, halkımızın buna hazır olup olmadığını sorgulamamız gerektiğini söyleyerek yaşanan açlık, yoksulluk gibi durumların sorumlusunun halk olduğunu ve bu yaşananların sebebinin vahşi kapitalizm olduğunu sürekli dillendirmenin, sürekli şikayet etmenin çözüme ulaşmayı sağlamayacağını, ortak bilince ulaşmanın gerekliliğini, güçlü olmak için örgütlü olmamız gerektiğini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen'in yürütücülüğünde Prof. Dr. Ahmet Haşim Köse ve Yrd. Doç. Dr. Serdal Bahçe'nin konuşmacı olarak katıldığı bir panel düzenlendi. İlk Sözü Musa Çeçen aldı. Devlet Denetleme Kurulu'nun meslek örgütleri hakkında hazırladığı rapora değinen Çeçen, bu raporun TMMOB'den önce Anka Haber Ajansı'na ulaşmasını eleştirdi ve bu raporun “politik rahatsızlığa” sebep olan kuruluşları denetim altına almak için yapılanlardan biri olduğunu belirtti. Daha sonra Ahmet Haşim Köse sunumunu yaptı. Köse'nin sunumunda gerçekliğin aslında bilindiğine fakat yorumlanamadığına dikkat çekti. Walter Benjamin'in “Gerçekliğin aşırı bilinci bazen gerçekliğin mutlaklaşmasıdır.” sözünü alıntılayarak yoksulluk, işsizlik gibi gerçekliklerin normalleştirildiğine dikkat çekti. Mesleklerden önce toplumsal sınıfların geldiğini söyleyen Köse, 90'lardan itibaren küresel değersizleşmenin ortaya çıktığını söyledi. Kapitalizmde de yoksulluğun sonuç olduğunu söyledi. Ayrıca Ahmet Haşim Köse TMMOB'nin eskiden de, günümüzde de demokratik mücadele açısından önemli olduğunu vurguladı. Daha sonra söz alan Serdal Bahçe, Türkiye Hane halkı işgücü araştırması sonuçlarını sunup, değerlendirdi. Bu çalışmanın önemli bir sonucu olarak nitelikli işgücünün değersizleştiğini vurguladı.

Panelin soru yanıt kısmında söz alan bir makine mühendisi EMO başkanı Musa Çeçen'in de bulunması vesilesiyle kendisi ve bir arkadaşının MMO'dan demokratik olmayan bir şekilde işten çıkarıldığını, EMO İzmir şubesinde de sendikalaştığı için bir mühendisin işten çıkarıldığını söyledikten sonra Ahmet Haşim Köse'ye bu bağlamda TMMOB'yi nasıl değerlendirdiğini, eski ve yeni TMMOB'nin hala aynı olduğunu düşünüp düşünmediğini sordu. Ahmet Haşim Köse, bu soruya doyurucu bir yanıt veremedi. TMMOB eskiden nasılsa şimdi de öyledir vurgusunda bulundu.

Verilen yemek arasının ardından “TMMOB ve Üyeleri İçin Ücret Politikaları” başlığı altında TMMOB İzmir İKK Kriz Çalışma Grubu hazırladığı sunumu yaptı. Konuyu “mevcut durum”, “Odaların Uygulamaları”, “Yapılabilecekler ve Öneriler” şeklinde üç ana başlık altında toplayan Kriz Çalışma Grubu ilk başlık altında ÇMO, EMO, İMO ve MMO'da yapılan anket sonuçlarından oluşturulan istatistikleri sundular. Son beş yılda mezun olmuş kişilerle yapılan anket sonucunda ortaya çıkan istatistiklerde çarpıcı olan İzmir'de işsiz mühendis oranının %25 olmasıydı. Odaların mühendisler için belirlediği asgari ücretlere ve iş yasalarına da değinen Kriz Çalışma Grubu daha sonra hazırladıkları önerileri sundular. Önerilerde dikkat çeken özellikle serbest çalışan veya şantiye mühendislerinin belgelerle denetlenmesinin, belgelerde en az ücret ibaresinin yer almasının gerekliliğinin belirtilmesiydi. Türkiye için genel bir TMMOB politikası oluşturulması, iç/yasal düzenlemelerin yapılması, denetim hakkına sahip kurumlarla işbirliği yapılması, odalara konu hakkında sorumluluk verilmesi, üye sicilleri tutan oda birimlerinin kurulması, kamu kurumlarında çalışan sözleşmeli çalışanlar için asgari ücret belirlenmesi önerileri sunuldu.

Kriz Çalışma Grubu'nun sunumu sonrasında “Etkin Örgütlülük Araçları ve Sendikalaşma” oturumunda konuşmacı olarak ilk söz alan kişi TMMOB 36-37. dönem Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Güvenç oldu. Konuşmasına Hasan Balıkçı'yı anarak başlayan Güvenç, Hasan Balıkçı'nın kamu yararı gözeten, devrimci ve sosyalist bir mühendis olduğunun altını çizdi. Ayrıca mühendislerin sendikalaşma sürecine de değinen Güvenç, işsizleşme, mesleksizleşme, kimliksizleşme gibi koşulları kırmanın yolunun işçi sınıfının örgütlülüğünü kurmaktan geçtiğini belirtti.

Kaya Güvenç'ten sonra söz alan Sendika Uzmanı Alpaslan Savaş ise emekçilerin birliğini önüne koymayan hiçbir örgütün başarılı olamayacağını belirtti. Ayrıca 1980'e kadar fordist yapılanma içinde olan işyerlerindeki mavi yakalı çalışan sayısının beyaz yakalı çalışan sayısından fazla olduğunu belirten Savaş, günümüzde tablonun farklı olduğunu, bir işletmede beyaz yakalıların sayısının mavi yakalıları geçmekte olduğunu ifade etti.

Son olarak serbest kürsüde söz alan kimi üyeler; programda teorik konuşmalar yerine, ücretli ve işsiz üyelere söz hakkının verilmesi gerektiğini sorunlarının ve fikirlerinin dinlenmesi gerektiğini söylediler ve serbest kürsünün en sona konulmasını, sadece bir saat ile sınırlandırılmasını eleştirdiler. Ayrıca serbest kürsüde asıl mühendislik yapanların ücretli çalışanlar ve küçük büro sahipleri olduğu, TMMOB'nin odağına ücretli çalışan ve işsiz mühendisleri koyması gerektiği ifade edildi. Ayrıca odalardaki sendika tartışmaları ile ilgili sendikalılaşma sonucu odalarda işten çıkarılmalarla birlikte, EMO İstanbul şubenin IBM çalışanlarına verdiği destekten bahsedildi. Asıl doğrunun bu yapılanlardan ilki değil ikincisi olduğu ifade edildi. Ayrıca bir mücadele verilecekse ve bu mücadeleye içtenlikle yaklaşılacaksa dikkat edilmesi gereken noktalar olduğu vurgulandı. Özellikle gücünü üyesinin demokratik katılımından alan örgütlerin ayakta kalacağı ifade edildi. Bunun yanında gün boyunca dile getirilen antiemperyalist, antikapitalist söylemlerle bugün TMMOB içinde tartışılan, uygulanan ve uygulanmaya çalışılan Yetkin, Yetkili, Uzman Mühendislik ve Belgelendirme uygulamalarının tezat oluşturduğu vurgulandı. Kriz ile ilgili TMMOB'nin hiçbir çalışma yapmaması da eleştirilirken, demokratik olduğunu söyleyen odaların örgütlenme çalışması yapan çalışanlarını işten çıkarmasının düşündürücü olduğu belirtildi.

Daha önce Musa Çeçen TMMOB danışma kurulu'na işaret ederek TMMOB içindeki yanlışların doğal seleksiyona uğrayarak ayrılacağını söyledi. Buna ilişkin söz alan bir EMO üyesi asıl doğal seleksiyonun TMMOB yönetim birimlerindeki sermaye yanlısı yöneticilerin elenerek, TMMOB yönetim birimlerine emekten ve halktan yana olan ücretli ve işsiz mühendislerin gelmesiyle gerçekleşeceğini ifade etti.

Bir mühendislik öğrencisi serbest kürsüde söz alarak, yakın zamanda İzmir'de feshedilen EMO-Genç üyesi olduğunu belirtti. EMO-Genç'in feshedilme sebebinin EMO-Genç yaz kampında “Bu bir oda geleneğidir.” diyerek EMO Başkanı'nın son konuşmayı yapmasının, üstüne başka bir söz söylenmeden kampın tamamlanmasının EMO-Genç'e dayatılması ve EMO-Genç'in bu dayatmayı kabul etmemesi sonucu Musa Çeçen'in boş salona konuşmak zorunda kalması olarak belirtti. Kürsüde bunlar ifade edilirken EMO Başkanı'nın müdahale ederek konuşmayı kesmek istemesi salonda tepkilere neden oldu ve Musa Çeçen bunun üzerine konuşma esnasında salonu terk etti.

Serbest kürsüde söz alan bir makine mühendisi, Marmara depreminde ölenlerin katillerinin meslektaşlarımız olduğunu, Yetkin Yetkili, Uzman Mühendislik uygulamalarının kamu yararına ve halk için olduğunu ifade etti. Ayrıca son TMMOB danışma kuruluna da değinen bu kişi TMMOB Başkanı'nın usule ilişkin bile söz vermemesini ayrıca danışma kurulu üyesi olmayan TMMOB üyelerini muhatap almamasını ve de Makina Mühendisleri Odası Başkanı'nın kürsüden ettiği hakaretlere ilişkin doğan cevap hakkını da es geçerek, yönetmeliğe uygun bütün yolları deneyerek söz istemelerine rağmen TMMOB Başkanı tarafından söz verilmeyen, en sonunda salonda sesli olarak söz isteyen TMMOB üyelerini eleştirdi.

Etkinlik TMMOB Yönetim Kurulu adına katılan Kadir Dağhan'ın konuşmasıyla sona erdi.

Hiç yorum yok: