23 Mart 2010 Salı

TMMOB Yüksek Onur Kurulu'nun Verdiği Karar Protesto Edildi



İMO Onur Kurulu'nun +İvme Dergisi yayın kurulu
üyelerine verdiği süreli meslekten men cezasını TMMOB Yüksek Onur Kurulu
onayladı. Bu hukuksuzluğu protesto etmek ve bundan sonraki sürecin
takipçisi olacaklarını dile getirmek için bir araya gelen +İvme Dergisi
yayın kurulu üyeleri, emekçileri ve okurları 13 Mart 2010 tarihinde İMO
Binası önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yaklaşık 30 kişinin
katıldığı açıklamada verilen karar "TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz",
"Soruşturma Terörüne Son", "Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Mühendisiz
Mimarız Haklıyız Kazanacağız", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz"
sloganlarıyla protesto edildi.


Aynı saatlerde İMO Teoman Öztürk salonunda devam eden
İMO 42. Dönem Olağan Genel Kurulu'nu takip eden delegelerin yoğun ilgi
gösterdiği ve alkışlarla desteklediği basın açıklamasına ODTÜ İnşaat
Mühendisliği öğrencileri de destek verdi. Açıklama sonrası okunan metin
delegelere ulaştırıldı. Basın açıklaması sonrası +İvme Dergisi standına
gelen birçok delege, hem cezalarla hem de son dönemde İMO Ankara
Şube'sinde yaşanan antidemokratik süreçle ilgili bilgi istedi.


Açıklamada okunan metin şu şekildedir:


Basına ve Kamuoyuna,


TMMOB'DE HUKUKSUZLUK SÜRÜYOR

14 Mart 2009 tarihinde bildiri dağıtan ODTÜ'lü
öğrenci üyelere İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri
tarafından saldırılması, sonrasında hiçbir savunma hakkı tanınmadan
Yönetim Kurulu kararıyla öğrencilerin öğrenci üyelikten atılmasıyla
başlayan, YK üyelerinin devrimci demokrat mühendislere hakaretleriyle
devam eden, 3 Haziran'da İMO Ank. Şb. Küçük Kurulu'nda yaşanan kavga ve
11 Haziran'da İMO önünde TMMOB, MMO ve İMO Yönetim Kurulu başkanlarının
gözleri önünde devrimci demokrat mühendislere ve öğrencilere bıçaklı
linç girişimiyle daha da boyutlanan antidemokratik süreç, devrimci
demokrat mühendislere açılan soruşturmalarla devam etmişti. Birisi
yutdışında, ikisi İstanbul'da bulunan beş yayın kurulu üyemize İMO
Yönetiminin açtığı soruşturmalar İMO Onur Kurulu tarafından kısa sürede
sonuçlanmıştı.


İMO Onur Kurulu +İvme Dergisi yayın kurulu üyelerini;
bildiri hazırlama ve dağıtma, bildiri dağıtmak için izin almama,
dergimiz adına yayınlanan açıklamalardaki amaç ve kasıt, 3 Haziran 2009
tarihinde gerçekleşen küçük kurul toplantısında fiziki saldırıda bulunma
gibi suçlardan(!) yargılamıştı. Sonuç olarak +İvme dergisi yayın kurulu
üyelerinden İrem Yüksekol'a meslekten 15 gün, İsmail Ozan Demirel'e
meslekten 6 ay men cezası vermişti.


İtirazımız üzerine TMMOB Yüksek Onur Kuruluna giden
cezalar, Yüksek Onur Kurulu tarafından aynı ilkel intikamcılık ve aynı
hukuksuzlukla onaylanmıştır. Kararın onaylanışında yayın kurulu
üyelerimize herhangi bir savunma hakkı dahi verilmeksizin yargısız infaz
yapılmıştır. Maalesef bu tavır bize hiç de yabancı değildir. Bu tarz
yargılama yöntemlerinin kimin tarafından kullanıldığı ise herkes için
gayet açıktır.


Bugüne kadar mesleğini kötüye kullanan, meslek
etiğini hiçe sayarak kişisel rant sağlayan, depremde onbinlerce insanın
yaşamına mal olan binaları yapan, rüşvet alan, rüşvet veren sayısız
mühendise karşı üç maymunu oynayan, TMMOB Genel Kurulu'nda onaylanan
AKP'li bakanların Onur Kuruluna verilmesine ilişkin karara dönük hiçbir
şey yapmayan yönetim kurulu ve onur kurulu üyeleri devrimci demokrat
mühendislere karşı aslan kesilmiş, cezalar yağdırmışlardır.


Cezalar TMMOB Disiplin Yönetmeliği'nin “temelsiz
suçlamalarla mesleği, meslek mensuplarını ya da TMMOB, Odalar ya da
bunların alt birimlerini kamuoyunda küçük düşürmek ya da etkinliklerini
engellemek” maddesine dayandırılarak verilmiştir. Oysa asıl temelsiz
olan İMO yönetimini yayın kurulu üyelerimize yönelttiği suçlamalardır.
Hatta suçlamalar o kadar temelsizdir ki ortada bir suç unsuru
bulunmadığı için soruşturma metni kişilerin suçlanış gerekçeleri yerine
dergimizin tüzel kişiliğini sorgulamaya dönük hazırlanmıştır. Odaları
kamuoyunda küçük düşürenler ise üyelerine odanın önünde eli bıçaklı
serserileri saldırtanlar, küçük kurul toplantılarına üyelerini sokmamak
için özel güvenlik tutanlar, biz kararlı tavrımızı sürdürünce de her
defasında devletin emniyet kuvvetlerinden destek isteyenlerdir.


+İvme Dergisi yayın kurulu üyesi olmanın, başka bir
deyişle TMMOB etkin yönetim anlayışına muhalif olmanın sorgulandığı bu
“sıkıyönetim zihniyetli” soruşturma sonucu verilen cezalarla TMMOB,
üyelerine düşüncelerinden dolayı ceza vererek tarihinde bir ilki
gerçekleştirmiştir. Bu karar TMMOB'de iktidar olanakları kullanılarak
muhaliflere karşı girişilen tasfiyenin boyutlarını da açıkça
göstermektedir.


Demokrasiden iyice uzaklaşmış bir yönetim anlayışına
karşı, muhalif düşüncelerimizi dile getirmek için demokratik ortamlar
yaratmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Verdiğiniz ve vereceğiniz hiçbir ceza,
bizleri mücadelemizden alıkoyamayacaktır.


TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz

Soruşturma Terörüne Son

Baskılar Bizi Yıldıramaz

Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz


MÜHENDİSLİK, MİMARLIK VE PLANLAMADA +İVME DERGİSİ

9 Mart 2010 Salı

100.Yılında Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!



8 Mart'ın 100.yılında sesler Ankara Abdi İpekçi Parkı'nda emperyalizme, her türlü sömürüye ve zulme karşı tekrar yükseldi.


Ankara'da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Bağımsız
Devrimci Sınıf Platformu
, Devrimci Proleterya, Halk Cephesi, Yeni
Demokrat Kadınlar
, Demokratik Kadın Hareketi tarafından oluşturulan
Devrimci 8 Mart Platformu tarafından gerçekleştirilen eylemle kutlandı.


Yürüyüş için Sakarya Meydanı'nda saat 12.00'da bir
araya gelen kitle; Mithat Paşa Caddesi'nden trafiği kapatarak Abdi
İpekçi
Parkı'na kadar yürüyüşe geçti.Kortejin en önünde ortak pankart
olan Devrimci 8 Mart Platformu imzalı “New York'tan TEKEL'e direnen
emekçi kadınları selamlıyoruz!'' yazılı pankart taşındı.Platform
bileşenlerinden sonra ÇHD,ODAK, Umut Kültür Derneği gibi destekçi
kurumların yer aldığı kortejde + İvme Dergisi de yer aldı.Yaşasın 8
Mart
Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Özgür Kadın Direnen Kadındır, Eşit İşe
Eşit Ücret, Tülin Aydın Ölümsüzdür, Yaşasın Devrimci Dayanışma, Kadınız
Haklıyız Kazanacağız, Cinsel, Ulusal, Sınıfsal Sömürüye Son
sloganlarının atıldığı ve dövizlerinin taşındığı İvme Dergisi
kortejinde Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü pankartı taşındı.


Yürüyüşün ardından Abdi İpekçi Parkında toplanan
kitle burada mücadelede yaşamını kaybetmiş tüm emekçi kadınlar adına
saygı duruşunda bulundu.


Saygı duruşundan sonra Devrimci 8 Mart Platformu
imzalı bir basın metni okundu.Bsın metninde 8 Mart Dünya Emekçi
Kadınlar
gününün tarihine ve önemine değinildi. Kadının mücadele her
zaman yer aldığı belirtilirken; kadının mücadelesinin emperyalizmden ve
sömürüye karşı verilecek mücadeleden bağımsız olmadığı belirtildi.
Basın metnini okunması sırasında ''8 Mart Kızıldır Kızıl Kalacak,
Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Özgür Kadın Direnen
Kadındır'' ortak sloganları atıldı.


Basın metnini ardından Mamak İşçi Kültür Evi Tiyatro
Atölyesi
“Ben Ulrike Bağırıyorum!” adlı Dario Fo'nun tecritte
katledilen Alman bir devrimci kadını anlatan oyununu sergiledi. Oyun
sonrasında “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!” sloganları atıldı. Tiyatro
oyunu sonrasında hapishanelerde ki tecriti anlatan; ölümün eşiğinde
olan hasta tutsakların hala tecrit koşulları ile mücadele ettiklerini
belirtten bir konuşma TAYAD'lı bir ana tarafından yapıldı.


8 Mart etkinliği; TEKEL Direnişine destek verdiği
için çalıştığı kurum olan TÜBİTAK'ta işten atılan Aynur Çamalan'ın
konuşması ile devam etti. Çamalan işten atıldığı için başlattığı
hukuksal sürecin sonucunu beklemeden TÜBİTAK önünde direnişe
başlayacağını belirtti. Çamalan'ın konuşmasından sonra Mamak İşçi
Kültür Evi Müzik Atölyesi'nin çaldığı ezgiler eşliğinde halaylar
çekildi.


İvme Dergisi

TEKEL İşçilerini Ziyaret Ettik



TEKEL İşçilerini Ziyaret Ettik



27 Şubat 2010 tarihinde saat 10:00'da +İvme
Dergisi
bürosunun önünden başlattığımız yürüyüşü sloganlarımızla TEKEL
işçi
lerinin yanına kadar sürdürdük. 75 gündür başta soğuk olmak üzere
her türlü zorluğa rağmen direnişlerini sürdüren TEKEL işçileri bizi
slogan ve alkışlarla karşıladılar. +İvme Dergisi adına mimar Alev Şahin
işçilere seslenerek, mühendis-mimarlar olarak bizlerin de TEKEL
işçi
leri ve tüm emekçilerle aynı sınıftan olduğumuzu, onun için onların
mücadelesinin bizim de mücadelemiz olduğunu, İvme Dergisi yayın kurulu
üyeleri, okurları ve emekçileri olarak sonuna kadar yanlarında
olacağımızı söyledi. Daha sonra KESK'in saat 11:30'daki eylemine destek
olmak amacıyla Yüksel Caddesi'ne gittik. KESK kortejiyle birlikte
tekrar slogan ve alkışlarla TEKEL işçilerinin yanına döndük.


Yaptığımız destek yürüyüşünden sonra gruplar
halinde çadırlara dağılarak TEKEL işçileriyle söyleştik ve yaşadıkları
süreci, direnişlerini bir de onlardan dinledik. Her dinlediğimiz
işçide, her duyduğumuz sözde yaşadıkları sıkıntıları, her türlü zorluğa
rağmen onurla direnişlerini ve umudu duyumsadık. Son hafta sendikaların
aldığı kararların yarattığı hüznü, 4/C'ye başvurmak için son günlere
yaklaşıldığından işsiz kalma riskinin verdiği endişeyi de bu
söyleşilerde hissettik.


24 Şubat sabahı sarhoş bir cip sürücünün
arabasıyla çarpması sonucu yaşamını yitiren Hamdullah Uysal'ın ölümünün
yarattığı izleri gördük söyleşilerde, yüzlerde. Cenazesini alıp
çadırkentte bir anma gerçekleştirmek isteyen işçilere izin verilmemiş,
polis işçilere saldırmıştı. Cenaze kaçırılarak tehditlerle memleketine
götürülmüştü. Bunu protesto etmek için AKP Ankara il binasını işgal
eden 19 işçi de gözaltına alınmıştı. Haftasonunda yaşadığımız en
coşkulu olay gözaltına alınan bu arkadaşlarının serbest bırakılması ve
çadırkente gelmeleriyle herkesin toplanıp sloganlar atarak
arkadaşlarını karşılamalarıydı.


Bütün konuştuğumuz işçiler Salı gününe kadar
verilen süreden ve Danıştay'dan çıkmasını umutla bekledikleri olumlu
karardan söz ettiler (Haberi yazdığımız sırada Danıştay'dan
yürütmeyi durdurma kararının çıktığı duyuldu. Bizler de Tekel
işçi
lerinin sevincini paylaşıyoruz). Dolaştığımız her çadırda
düzenin gün geçtikçe yok ettiği paylaşımın ve yardımlaşmanın izlerini
gördük. Ellerindeki yemeği, meyveyi bizimle paylaşan işçiler kendi
yaşadıkları dönüşümü, hayata bakışlarının, düşüncelerinin nasıl
değiştiğini, sosyalistlere ilişkin önyargılarının nasıl kırıldığını da
sıkça anlatıyorlardı.


Gecesinde sabaha kadar işçilerle birlikte
söyleşerek, dolaşarak, dinleyerek ve öğrenerek geçirdiğimiz iki günün
ardından, özümseyerek ve görerek öğrendiğimiz herşeyi zihnimizde
taşıyarak, vedalaşıp ayrıldık işçilerin arasından.


Tarihte Bilim ve Mühendislik Paneli



Yöneten:Beno Kuryel
Konuşmacılar:Diyar Saraçoğlu, Mesut Yücel, İlker Kalaycı
Yer: Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu
Tarih: 10 Mart 2010 Çarşamba Saat: 15:30

Ankara İvme Yaratıcı Drama Eğitimi Başlıyor




İvme Dergisi Ankara'nın mühendis mimar ve şehir plancılara yönelik
düzenlediği yaratıcı drama eğitimi her salı saat 19:00'da Ankara İvme
Bürosunda başlıyor...

100.Yılında Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü



8 Mart 1857 yılında Amerika'nın New York eyaletinde kölelik
koşullarındaki çalışma yaşamını protesto etmek için 40 bin kadın dokuma
işçisinin başlattığı greve müdahale eden Amerikan polisi, patronların
da işbirliği ile fabrika kapılarını kilitleyerek içerde bulunan 129
kadın işçiyi katletmiştir.


1910 yılında düzenlenen Sosyalist Enternasyonal'in 2.toplantısında
devrimci kadın önderlerden Clara Zetkin'in önerisiyle, öldürülen kadın
işçilerin anısına 8 Mart 'Dünya Emekçi Kadınlar Günü' olarak ilan
edilmiştir. O gün direnerek haklarını isteyen emekçi kadınlar bugün de
dünyada ve ülkemizde eşleri ve çocuklarıyla birlikte hak mücadelesine
devam ediyorlar; Novamed ve Tekel'de olduğu gibi.


Kamuda ve özel sektörde ücretli çalışan ve işsiz mühendis,mimar ve
şehir planlamacılarının çalışma yaşamındaki sorunların tek kaynağının
sömürü düzeni olduğunu düşünen biz +İvme Dergisi emekçileri
mühendis,mimar ve şehir planlamacıları ve öğrencileri olarak
sınıfsal,ulusal,sosyal ve cinsel sömürüye karşı mücadele edenlerin
yanındayız.


8 Mart'ın emekçi kadınların mücadele günü olarak ilan edilişinin
100.yılında bu direnişi yaratanlara ve bu mücadeleyi bugünlere
taşıyanlara selam olsun...


Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!


Sınıfsal,Ulusal, Sosyal Ve Cinsel Sömürüye Son!


Mühendisiz, Mimarız Haklıyız Kazanacağız!



Tarih: 7 Mart 2010/Pazar


Saat: 11:30


Yer: Sakarya Meydanı/ANKARA

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü : Direnişte Kadın Olmak Söyleşisi



8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü : Direnişte Kadın Olmak Söyleşisi



Katılımcı: TEKEL İşçisi Filiz Yavuz


Tek Gıda-İş 8 No'lu Şube Temsilcisi



Tarih: 3 Mart 2010


Saat: 19.00- 22.00


Yer: TMMOB Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi


Konferans Salonu


Taksim-İSTANBUL

Yunanistan'da Grev ve Çatışmalar



Yunanistan'da Grev ve Çatışmalar


Atina'da gerçekleşen hükümet karşıtı yürüyüş
sırasında üniversite işgal eylemi yapmak isteyenlere Yunan polisi göz
yaşartıcı gazla karşılık verdi.


Çarşamba günü yaşanan çatışmalar başkentte
gerçekleşen ve en az 20000 kişinin katıldığı gösterilerin sadece yan
görüntülerinden biriydi. Gösteriler hükümetin ulusal borç krizini aşmak
üzere harcamaları kısmak istemesini protesto etmek için yapılmıştı.


Bir polis görevlisi tarafından “50 kişiden oluşan
gençler üniversite binasını işgal etmek ve isyan etmek istediler, polis
onları durdurmak için göz yaşartıcı gaz kullandı” şeklinde Reuter haber
ajansına bilgi verildi.


Kendilerini takip eden polise taşlar ve alev bombalarıyla karşılık verdiler, etraftaki bazı dükkanlar da zarar gördü.


Hizmetler durdu


Gösteriler, maaşların dondurulması, emeklilik
yaşının yükseltilmesi ve vergilerdeki artışlara tepki amacıyla hem kamu
hem de özel sektördeki sendikalar tarafından ülke çapında yapılan
grevin ortasında gerçekleştirildi.


Özel sektör sendikası GSEE'nin başkanı Yannis
Panagopoulos
mitingin amacını “Bugün, Avrupa'nın gözü üzerimizde, bugün
umut ve gelecek için gösteri yapıyoruz … tedbirleri iptal ettirmek
için,” şeklinde açıkladı.


Çarşamba günü yapılan eylem sonucu kamu hizmetleri durdu, uçuşlar durdu, kamu taşımacılığı tamamen durma noktasına geldi.


Yunanistan'ın ikinci büyük şehri Selanik'te yaklaşık
7000 kişinin katıldığı ikinci bir miting gerçekleşti. Atina'daki Al
Jazeera temsilcisi Barnaby Phillips protestolara katılımın oldukça
etkileyici olduğunu söyledi.


“Burada en önemli olan toplumun ne kadarının
hükümeti ekonomik krizle başedebilmek üzere katı programı
gerçekleştirmeyi denediğinde desteklemeye devam edeceği veya toplumun
ne kadarının hükümeti desteklemeyi bırakıp, karşı koyduğuna karar
vermek.”


Phillips, “Bu hala yanıtlanmamış bir soru. Ekonomik krizin aylarca süreceğini düşünüyorum.” şeklinde tespitte bulundu.


Bu eylem geçen Ekim'de seçimleri kazanan Sosyalist hükümete karşı yapılan ilk ortak grev.


36 Yaşındaki Michalis Korileos, AP haber ajansına
neden grev yaptığını şöyle açıkladı: “Çünkü diğerleri paramızı çaldı,
borçları ödeyenlerse biz olacağız” dedi.


“Maaşımızı kesiyorlar ve büyütmem gereken iki çocuk var, bu zor.”


Grev, AB görevlilerinin Yunanistan'ı iki basamaklı
bütçe açığını kapatmak üzere doğru yolda olup olmadığına karar vermek
üzere ziyaret ettiği döneme rast geldi.


Başbakan yardımcısı Theodoros Pangalos BBC'ye
hükümetin grevden endişelenmediğini ve ekonomik plan için kararlı
olduğunu söyledi.


Yunanistan'ın diğer ülkelere yönelik iddiaları da
var. İkinci dünya savaşından sonraki süreçle ilgili olarak, verilen
tazminatların yetmediğine dair söylemler dillendirilmeye başlandı. Bu
ekonomik kriz ve sorunlar Avrupa Birliği'nde yeni tartışmaları da
beraberinde getiriyor. Kriz derinleştikçe ülkelerin birbirlerine karşı
eleştirileri artıyor.


Yunanistan'daki yoğun borçlanmanın Avrupa
Birliği'nin diğer bazı ülkelerinde de olduğu görülüyor. Sıranın
İtalya'da olmasından endişe ediliyor. Bu borçlanmanın olumsuz
etkilerini gizlemek üzere rakamlarla oynamaların yapıldığına dair
iddiaların çıktığı Yunanistan, bu ekonomik sorunları emekçilerin
sırtına yıkmaya çalışıyor. Bu nedenle Avrupa Birliği'nden de diğer
ülkelerin faiz oranlarıyla eşit faiz oranıyla borç para alabilmek için
politik bir destek bekliyor.


Avrupa Tedirgin


Avrupalı işçiler arasında maaşlar ve iş güvencesi
korkularının artmasıyla, geçen hafta diğer farklı ülkelerde de
protestolar ortaya çıktı.


Fransa'da hava trafik denetleyicileri Salı günü başladıkları grevi
Çarşamba günü de devam ettirdiler, bu grev Paris'in iki ana
havalimanında yoğun gecikme ve iptallere neden oldu. Eylemin gerekçesi,
çalışanların, planlanmış reformların iş kaybı ile sosyal hizmetlerde
azalmaya neden olacağını düşünmesiydi.


Almanya'da Lufthansa pilotları grevlerini
bitirdiler. British Airways kabin görevlileri kendi grevlerini
başlatmak üzere oy kullandılar.


İspanyalı çalışanlar emeklilik yaşını arttırma
planlarına karşı Salı günü bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Başkent
Madrid'teki gösteride katılımın az olması, ülkedeki sendikaların
zayıfladığını düşündürdü.


Portekiz'in ikinci büyük sendikası Pazartesi günü
hükümeti, kamu sektöründeki maaşların dondurulmasını bu yılın ötesine
taşıması durumunda önümüzdeki günlerde grev yapacağına dair uyardı.


Çek Cumhuriyeti'ndeki ulaşım işçileri sendikaları
Salı günü grev yapmaya ve başkent Prag'da Pazartesi günü yeni getirilen
vergiyi protesto etmeye karar verdiler.


Tüm bu yürüyüş ve eylemler, çalışma koşulları ve
ücretler konusunda geniş kapsamlı bir rahatsızlığın son
göstergeleridir. Kıtanın geleceği küresel anlamda yaşanan krizin
etkilerinden oldukça etkilenmiş gözüküyor. Bu dönemin kıta ve Avrupa
Birliği'nin geleceği açısından oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz.


16 ülkeli Avrupa birliğinde işsizliği %10 civarında, en yüksek işsizlik İspanya'da %19 düzeyinde gözüküyor.


İvme Çeviri Grubu


Kaynak: Al Jazeera, AFP, BBC, Reuter, AP ve diğer ajanslar

İzmir'de İvme-Genç Bülteni Yayınlandı



İzmir'de aylık yayınlanacak olan İvme-Genç
bülteninin ilki yayınlandı. Ağırlıklı olarak Dokuz Eylül Üniversitesi
Çevre Mühendisliği ve Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği
bölümlerinde dağıtılan bültenin içeriği ise şöyle :



Merhaba Derken..



Çevre ve Orman Bakanlığı Çevreye Verdiği Rahatsızlıktan Dolayı Özür Dilemeli (DEÜ)



412'ye balat (DEÜ)



Özgür Yazılım (Ege)



Mühendislik Harikası Öğrenci Kartları (Ege)



Kafamızdaki Krizi Aşmak



Almanya ve Avusturya'da Öğrenciler Haklarını Arıyor



Barut Fıçısı



Looking For Eric



Ti Cetveli – Paylaşmak Güzeldir.

Kazanmanın Tek Yolu Direnmektir








Tarih:

27.02.2010



KAZANMANIN TEK YOLU DİRENMEKTİR.



Türkiye'de işçi sınıfı tarihi direnen TEKEL işçisi
için yazılıyor. TEKEL direnişi artık kendi taleplerinin önüne geçmiştir.
İki buçuk ayı aşkın bir süredir direnen, bedel ödeyen ve her geçen gün
direnişlerini büyüten TEKEL işçilerinin mücadelesinin yanında olduğumuzu
belirtiyor; Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada +İvme Dergisiolarak
27-28 Şubat'ta kitlesel olarak TEKEL Direnişi'ne destek vereceğimizi
açıklıyoruz. Desteğimiz 27 Şubat, Cumartesi günü İvme Dergisi Bürosu
önünden yapılacak olan yürüyüşle başlayacaktır.



Tarih: 27 Şubat 2010


Saat: 10.00


Yer: İnkılap 2 Sokak Devrim Apartmanı 24/ 14
Kızılay/ ANKARA


MÜHENDİS MİMAR EMEKÇİYİZ TEKEL İŞÇİSİYLE BİRLİKTEYİZ.

İŞÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ.

DİRENEN TEKEL İŞÇİSİNİN YANINDAYIZ.

EMO İstanbul Şube'de 37. Genel Kurul Gerçekleştirildi



EMO İSTANBUL ŞUBE'DE 37.GENEL KURUL GERÇEKLEŞTİRİLDİ


EMO
İstanbul Şube'de 37. Genel Kurul ve yönetim kurulu seçimleri 20 – 21
Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi.


Katılımı
Düşük Genel Kurul


20
Şubat Cumartesi günü PERPA Ticaret Merkezi'nde gerçekleştirilen genel
kurula katılım ve ilgi beklenenin altındaydı. Ankara'da TEKEL işçileri
için yapılan eylemle aynı güne denk gelen 37. Genel Kurul'a 126 delege
kayıt yaptırdı.


EMO
İstanbul Şubesi 36.Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Karaçay'ın açılış
konuşmasıyla başlayan genel kurulda, divan seçimlerinin yapılması ve
misafir konuşmacıların konuşmalarının akabinde Faaliyet raporu ve Mali
raporlar sunuldu. Mali raporun sunumunun ardından kurulun oturumuna ara
verildi.


Meslekte
Birlik
Provakasyonları


37.
Genel Kurul'un öğleden sonra yapılan oturumu, ağırlıklı olarak faaliyet
raporu üzerine yapılan “konuşmalar” bölümüyle geçti. Katılımcıların söz
alarak odayı değerlendirdikleri bu bölümde yirmiyi aşkın konuşmacı söz
aldı. AKP yandaşı “meslekte birlik” grubunun gelenekselleşen provokatif
konuşmalarına ve demokrat mühendislerin bu konuşmalara verdikleri
yanıtların yer aldığı bu bölümün ardından yapılan oylamada 36. Dönem
Yönetim Kurulu oy birliği ile aklandı. 36. Dönem Yönetim Kurulu adına
teşekkür konuşmasının Erhan Karaçay tarafından yapılmasının ardından,
dilek ve temenniler okundu ve 37.Genel kurul sonlandı.


“Kararsız”
Genel Kurul


Genel
Kurulun öğleden sonra yapılan oturumunun en önemli tartışması ise genel
kurula sunulan önergeler üzerineydi. EMO İstanbul Şube Ücretli Çalışan
ve İşsiz Mühendisler
Komisyonu'ndan genel kurula karara bağlanmak üzere
taşınan önergeler, odalardaki etkin yönetim anlayışı tarafından “önerge
komisyonlarının kurulmamış olması” bahanesiyle engellenmeye çalışıldı.
Usule dair yapılan tartışmaların ardından, yönetmelikler gereği, 36.
Dönem faaliyet raporuyla ilgili olan önergelerin divan tarafından
oylamaya sunulması, faaliyet raporu ile ilgili olmayan önergelerin ise
“dilek ve temenniler” bölümüne aktarılması konusunda görüş birliğine
varıldı. Ancak, bu görüş birliği de genel kurulun sonlarına doğru
“zamanın yetmemesi” bahanesiyle yok sayıldı. Komisyon tarafından genel
kurula getirilmiş olan önergelerin hepsi EMO Merkez Genel Kuruluna
götürülmek üzere “dilek ve temenniler” bölümüne aktarıldı. Böylelikle,
yaklaşık sekiz saat süren 37. Genel Kurul örgütle ilgili tek bir karar
alınmadan bitirilmiş olundu.


Seçimin
Galibi “Mavi Liste”


Elektrik
Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi seçimleri ise 21 Şubat 2010 Pazar
günü Karagözyan İlköğretim Okulu'nda yapıldı. EMO İstanbul Şubesi üyesi
2910 kişinin oy kullandığı seçimleri 1057 oya karşılık 1820 oy ile
seçime “mavi liste” ile katılan Demokrat Mühendisler kazandı.


Seçim
sonucunda 37. Dönem Yönetim Kurulu Asıl Üyeler şu isimlerden oluştu:
Erhan Karaçay, Beyza Metin, Nevzat Çeltek, Uğur Ateş Koç, Tigin Öztürk,
Özkan Karataş, İsa Güngör. Yönetim Kurulu Yedek Üyeler ise şu isimlerden
oluştu: Boran Başak Koç, Nihal Türüt, Mehmet Tirgil, Kazım Topaloğlu,
Özgür Sertaç Günay, Cenk Göçer, Nusret Gerçek.


İvme
Dergisi

Balıkesir'de Yine Maden Faciası



Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'deki bir maden ocağında
metan patlaması meydana geldi. Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'deki
maden ocağında meydana gelen metan yanmasında 17 işçi hayatını kaybetti.
6'sı ağır 18 yaralı var. 46 işçinin çalıştığı vardiya esnasında
meydana gelen patlamada, olay yerine uzak işçilerin zarar görmezken, ilk
etapta hastaneye kaldırılan 5 işçi hayatını kaybetti. Hayatını
kaybedenler arasında bir maden mühendisi de yer alıyor.


İlerleyen saatlerde maden ocağından 12 işçinin cesedi çıkarılırken,
6'sı ağır 18 kişinin yaralı olduğu, durumları ağır olan 6 işçinin İzmir
ve Bursa'daki hastanelere gönderildiği kaydedildi. Maden sahibi Erhan
Ortaköylü, ilk tespitlerinin metan patlaması olduğunu belirtirken,
müdahalenin kendi ekipleri tarafından yapıldığını belirtti. Ortaköylü,
"5 işçi hastanede hayatını kaybetti. 12 işçinin cesedine de ocakta
ulaşıldı. Toplam 17 kaybımız var. Şu anda bütün ocak temizlendi. İşletme
müdürüyle toplantı halindeyiz. Kesin olamamakla birlikte metan yanması
deniyor. Teknikçi arkadaşlardan bana gelen bilgiler, örnek ocaklardan
biri olduğumuz ve erken uyarı sisteminin çalışır halde olduğuydu. Bir
değerlendirme yapacağız. Hepimize geçmiş olsun. Kaybettiğimiz
arkadaşlarımızın ve bizim günahlarımızı Allah affetsin. Yaralı
arkadaşlar Balıkesir ve Dursunbey'deki hastanelerde tedavi altındalar.
Sağlıklı oldukları haberleri geliyor" şeklinde konuştu. Başbakan Erdoğan
da yaptığı açıklamada ocağın 20 gün önce denetlendiğini açıkladı.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanı Ömer Dinçer yaralı ziyaretinden
sonra yaptığı açıklamada bir yanlışlık olduğunu ve ölen madenci
sayısının 17 değil, 13 olduğunu söyledi. 4 kişinin durumunun kritik
olduğunu ve 2 kişinin hayati tehlikeyi atlatamamış olduğunu da belirtti.


Şen Madencilik Sanayici ve Ticaret A.Ş'ye (Şentaş Madencilik) ait
Odaköy'deki kömür ocağında, 1 Haziran 2006'da grizu patlaması
yaşanmıştı. Patlamada, 17 işçi hayatını kaybetmiş 7 işçi de
yaralanmıştı. Olaydan bir gün sonra Manisa'nın Soma ilçesindeki Ege
Linyit İşletmesi'nden gelen 5 kişilik bilirkişi heyetinin yaptığı
inceleme sonucunda, maden ocağında havalandırmanın yeterli olmadığı ve
patlamaya antigrizu özelliği taşımayan elektrik kablolarının neden
olduğu bildirilmişti.


Balıkesir'de meydana gelen ve 13 işçinin ölümüyle sonuçlanan
patlamanın meydana geldiği maden sahası ve çevredeki sağlık
kuruluşlarında yanılk ünitesinin bulunmadığının ortaya çıkması Maden
Mühendisleri Odası Genel Başkanı Mehmet Torun ile AKP Balıkesir
Milletvekili Cemal Öztaylan arasında tartışma yarattı.

Maden çeverisindeki hastanelerde yanık ünitesinin bulunmadığını
açıklayan Torun'a Öztaylan bir TV kanalında şu şekilde cevap verdi:

“'Yanık merkezi ve uzman doktor bile yok' eleştirisini abesle iştigal
olarak değerlendiriyorum. Balıkesir ve Bursa'da bile yokken Dursunbey'de
olmasını beklemesinler. Topladıkları aidatla lütfen oraya bir yanık
merkezi kursunlar, biz de onların ellerini ayaklarını öpelim”

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Torun Öztaylanın sözlerine
şu şekilde cevap verdi:

“Duyunca beynimden vurulmuşa döndüm. Bu çok talihsiz, çok yaralayıcı bir
açıklama. Bir milletvekiline yakıştıramadım. Böyle bir zamanda bir
vekille şahsi polemiğe girmek istemiyorum ama bu da söylenecek laf
değil. İçimiz yanıyor, canımız yanıyor. Kimse böyle laflar edip
vicdanları kanatmasın. Dünyanın her yerinde böylesi bir kömür havzasında
tam teşekkülü hastaneler vardır. Ben sadece bunu hatırlattım. Öyle ki
birçok madenci arkadaşımız da hastanelerde can verdi, birçoğu da yaşamla
pençeleşiyor. Bu üniteleri devlet değil de meslek odaları mı yapacak?”


2007'de Odaköy'deki maden kazaları ile ilgili açıklama yapan maden-iş
sendikası başkanı, Odaköyde 5 maden bulunduğunu ve bu madenlerin
tamamının Ertan Ortaköylü'ye ait olduğunu belirtmişti. 24 Şubat 2007'de
meydana gelen kazada 3 işçinin daha ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili
Maden-İş sendikasının yaptığı açıklama şöyleydi: ''Erhan Ortaköylü'ye
ait olan ve taşeronlar eliyle işletilen bu maden ocaklarında bini aşkın
maden işçisi, her türlü denetim ve gözetimden uzak, her türlü işçi
sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinden yoksun, insanlık dışı koşullarda
ölüm riskiyle yüzyüze çalıştırılmaktadır. Bu ocaklarda, en küçük işçi
sağlığı ve iş güvenliği önlemine bile maliyet unsuru olarak bakılmakta
ve ocaklar 21. yüzyılda, ortaçağ ilkelliğinde işletilmektedir. Maden
ocaklarını ortaçağ ilkelliğinde, derebeyi gibi işletmeye alışmış olan
sahaların sahibi Ertan Ortaköylü ve taşeronları işçilerin Anayasal
haklarını, işçi sağlığı iş güvenliği ile ilgili tüzük ve yönetmelikleri
deyim yerindeyse hiçe saymaktadır. İşveren kendisi "işçilerle
helalleşerek ocağa indirdiğini" söylüyor. Kendisi de bir anlamda ocağın
ölüm ocağı olduğunu kabul ediyor. Bu ocakların düzenli bir biçimde
denetlenmesi gerekiyor. Bu ocaklar ilgili yasa ve tüzüklere uygun
biçimde denetleniyor olsa, mevcut koşullarda üretim yaptırılmamaları
gerekir. Ne yazık ki, denetlenmiyorlar. Mevcut müfettiş sayısı ve işyeri
sayısı gözönüne alındığında, bir işyerine denetim elemanı 10 yılda bir
geliyor. Tabii ki, insan hayatını hiçe sayan, en küçük bir önlemi bile
maliyet unsuru gören Odaköy maden ocaklarındaki gibi işverenler de bu
nedenle, yasaların, tüzüklerin gereklerini hiçbir zaman uygulamıyor.
Maden ocakları iş riski , toplu ölümlere yol açan iş kazası riski en
yüksek işyerleridir. Bu işyerlerinin sürekli denetim ve gözetim altında
olması gerekir. Bu işyerlerinin sendikalaşması sağlıklı, güvenli iş
ortamlarının oluşmasını sağlayacak sürekli denetim için en etkili
yoldur.'' demişti.


2006'da ki kazadan sonra açıklama yapan Maden Mühendisleri Odası
yetkilileri yaptıkları inceleme sonucu şu sonuçlara varmışlardı:


Ocakta havalandırmanın yetersiz olduğuYapılan bakanlık denetiminden sonra eksikliklerin giderilmediği ve
bakanlık yetkililerinin bunu kontrol etmediğiDeneyimsiz ve eğitimsiz personelin istihdam edildikleri

İvme Dergisi

TEKEL İşçileri'nin Direnişine Destek Eylemimizi Gerçekleştirdik



7 Şubat 2010 saat 18.30 da Basın Açıklamasıile
Mühendis, Mimar ve Planlamacılar olarak başlattığımız TEKEL İşçileri'nin
direnişine bir günlük destek eylemimizi gerçekleştirdik. Kölelik yasası
4/C'ye karşı Ankara'da iki aydır direnen TEKEL işçilerinin çadırlarını
teker teker dolaşarak bu onurlu direnişlerine destek olmaya çalıştık.
Aslında TEKEL işçilerinin bu haklı ve onurlu direnişine bir günlük açlık
grevi
ile destek vermeyi planlamıştık, ancak TEKEL işçileri 17 Şubat
itibariyle açlık grevlerine son verdikleri için bizler de açlık grevi
desteğimizi gerçekleştiremedik.

Bizler, bir yandan iktidarın müdahale tehditlerine ve
baskılarına, diğer yandan Ankara'nın soğuğuna ve ayazına rağmen ekmek
kavgasından vazgeçmeyen; genç, yaşlı, çoluk, çocuk demeden Türkiye'nin
dört bir yanından gelerek işyerlerinin özelleştirilmesine karşı özlük
hakları ve kamu kurumlarına geçiş haklarının korunması için mücadele
veren TEKEL İşçilerini buradan da selamlıyoruz.

2 Mart 2010 Salı

Basın Açıklaması: TEKEL İşçilerine Destek İçin Açlık Grevindeyiz...



AÇLIK GREVİNDEYİZ…

DİRENEN TEKEL İŞÇİSİ KAZANACAK

Bizler Mühendislik,Mimarlık ve Planlamada +İvme Dergisi yayın kurulu üyeleri, okurları ve emekçileri olarak, kölelik yasası 4/C'ye karşı Ankara'da iki aydır direnen TEKEL işçilerinin onurlu direnişine destek olmak için TEKEL çadırlarında bir günlük AÇLIK GREVİNDEYİZ.

TEKEL İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR
TEKEL İŞÇİSİ DİRENİŞİN SİMGESİ
DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ
MÜHENDİS MİMAR EMEKÇİYİZ TEKEL İŞÇİSİYLE BİRLİKTEYİZ

BASIN AÇIKLAMASI VE AÇLIK GREVİ BAŞLANGICI
TARİH:
17 ŞUBAT 2010-ÇARŞAMBA
YER:
TÜRK-İŞ ÖNÜ
SAAT:
18:30

14 Şubat 2010 Pazar

EMO İstanbul Şubesi'nde Ön Seçim Yapıldı



Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nde demokratların tek liste belirlemek amacıyla yaptığı ön seçim sonuçlandı. 5 ayrı listenin girdiği ön seçimlerde 1508 geçerli oy kullanıldı.

Ön seçim sonuçları şu şekilde:

Liste Adı Oy Sayısı Oy Oranı Yönetim Kurulu Sayısı
Turuncu Liste(Emekten Yana Mühendisler) 332 Oy %22 2 Yönetim Kurulu Üyesi
Toprak Rengi Liste(Demokratik Platform) 423 Oy %28 2 Yönetim Kurulu Üyesi
Sarı Liste(Devrimci Demokrat Mühendisler) 409 Oy %27 2 Yönetim Kurulu Üyesi
Beyaz Liste(Çağdaş Demokrat Mühendisler) 235 Oy %16 1 Yönetim Kurulu Üyesi
Mor Liste(Bilim ve Emek Grubu) 109 Oy %7 Yönetim Kurulu Üyeliği alamadı.
Geçerli oy sayısı: 1508

TMMOB'yi Savunalım İmza Kampanyası Tüm Hızıyla Sürüyor




23 ocak Cumartesi günü YTÜ Oditoryumu'nda gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 42. Dönem Genel Kurulu'nda ve 24 Ocak Pazar günü yapılan şube seçimlerinde İvme Dergisi masa açarak DDK Raporu ile ilgili imza toplamaya devam etti.

İvme tarafından başlatılan "Siyasal İktidar Saldırıyor, TMMOB'yi Savunalım" kampanyası çerçevesindeki faaliyetlerden biri olan imza kampanyası için saat 9.00'dan akşam genel kurulun bitimine kadar açılan masada inşaat mühendislerine Devlet Denetleme Kurulu Raporu'nun içeriği ile ilgili bilgi verildi. Kar yağışı nedeniyle düşük bir katılımın olduğu Genel Kurul'un ilk gününde inşaat mühendislerinin yoğun ilgi gösterdiği masada toplam 57 tane, ikinci günü seçimlerde ise 280 imza toplandı. Geçtiğimiz hafta MMO Kocaeli Şubesi ve MMO İstanbul Şubesi Genel Kurullarında açılan masalarda toplanan imzalarla imza sayısı şu an 1000'i aşmış bulunuyor.

Ankara İvme Yaratıcı Drama Eğitimi Başlıyor



İvme Dergisi Ankara'nın mühendis mimar ve şehir plancılara yönelik düzenlediği yaratıcı drama eğitimi her salı saat 19:00'da Ankara İvme Bürosunda başlıyor...

8 Şubat 2010 Pazartesi

TMMOB Genç Üyesi Arkadaşlarımız Serbest Bırakılmalıdır!



TMMOB Genç Üyesi Arkadaşlarımız Serbest Bırakılmalıdır!

24 Mayıs 2009 tarihinde, ikisi Makine Mühendisleri Odası öğrenci üyesi, biri Jeoloji Mühendisleri Odası öğrenci üyesi olan 5 kişi, katıldıkları demokratik eylem ve etkinlikler gerekçe gösterilerek, ODTÜ'de bir JİTEM elemanının öğrenciler tarafından yakalanıp teşhir edilmesinden sonra tutuklanmıştır.

Ankara TMMOB Genç çalışmasında birlikte olduğumuz ODTÜ öğrencisi arkadaşlarımızın ilk duruşması 6 Kasım'da yapılmış, tahliye kararı çıkmamıştır. Tutuklu bulundukları süre içerisinde eğitimlerine devam edemeyen öğrenci arkadaşlarımızın tutukluluk hallerinin devam etmesi tam bir hukuksuzluk örneğidir.

Üniversite gençliğinin haklı talepleri doğrultusunda yaptıkları demokratik eylemleri yasadışı gibi göstermeye çalışarak gerekçelendirilen tutuklamalar bütün öğrencileri ve halkı baskı altına alıp sindirmeye dönüktür. F tipi hücrelerle “içeridekilere” uygulanan tecrit, sessiz kalındıkça “dışarıdakilere” de uygulanmaktadır.
Tepki göstermeyen, sorgulamayan, düşünmeyen, üretmeyen, ülke ve dünya gündemine, halkının sorunlarına, emperyalist-kapitalist sömürüye duyarsız bir toplum ve gençlik yaratma çabasında olanlara cevabımız; tutuklu öğrencileri sahiplenmek ve mücadeleyi büyütmek olacaktır. Tüm öğrenci arkadaşlarımızı, TMMOB ve bağlı odalarını arkadaşlarımızı sahiplenmeye, duruşmaya katılmaya çağırıyoruz.

İvme-Genç

Tarih: 04.02.2010
Yer: Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi
Saat: 09.00

Emekten Yana Mühendislerin Turuncu Liste Adayları



Emekten Yana Mühendisler'in TURUNCU LİSTE Adayları


EMO İstanbul Şube'de Demokrat Mühendisler Yönetim Kurulu adaylarını ön seçim ile belirleyecek. 7 Şubat Pazar günü yapılacak EMO İstanbul Şube ön seçiminde Emekten Yana Mühendisler'in TURUNCU LİSTEsini desteklemeye çağırıyoruz.
ASIL

YEDEK
Mehmet MAZMANOĞLU

Erhan DENİZERİ
Cem ERKANLI

Cenk GÖÇER
Kurtuluş KAYA

Özgür GÜNAY
Nursemin YILDIZ

Özgül ÇALIŞKAN
Tigin ÖZTÜRK

Taylan YETİL
Dilek ÜSTÜNALAN

Yeşim ÇELİKKOL
Özkan KARATAŞ

Mustafa UĞURLAR

Neden Ön Seçim?

Emekten Yana Mühendisler ön seçimi demokratların Genel Kurullara tek liste ve ortak çalışma programı ile katılabilmesinin bir yolu olarak görmekle beraber, bu yöntemin son çare olarak değerlendirilmesi gerekliliğini savunmaktadır. Bu bakış açısı ile, ÖN SEÇİM olmadan tüm demokratları kapsayacak ortak bir çalışma programı etrafında ortak bir liste oluşturmanın kanalları tarafımızca sonuna kadar zorlanmıştır. Fakat tüm bu çabalarımıza rağmen istenilen sonuç alınamamıştır.

Neden Emekten Yana Mühendisler?

İşsizliğin ve güvencesizliğin yaygınlaştığı, yasadışı çalışma koşullarının dayatıldığı günümüzde mühendislerin mesleki ve ekonomik sorunları her geçen gün artmaktadır. Meslek alanlarımızdaki örgütsüzlük de bu tabloya eklenince emekten yana, üyelerinin haklarını savunacak, üyelerinin sorunlarının ülkenin sorunlarından ayrı olmadığından hareketle çalışmalarını yürütecek bir EMO'ya ve TMMOB'ye ihtiyaç da artmaktadır. Mevcut Oda örgütlülüklerinin yapısı ve çalışma anlayışları bu konuda ciddi eksiklikler içermektedir.

Bizler, EMO İstanbul Şube'den başlayarak EMO örgütlülüğü içerisinde, Oda süreçlerine ortak ilkeler ve çalışma anlayışı çerçevesinde müdahil olarak, meslektaş ve toplum ihtiyaçlarına uygun, üyelerinin haklarını savunan, meslek alanlarına giren konularda toplumsal bakış açısı ile faaliyet yürütecek bir EMO'yu oluşturabilmek için bir araya geliyoruz.

Bizler mesleki demokratik kitle örgütü olarak Odaların üyelerinin mesleki ve özlük sorunlarına sahip çıkan bir anlayış ile şekillenmesini, Oda yapısının mesleğin uygulayıcısı, emeği ile geçinen mühendisleri temel alacak şekilde oluşturulmasını ve EMO yapısında demokratik bir değişim yaratılarak mühendislerin öz örgütünün yeniden inşa edilmesi gerektiğini savunuyoruz.

Çalışma anlayışımızı,

*

Odaya emek ve katkı koyan tüm meslektaşlarımızın en geniş birlikteliğinin sağlanması,
*

Üyelerin kapsanacağı katılım ve karar mekanizmalarının oluşturulması, var olanların bu perspektifle yeniden düzenlenmesi,
*

Bu sayede, Şube yönetiminin üyesinin demokratik katılımına dayanan, hesap veren ve şeffaf bir tarzda oluşması ilkeleri belirleyecektir.

Birlikte Yönetmeye Çağırıyoruz

TMMOB'yi Savunalım İmza Kampanyası Tüm Hızıyla Sürüyor



23 ocak Cumartesi günü YTÜ Oditoryumu'nda gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 42. Dönem Genel Kurulu'nda ve 24 Ocak Pazar günü yapılan şube seçimlerinde İvme Dergisi masa açarak DDK Raporu ile ilgili imza toplamaya devam etti.

İvme tarafından başlatılan "Siyasal İktidar Saldırıyor, TMMOB'yi Savunalım" kampanyası çerçevesindeki faaliyetlerden biri olan imza kampanyası için saat 9.00'dan akşam genel kurulun bitimine kadar açılan masada inşaat mühendislerine Devlet Denetleme Kurulu Raporu'nun içeriği ile ilgili bilgi verildi. Kar yağışı nedeniyle düşük bir katılımın olduğu Genel Kurul'un ilk gününde inşaat mühendislerinin yoğun ilgi gösterdiği masada toplam 57 tane, ikinci günü seçimlerde ise 280 imza toplandı. Geçtiğimiz hafta MMO Kocaeli Şubesi ve MMO İstanbul Şubesi Genel Kurullarında açılan masalarda toplanan imzalarla imza sayısı şu an 1000'i aşmış bulunuyor.

Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 10. Genel Kurulu'nda da Kampanyaya Destek



TMMOB Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinin 10. Genel Kurulu 30-31 Ocak 2010 tarihinde YTÜ Oditoryum salonunda yapıldı.


İlk gün İVME Yayın kurulu üyemiz kürsüden yaptığı konulmada oda
yönetimlerinin yetkilerini üyelerden aldığı ve üyelere karşı sorumlu
olduğu, sorunları da üyeleri ile birlikte çözmesi gerektiğini dile
getirerek, yönetimlerin; üyelerin %90'ını oluşturan ücretli, işsiz ve
emekli mühendislerin sorunlarını gündeme alması ve bu sorunların çözümü
için program yapması ve bu eksende mücadeleyi örgütlemesi gerektiğini
vurgulamıştır. DDK Raporu ile TMMOB ve bağlı odaların tasfiye edilmek
istendiği, sistemin ihtiyaçları ve tekellerin çıkarları doğrultusunda
dönüştürülmeye çalışıldığı, TMMOB ve bağlı odalara yapılan bu
saldırılar karşısında TMMOB ve bağlı oda yönetimlerinin sessiz
kalmalarının kabul edilebilir bir şey olmadığı ve bu saldırı karşısında
mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini dile getirmiştir.



Birinci ve ikinci gün boyunca "SİYASAL İKTİDAR SALDIRIYOR TMMOB'Yİ
SAVUNALIM
" Kampanyası ile ilgili stant açılmış, toplam 90 imza
toplanmıştır. Yapılan ikili söyleşilerden DDK Raporundan üyelerin
habersiz olduğu da gözlenmiştir.



İkinci gün yapılan seçimler sonucu ÇAĞDAŞ DEMOKRAT GRUP 403 oy alarak
seçimi kazanırken, MESLEKTE BİRLİK 315, BİRLİĞE ÇAĞRI GRUBU ise 210 oy
almıştır.

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri Seçim Çağrısı




HKMO İSTANBUL ŞUBESİ
21. DÖNEM ÇAĞDAŞ-DEMOKRAT HARİTA MÜHENDİSLERİ
YÖNETİM KURULU ADAYLARI

ASIL ADAYLAR
1. Yrd. Doç. Dr. M. Tevfik Özlüdemir
2. Tekin Akçapınar
3. Serap Ata Akkoca
4. Ali Hasan Bakır
5. Alişan Çalcalı
6. Mehmet Uğur Girişken
7. Mehmet Hışır

YEDEK ADAYLAR
1. Engin Kaya
2. Yük. Müh. Deniz Baş
3. Gülten Mete Baş
4. Nihat Öz
5. Prof. Dr. N. Necla Uluğtekin
6. Selahattin Avşar
7. Taylan Öcalan

+
Siz
“Özgürlük, kardeşlik ve dayanışma için biz 14+1'iz”

21. Olağan Genel Kurul
30 Ocak 2010 Cumartesi–Mecidiyeköy Kültür Merkezi, Mecidiyeköy

Seçim
31 Ocak 2010 Pazar–Özel Karagözyan İlköğretim Okulu, Şişli

Değerli Meslektaşımız,

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri olarak bizler bugüne dek hep aydınlanmadan, emekten, barıştan yana olduk. Aklın ve bilimin ışığında çağdaş değerleri savunduk; mesleki politikalarımızın geliştirilmesinde hep toplumun yararını gözettik. 1976 yılındaki kuruluşundan bu yana yönetiminde olduğumuz Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubemizde bu değerlere bağlı kalarak demokratik, katılımcı, saydam ve kolektif üretime dayalı bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürdük.

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri, İstanbul Şubesinin 20'inci Çalışma Döneminde de geçmiş yönetimlerden devraldığı geleneği sürdürdü ve tüm üyeleri kucaklayan ilkeli bir yönetim anlayışıyla, paylaşımla örülü üretken bir dönemi daha geride bıraktı.

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri, aynı çalışma anlayışını 21'inci Çalışma Döneminde de sürdürme kararlılığındadır. Siz üyelerimizi bizlere destek vermeye, 30-31 Ocak 2010 tarihlerinde gerçekleştirilecek Şube Genel Kurulumuza katılarak çağdaş değerlerimize ve yönetim anlayışımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Noktaları Özgürlükle, Çizgileri Kardeşlikle, Alanları Dayanışmayla Buluşturan Haritamızı Beraberce Çizmek İçin Adayız

Bizler; dün olduğu gibi yarın da, geçmişte olduğu gibi gelecekte de;

*
Geçmişten günümüze yarattığımız birikim ve deneyimimizle, saydam ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla, tüm üyeleri kucaklayan tarzımızla çalışmalarımızı yürütmeyi sürdüreceğiz. Bunu yaparken örgütlenme başlığına özel olarak odaklanacağız.

*
Ülkesine ve mesleğine sahip çıkan, toplum yararını gözeten, üyesine değer veren, onların sorunlarına akılcı çözümler geliştirmeye odaklanan anlayışımızı sürdüreceğiz.

*
Üyelerimizin çoğunluğunu ücretli çalışanların oluşturduğu, işsiz meslektaşlarımızın sayısının giderek arttığı günümüz koşullarında üyelerimizin özlük haklarına sahip çıkacak, başta sendikalar olmak üzere üyelerimizin örgütlenme ve hak elde etme mücadelelerine öncülük edeceğiz.

*
İnsan toprak ilişkilerini kuran bir meslek grubu olarak topraklarımızın toplumun gereksinimleri çerçevesinde kullanılması ve bu çerçevede kamu güvencesinin korunması için mesleki ve toplumsal sorumluluklarımızın gereğini yerine getireceğiz.

*
CBS alanında, bilgininin toplumsallaştırılmasını ve planlı olarak kullanılmasını sağlama yönünde bir yasal altlığın hazırlanması sürecine katkı sunacağız.

*
Bilimin ve aklın gereği olarak kurumlardaki haritacılık hizmetlerinin tek bir çatı altında toplanmasına yönelik çabalarımızı sürdüreceğiz.

*
Haksız rekabet ve ihalelerde çok düşük bedellerle iş yüklenilmesine karşı birlikte hareket eden ve dayanışma içerisinde davranan bir sektör yaratma çabalarımızı artıracağız.

*
Teknik altyapı kadastrosunun teknik ve yasal altlığa kavuşturulması, yersel fotogrametri uygulamalarının yaygınlaştırılması, taşınmaz değerleme alanında mesleki bir inisiyatif oluşturulması, batimetrik harita üretiminin yasal altlığa kavuşturulması vb. güncel mesleki gündemler üzerinde çalışma yürüteceğiz.

*
Üniversitelerle Odamız arasındaki ilişkileri daha da güçlendirecek ve yapılacak etkinliklerde üniversitelerimizin yapacakları bilimsel katkıları verimli olarak değerlendireceğiz.

*
Çalışma bölgemizdeki kentlere sahip çıkacağız ve üçüncü köprü, rant eksenli kentsel dönüşüm projeleri, tarım havzalarını ve su kaynaklarını tehdit eden planlama süreçlerine karşı toplum yararı ekseninde mücadele etmeye devam edeceğiz.

*
Demokratik Kitle Örgütleri, Sendikalar, Meslek Kuruluşları ve yerel yönetimlerle var olan ilişkilerin güçlendirilmesi doğrultusundaki çalışmalara devam edecek, TMMOB'nin ve İstanbul İl Koordinasyon Kurulunun gerçekleştireceği etkinliklere aktif destek vereceğiz.

Emekten Yana Mühendisler Ön Seçime Çağırıyor



Bizler büyük umutlar ile mühendis olmuş ve her geçen gün mühendislik
emeğinin niteliksizleştirildiğine tanık olan, mesleğimizi icra eden
mühendisleriz.


Bizler günler geceler boyu çalışıp maaşını dahi alamayan, hasta olma
hakkı olmayan, akıl almaz işleri akıl almaz zamanlarda yapan ama
hakkını arayacak yer bulamayan ücretli mühendisleriz.


Bizler yıllarca üniversitede okuduktan sonra asgari ücretle dahi iş bulamayan işsiz mühendisleriz.


Bizler aynı işi yaptığı halde erkek meslektaşından daha az ücret
alan ve kadınlığı her fırsatta bir kusurmuş gibi yüzüne vurulan kadın
mühendisleriz.


Bizler ünvanı, sertifikası olmayan, ihmal edilebilir çoğunluk diye görülen, genç mühendisleriz.


Bizler odalarında temsil olanağı bulamayan, çok olduğu halde yok sayılan ücretli, işsiz, kadın ve genç mühendisleriz.


Bizler kendi gerçekliğimizin hakkını verecek öz örgütümüzü
oluşturmak için, hakkımızı arayacağımız, sesimizi duyuracağımız ve
mesleğimizi savunacağımız emekten yana bir EMO için biraraya geldik.
Meslekten, üretimden ve farklılıklardan gelen gücümüzle temel
ilkelerinde anlaştığımız EMO'yu bu bakışla şekillendirmek üzere yola
çıktık. Sizleri de birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Bu çağrı sizin de
düşündüğünüz ama bir türlü kalkışamadığınızı yapmak içindir. Biliyoruz
ki, sesimiz sesinizle yankılanmadıkça başarmak mümkün değil.


Ücretli, işsiz, kadın, genç ve kendi emeği ile geçinen mühendislerin yeri Emekten Yana Mühendisler'dir.


EMO İstanbul Şube'de Demokrat Mühendisler Yönetim Kurulu adaylarını
ön seçim ile belirleyecek. Emekten Yana Mühendisler bu talepleri
paylaşan bütün meslektaşlarımızı beraber hareket etmeye ve 7 Şubat
Pazar günü yapılacak EMO İstanbul Şube ön seçimlerinde Emekten Yana
Mühendis
lerin adaylarını desteklemeye çağırıyor.


Biz Kimiz?


İşsizliğin ve güvencesiz çalıştırmanın yaygınlaştığı, yasadışı
çalıştırma koşullarının dayatıldığı mühendis kitlesinin her geçen gün
gerek mesleki gerekse de ekonomik sorunları artmaktadır. Bu duruma
mühendislik meslek alanlarının siyasal iktidarlar tarafından sürekli
olarak çalışanlar aleyhine düzenlenmesi ve kamusal alanların tasfiye
edilmesi de eklenmektedir. Ayrıca mühendislerin çalışma alanlarındaki
örgütsüzlükleri ve sürekli sayılarının artması da bu tabloya eklenince
emekten yana, üyelerinin haklarını savunacak, üyelerinin sorunlarının
ülkenin sorunlarından ayrı olmadığından hareketle çalışmalarını
yürütecek bir EMO'ya ve TMMOB'ye ihtiyaç da artmaktadır. Halihazırdaki
Oda örgütlülüklerinin yapısı ve çalışma anlayışları bu konuda ciddi
eksiklikler içermektedir.


Bizler, EMO İstanbul Şube'den başlayarak EMO örgütlülüğü içerisinde,
Oda süreçlerine ortak ilkeler ve çalışma anlayışı çerçevesinde müdahil
olmak, meslektaş ve toplum ihtiyaçlarına uygun, üyelerinin haklarını
savunan, meslek alanlarına giren konularda toplumsal bakış açısı ile
çalışmalarını yürütecek bir EMO'yu oluşturabilmek için bir araya
geliyoruz.


Bizler mesleki demokratik kitle örgütü olarak Odaların emekçi
mühendislerin mesleki ve özlük sorunlarına sahip çıkan bir anlayış ile
şekillenmesini, Oda yapısının emekçi mühendisleri temel alacak şekilde
oluşturulmasını ve EMO yapısında demokratik bir değişim yaratılarak
mühendislerin öz örgütünün yeniden inşa edilmesi gerektiğini
savunuyoruz.


http://www.emekcimuhendisler.org/

Ankara Demokrat İnşaat Mühendisleri Adaylarını Açıkladı




Rant gruplarının otoriter, hesap vermeyen, bürokratik yönetim anlayışına karşı,Gücünü üyesinden alan, katılımcı, şeffaf, üretken, emekten ve halktan yana bir İMO için 19. Dönem İMO Ankara Şube Yönetimine Adayız

Mesleki demokratik kitle örgütü olan odamızın; mesleğimizin geliştirilmesinde, meslektaşlarımızın giderek artan hak gasplarına karşı çıkarlarının korunmasında, sorunlarının sahiplenilmesinde ve bu sorunların çözümü için mücadele edilmesinde önemli bir rolü olması gerekirken, mevcut yönetim anlayışı tarafından bu rolünden giderek uzaklaştırılmaktadır.

Ekonomik krizin bedelinin, ücretli mühendislerin de bir parçası olduğu, emeğiyle geçinen tüm kesimlere ödetildiği bir dönemden geçmekteyiz. Bugün, üye tabanımızın büyük çoğunluğunu oluşturan ücretli ve işsiz mühendisler, üyelerimiz arasında krizden en çok etkilenen, hak kaybına en çok uğrayan kesimlerdir. Ancak, İMO Ankara Şubesi'ndeki mevcut yönetim anlayışı odanın esas tabanını oluşturan bu kesimlerden kopmuş, üye tabanının çıkarlarını sisteme karşı korumaktan uzaklaşmıştır.

Bugün İMO'da gücünü üyesinden alan, emekten yana bir dönüşüme ihtiyaç duyulduğu açıktır. Şube politikalarının belirlenmesinde mesleğin doğrudan uygulayıcıları olan ve meslek yaşamında sorunlarla karşılaşan ücretli, emekçi, mühendislerin görüşlerinin ve çıkarlarının temel alınması; oda-üye bağının güçlendirilmesi gerekmektedir.

Demokrat Mühendisler Platformu olarak, üyelerimizle bağ kuracak, üyelerimizi odaya katacak mekanizmaları yaratmak için çaba göstereceğiz, hak gasplarına uğrayan üyelerimize yanlarında olduğumuz güvenini vereceğiz, öğrenci üyelerimizin akademik-demokratik mücadelelerinde onların yanında yer alacağız, kadın üyelerimizin cinsel kimliklerinden dolayı maruz kaldıkları baskı ve şiddete kayıtsız kalmayacağız.

Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın sorunlarını çözerken katılımcılığı esas alacak, birlikte düşünme ve birlikte karar alma mekanizmalarını harekete geçirmek için örgüt içi işleyişimizi en demokratik şekilde kuracağız. Üyelerimizi müşteri olarak gören anlayışların aksine enerjimizi ve oda kaynaklarını üyelerimizin hizmetine sunacağız.

Örgüt içi demokrasiyi sindirememiş, tek adamcılığı öne çıkaran, eleştiriye tahammül edemeyen, odaları kendi mülkleri olarak gören anlayışları, oda ağalığını reddediyor ve demokratik, şeffaf, katılımcı bir İMO Ankara Şubesi yaratmak istiyoruz.

Aşağıda, isimleri alfabetik sıraya göre yazılan yönetim kurulu adaylarımız odayı tek başlarına “yönetmeye” aday değildir. Ortak zeminde buluştuğumuz aşağıdaki meslektaşlarımızın hepsi başkan, hepsi sekreter, hepsi sayman, hepsi üyedir.

Adaylarımız (İsimler alfabetik sırayla yazılmıştır):

A. Feza Karahan (Kamu Çalışanı, Karayolları)
Ayşegül Ercan (Kamu Çalışanı, DLH)
Başar Kurt (Kamu Çalışanı, DSİ)
Cem Cüneyt Uğur (Öğretim Görevlisi, ODTÜ)
Evrim Zorlu (Kamu Çalışanı, DSİ)
Fahrettin Çuğu (SSK Emeklisi, Özel Sektör)
Harun Deniz Ölmez (İşsiz Mühendis)
İrem Yüksekol (Ücretli Çalışan, Özel Sektör)
İsmail Ozan Demirel (Araştırma Görevlisi, ODTÜ)
Mete Işıkoğlu (Bilimsel Araştırma Uzmanı, ODTÜ)
Murat Çeşme (Kamu Çalışanı, DSİ)
Necat Özgür (Kamu Çalışanı, Özel Çevre Koruma Kurumu)
Paşa Öztürk (Kamu Emeklisi, Karayolları)
Uğur Kurtçu (Ücretli Çalışan, Proje Bürosu)
Utku Çil (Ücretli Çalışan, Proje Bürosu)

DEMOKRAT MÜHENDİSLER PLATFORMU

Ankara Demokrat İnşaat Mühendisleri Çalışma Programı




TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi
19. Dönem Çalışma Programı (2010-2012)

Demokrat Mühendisler Platformu


Merhaba!

Bilimin ve teknolojinin sıradan insanı büyülerken bu teknolojik ilerlemenin dünya yoksullarını ezip yok ettiği, yoksul çoğunluğu işe yaramaz insan artıkları durumuna soktuğu, ideolojik yeniden üretim araçlarının çoğalıp çeşitlenerek hayatın her alanını kapsadığı bir dünyada yaşıyoruz.

Teknik bilimin her zamankinden daha çok kar etmenin aracına dönüşerek denetimden çıktığı, genel anlamda bilimin olması gereken zeminden kayarak yozlaştığı, bilim insanının holdinglere danışmanlık yaptığı, ticaretle uğraştığı, bilimin mal alıp satmanın, kar etmenin, insanların kafasını karıştırmanın aracına dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.

Merkezine insanı koymayan, tek amacın kar etmek olduğu, herşeyin metalaşıp pazara sürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz.

Doğayı ve insanı tüketerek dönüşü zor olan bir noktaya taşıyan ve insana özgü bütün değerleri çürüterek sosyal hayatı yaşanmaz hale getiren, insanlara da bunun kalkınma olduğu saçmalığını, medyası ve bütün kurumları ile gece gündüz anlatan evrensel bir dünya sisteminde yaşıyoruz.

Bugün insanlık, doğanın ve insanın sürekli sömürüldüğü, ekolojik yıkımın her geçen gün biraz daha derinleştiği, kapitalist bir dünyaya mahkum olmuş durumdadır.

İşte böylesi bir dünya gerçekliğini anlayarak-kavrayarak insanlık aleminin birer neferleri olarak bu gerçekliği değiştirme çabasına katkıda bulunmak istiyouz.

Demokrasinin, insan haklarının mayalanmadığı, insanların yurttaşlık bilincinden farklı bir anlamda sığınmacı bilinciyle yaşadığı bu coğrafyada, deryada zerre misali de olsa kendi meslek örgütümüzde bu gerçekliği değiştirmeye kafa yormak istiyoruz.

Ve bunun için aşağıdaki çalışma programımızı samimiyetle sizlerin değerlendirmelerinize sunuyoruz.

Gücünü üyelerinden alan, birlikte düşünen, birlikte üreten, demokratik, şeffaf, katılımcı emekten ve halktan yana bir İMO Ankara Şubesi yaratma mücadelesinde, İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyeliğine Demokrat Mühendisler Platformu olarak aday oluyoruz.

Kapitalizmin yapısal sorunu olan ekonomik krizin bedelinin, ücretli çalışan mühendislerin de bir parçası olduğu, emeğiyle geçinen tüm kesimlere ödetildiği bir dönemden geçiyoruz. Özel sektörde ve kamuda çalışan meslektaşlarımız bir taraftan geçim sıkıntısı çekerken, diğer taraftan esnek çalışma saatleri, sigortalarının asgari ücretten yatırılması, sigortasız çalıştırılma, yıllık izinlerinin kullandırılmaması, ücret kesintileri, işten atmalar, işsizlik ve benzeri hak gaspları ile karşı karşıyadır.
Ücretli ve işsiz mühendisler odamıza kayıtlı üyelerin çoğunluğunu oluşturmaktadır. Ancak, bugün İMO Ankara Şubesi'ndeki mevcut yönetim anlayışı odanın esas tabanını oluşturan bu kesimlerden kopmuş, üye tabanının çıkarlarını sisteme karşı korumaktan uzaklaşmıştır. Ücretli ve işsiz mühendislerin yönetimdeki temsil oranının sınırlı olması bir yana, bu grubun oda etkinliklerine katılmasına da olanak tanınmamaktadır.
Mesleki demokratik kitle örgütü olma geleneğinin vazgeçilmez koşulu olan 'örgüt içi demokratik işlerlik' mevcut statükocu yönetim tarafından rafa kaldırılmıştır. Bu yönetim, demokrat, ilerici üyelerinin, 'ülke ve üye sorunlarının tartışıldığı, şube çalışmalarının değerlendirildiği demokratik kurullara' girmelerini engellemiş, öğrenci üyelerini sorgusuz sualsiz üyelikten atmış, üyelerine meslekten men cezaları yağdırmakta bir sakınca görmemiştir. Kendi politikalarına tabi olmayan üye ya da oda çalışanı herkesi dışlayarak demokrasinin ilk ve olmazsa olmaz kuralını çiğnemiştir. İMO'nun kendi iç işleyişinde demokratik bir yapı oluşturmadan çevresindeki onca haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı sesini çıkarabilmesi, üyelerinin haklarını savunabilmesi mümkün olmayacaktır.
İMO'da emekten, halktan yana demokratik bir dönüşümün zorunlu olduğu bir gerçektir. Demokrat Mühendisler Platformu olarak içinde bulunduğumuz böyle bir dönemde bu dönüşümü gerçekleştirmek üzere İMO Ankara Şubesi yönetimine talip olduk. Önümüzdeki dönemde katılımcı, demokratik, şeffaf, gücünü üyesinden alan, mücadeleci ve güçlü bir şube yönetimi oluşturmak istiyoruz.

Çalışma İlkelerimiz
ODA POLİTİKALARI

1- AB (Avrupa Birliği) ve GATS (Hizmet Ticaret Genel Anlaşması)'ın dayatması ile mühendis emeğinin değersizleştirilmesi süreçleri, nitelikli emeğinin daha ucuza istihdam edilebilmesini amaçlamaktadır. Bu sebeple mühendis emeğini ucuz işgücü haline getirecek ve üyelerimiz arasında eşitsizlik ve rekabet yaratarak birlikte mücadele anlayışına zarar verecek olan mesleki uygulamalara, yasa ve yönetmeliklere karşı çıkar.
2- Yapı denetim alanında faaliyet gösteren yapı denetim firmalarının ve bu firmalarda denetçi ve yardımcı kontrol elemanı olarak çalışan üyelerimizin sorunları, içinde bulundukları ortam, idare ve işveren ilişkileri bakımından ele alınıp, bu alanlar yeniden düzenlenmeden çözülemez. Bir taraftan mevcut koşullarda iyileştirmeler yapılmaya çalışırken, öte yandan yapı denetimi olgusu odamız bünyesinde yeniden tartışılmalı, bu alanı toplumun genel çıkarlarına uygun olarak düzenleyecek ve her kurum ve kuruluşun bulunduğu konum ve yetkileri ölçüsünde sorumlu tutacak biçimde düzenleyen yeni yasa ve yönetmelikler çıkarılması zorlanmalıdır.
3-Dışa bağımlılığı azaltmak amacı ile yerel kaynaklarımızı daha fazla kullanarak enerji üretimini savunur. Doğaya ve ekolojiye duyarlı, halkın çıkarlarını gözeten enerji politikalarını destekler. Nükleer santrallere karşı diğer emek örgütleriyle ortak platformlarda çalışmalar yürütür. Enerji üretiminin özelleştirilmesine karşı çıkar.
4-Bir yaşam hakkı olan suyun, tüm halka yeterli, sağlıklı ve ücretsiz olarak kamu tarafından sağlanmasını savunur. Suyun ticarileştirilmesine karşı çıkar, uluslararası su tekelleri ve yerli işbirlikçilerine karşı mücadele eder.
5-Kentlerin dokusuna ve gelişim sürecine uygun, uzun ömürlü, özel araç odaklı değil, insan odaklı ulaşım politikalarını destekler. Ulaşım sorununun çözümünün toplu taşımacılığın geliştirilmesinden geçtiğini ve ulaşımın bir hak olduğundan hareketle, şehir içi toplu taşımacılığın ücretsiz olmasını savunur. Ankara ilinin ulaşım problemlerine ilişkin halkın da katılacağı ortak çalışmalar yapar ve bunları kamuoyuna sunar.
6-Kentsel dönüşüm adıyla sunulan rant projelerine karşı çıkar. Kent dokusunu koruyacak, kentin ihtiyaçlarını esas alan iyileştirme politikalarını savunur.
7-Üyelerimizin yoğun olarak çalıştığı iş kollarından başlamak üzere, üyelerin sendikalarda örgütlenmesi için çalışmalar yürütür. Tüm çalışanların grevli toplu sözleşmeli sendika hakkını savunur. Ücretli mühendislerin giderek işçileşmesini göz önünde bulundurarak, mühendislerin de tüm emekçilerle ortak sendikalaşması için mücadele eder. Buna da öncelikle odada çalışan mühendislerin sendikalaşmasını açıktan destekleyerek başlar.
8- Emperyalizmin güdümündeki uluslararası meslek örgütleriyle ilişkileri reddeder. Emekten yana uluslar arası meslek örgütleriyle mesleki-teknik ilişkiler esas alınarak ortak çalışma yapar, yapılan tüm toplantı tutanakları üyelere açıklanır.
9-Depremin yıkıcı etkisine karşı uzman kuruluşlarla beraber gerekli önlemlerin alınmasına dönük çalışmalar yapar. Bu kapsamda mühendislik etiğinin geliştirilmesine destek verir. İnsan hayatının en önemli değer olduğundan hareketle, deprem öncesi gerekli yasaların çıkarılması ve uygulanması için mücadele eder.
10-Meslek içi eğitim faaliyetleri üyelerin mesleki gereksinimleri temel alınarak kesintisiz olarak devam ettirilir. Bu faaliyetler herhangi bir kar amacı gütmeden düzenlenir. Meslek içi eğitim faaliyetlerine katılım belgelendirmeye esas puanlama sistemi yerine gönüllülük esasına dayandırılmalıdır.
11-Emekten ve halktan yana tavırlarını koruyan meslek ögütlerine karşı küresel ölçekte saldırıların alabildiğince devam ettiği bilinen bir gerçektir. Mevcut siyasal iktidarın güdümüyle Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kururlu'nun Eylül 2009 da yayınlamış olduğu rapor toplumsal çıkar ekseninde mücadele eden meslek örgütlerinin sindirilmesine yönelik yasal zeminin oluşturulması yönündeki son adımdır. Demokrat mühendisler Platformu bu raporu reddeder. Diğer birlik organları ve meslek örgütleriyle birlikte karşı duruşunu sergiler.
12- Ücretli ve işsiz üyelerimizin, Yönetim Kurulları da dahil olmak üzere odamızın tüm organlarında ağırlıkları oranında temsil edilmesini savunur.

ÖRGÜT YAPISI
Örgütsel bağımsızlık her koşulda korunmalıdır.
1-Örgüt içi demokrasi
a- Örgütün tüm ilerici ve demokrat üyelerinin bir araya geldiği, oda politikalarının tartışıldığı, çalışma programının ve yönetimin uygulamalarına dönük eleştirilerin yapıldığı demokratik kurullar (küçük kurul) mevcut yönetimce yok edilmiştir. Eleştirinin demokratik işleyişin olmazsa olmazı olduğu bilinciyle ve katılımcılık ilkesi esas alınarak yeniden düzenlenecek olan küçük kurullarda, kurul başkanı seçimle belirlenir, katılımcılar söz hakkı, oy kullanma vb. her anlamda eşittir. Küçük kurullar ayda en az bir kez ve düzenli olarak toplanır. Öğrenci üyeler bu kurullara katılır, görüş ve önerilerini dile getirirler.
b- Yönetim Kurullarını oluşturan asıl ve yedek üyeler katılımcılığın bir gereği olarak birlikte toplanır, kararlar ikna temelinde bir yaklaşımla alınır.
c- Politik düşüncelerinden ve eleştirilerinden dolayı hiçbir üyemiz hakkında disiplin soruşturması açılmaz. Platformumuz 'onur kurulu' nu 'disiplin kurulu' olarak görmez. Irkçı, emek düşmanı söylemler ve eylemler bile politik, ahlaki ve mesleki alanlarda etkisizleştirilir.Üyelerimizin çoğunluğunun blinçlerinde mahkumiyet esas alınır.
2-Şeffaflık, hesap verilebilirlik
Yönetim kurulu kararları internet sitesinden yayınlanacak ve Şube'nin mali raporları Küçük Kurul'a dağıtılacaktır.

ÖRGÜTLENME
1- Şube politakalarının belirlenmesinde ücretli çalışan, işsiz, emekçi, mesleği doğrudan uygulayan ve meslek yaşamındaki sorunlarla yüzyüze gelen mühendislerin görüşleri ve çıkarları temel alınır. Ücretli ve işsiz mühendislerin sorunlarının çözümü için 'Ücretli ve İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Kurultay kararlarının' uygulanması hedeflenmelidir.
2- Üyelerinin cinsel, mezhepsel, etnik kimliklerinden kaynaklı ayrımcılığa karşı üyelerinin yanında mücadele eder.
Kadın mühendislerin özgül sorunlarını değerlendirecek kadın komisyonu oluşturulur ve kadınların oda çalışmalarına katılabilmesi için gereken fiziksel altyapı sağlanır.
3- Engelli üyelerinin çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunları tespit eder ve bu sorunların çözümünde etkin rol alır. Bu üyelerinin çalışma yaşamına katılması için gerekli girişimlerde bulunur.
4- Öğrenci üye çalışmaları:
a- Öğrenci üye yönetmeliğinin anti demokratik ve bürokratik yanlarının değiştirilmesi gerekmektedir. Öğrenci üye yönetmeliği mevcut hiyerarşik yapısından arındırılarak öğrenci üyelerin de katılımıyla daha demokratik bir hale getirilmelidir.
b- Öğrenci üyelere, kendi için İMO binasında bir yer tahsis edilmelidir.
c- İMO-Genç içerisinde faaliyet yürüten öğrenci üye temsilcileri, öğrenci üyelerin özgür iradeleriyle belirlenmeli, yönetim kurulu tarafından onaylanmalıdır. Öğrenci üyelerin çalışmaları üzerinde herhangi bir baskı unsuru oluşturulmamalıdır.
d- Öğrenci üyelerin mesleğe hazırlanmasına yönelik kurs, seminer gibi etkinlikler düzenlenmeli, bu etkinliklerde söz sahibinin öğrenciler olması sağlanmalı, etkinlikler ücretsiz olmalıdır.
5-Temsilcilikler:
a- İş yeri temsilciliği mekanizması yeniden aktif hale getirilmeli, üyelerimizin yoğun olarak çalıştığı kamu/özel işyerlerinde düzenlenecek toplantılarla üyelere ulaşılmalıdır.
b- İş yeri temsilcilikleri çalışanların ücretleri, özlük hakları, çalışma koşulları, iş güvenliği gibi konularda çalışmalar yapmalı, yaşanan sorunlara odamızla birlikte çözüm aranmalıdır.
6- İl Koordinasyın Kurullarında aktif rol alınır.
7- Komisyonlar:
Komisyon çalışmaları için tüm üyelere duyuru yapılır. Komisyonlar düzenli olarak toplanır. Komisyon başkanı ve yazmanı komisyon toplantısında seçilir. Komisyon yürütmesinde, YK üyesinin dışındaki üyelerin bulunması esastır.. Komisyon çalışmaları düzenli olarak rapor edilir. Bu raporlar internette duyurulur. İki ay içinde toplanmayan komisyon feshedilir. Komisyonların toplanmasından ilgili YK üyesi sorumludur. Öğrenci üyeler de komisyon üyesi olabilir.

Kent Komisyonu

- Kent sorunları ile ilgili çalışmalar yapar, bu konular hakkında mesleki bilgimiz ışığında kamuoyunu bilgilendirici raporlar hazırlar
- Kent sorunları ile ilgili hukuki süreçleri takip eder, gerektiğinde hukuki süreç başlatılması veya mevcut hukuki süreçlere müdahil olunması için çalışmalar yapar.

Kültürel ve Sosyal Etkinlikler Komisyonu

- Üyelerin odayla ve birbirleriyle olan ilişkilerini geliştirilmeyi ve iletişimin güçlendirilmesini hedefler.
- Üyelerimizin katılım sağlayabileceği sosyal-kültürel etkinlikler organize eder.


Örgütlenme Komisyonu

- İnşaat Mühendislerinin ekonomik, demokratik ve özlük hakları mücadelesi için İMO örgütlülüğünü geliştirmeyi hedefler.
- İMO Ankara Şubesine bağlı temsilciliklerin kurumsallaşmasını hayata geçirmek için çalışmalar yapar, yeni temsilcilik oluşumlarının önünü açar.

Yayın Kurulu

- Şubenin hazırladığı her tür yayının (elektronik, internet, bülten...) teknik ve içerik çalışmasını yapar.

Meslek İçi Eğitim Komisyonu

- Üyelerin mesleki bilgi ihtiyaçlarının karşılanması, mesleki deneyimin aktarılması, inşaat mühendisliği alanındaki güncel gelişmelerin ve uygulamaların üyelere aktarılması amacı ile eğitimler düzenler.
- Eğitimleri seminerlerden ibaret olarak görmez. Aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenecek sempozyumları, teknik gezileri, internet üzerinden eğitimi destekler.

Öğrenci Komisyonu

- Öğrenci üyelerin örgütlenmesi için çalışır.
- Öğrenci üyelerin mesleki, akademik ve politik olarak gelişimi için çalışır.
- Öğrenci komisyonunu öğrenci üyeler yönetir.

Su Komisyonu

- Son yıllarda tüm dünyada önemli bir gündem oluşturan suyun ticarileştirilmesi anlayışı reddeder. Ankara Büyükşehir Belediyesinin halk sağlığını hiçe sayarak ürettiği ve dağıttığı suyun kullanılabilirliğini denetlemeye çalışır.Yerel yönetimin bilime aykırı ve gerçek dışı manipülasyonlarına karşı gerçekleri kent halkına anlatmak için her olanağını kullanır.

Kadın Komisyonu

- Kadına yönelik ayrımcılık konusunda farkındalığın arttırılmasını, kadınların bu konudaki yasal hakları ve yasal düzenlemeler hakkında bilinçlendirilmesini, mevcut düzenlemelerle sağlanmış olan hakların uygulanması için gerekli etkinlikleri düzenler.

Yapı Denetim Komisyonu

- Yapı denetimi konusunda üyenin çıkarlarını ve kamu yararını önüne koyarak çalışmalar yapar.

3 Şubat 2010 Çarşamba

İzmir'de Kampanya Kapsamında İmza Toplandı



İvme Dergisi İzmir olarak "Siyasal İktidar Saldırıyor, TMMOB'yi Savunalım" kampanyası kapsamında 23 Ocak'ta DESEM'de yapılan İMO İzmir Şubesi Genel Kurulu'nda imza topladık. Genel kurula katılanlara DDK raporu, kampanya hakkında bilgi verildi. İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nde seçime üç ayrı listenin girmesi bekleniyor.
Aynı gün saat 13.30'da başlayan HKMO İzmir Şubesi'nin Tepekule'deki genel kurulunda da kampanya hakkında bilgilendirme yapıldı ve imza toplandı. HKMO İzmir Şubesi'nde yapılacak seçimlerde de üç liste yarışacak.
İki odada da farklı listeler nedeniyle üyeler seçime odaklanmış olmasına rağmen toplamda 60'tan fazla imza atıldı, yapılan kampanya ile ilgili olumlu geri dönüşler oldu.

23 Ocak 2010 Cumartesi

İvme Genç: Özel Güvenlik Birimleri Güvenliğimizi Tehdit Ediyor




21 Ocak 2010 tarihinde İvme-Genç üyesi bir arkadaşımıza, öğrencisi olduğu YTÜ Yıldız kampüsüne girerken Özel Güvenlik Birimleri (ÖGB) tarafından kimliği sorulmuş, arkadaşımız kimliğinin sorulmasının meşru olmadığını, YTÜ öğrencisi olduğunun bilindiğini ifade ederek kimlik göstermeyeceğini belirtmiştir. Bunun üzerine arkadaşımız ÖGB'ler tarafından yaka paça okuldan atılmaya çalışılmış, ÖGB ofisi önüne zorla götürülerek polis çağırırız şeklinde tehditler edilmiştir. Bu baskı ve tehditlere boyun eğmeyen arkadaşımız zorla bir odaya sokulmak istenmiş, ÖGB'ler tarafından darp edilmiştir. Çevreden durumu gören öğrenciler de duruma müdahale etmiş tepkilerini ortaya koymuşlardır.

İvme-Genç üyesi arkadaşımız odaya sokulunca ÖGB'ler tarafından “kafanı kırarım, seni gebertirim, sen kim oluyorsun” denilerek tehditlere devam edilmiştir. Odadan direnerek çıkan arkadaşımız ÖGB ve amirlerinden şikâyetçi olarak tutanak tutulmasını istemiştir.

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde EMO-Genç ve MMO Öğrenci Komisyonu masası açtığı için öğrencilere uzaklaştırma cezaları yağdıran Rektörlük, öğrencilere yapılan bu tür baskı ve yıldırma politikalarını arttırarak devam ettirmektedir. Bu keyfi tutum ve dayatmalar karşısında yılmayacağız.



Baskılar Bizi Yıldıramaz

Demokrat Makina Mühendisleri Platformu Deklarasyonu



Demokrat Makina Mühendisleri Platformu olarak
MMO İstanbul Şubesi’nde bu dönem yapılacak olan
seçime katılmıyoruz.
Mevcut listeleri desteklemiyoruz.

*
Mevcut yönetim anlayışı, üyelerin ekonomik-demokratik haklarını koruma mücadelesinden uzaklaşıp hizmet üretimi ve belgelendirme faaliyetine yoğunlaşarak Oda’yı üye tabanından giderek uzaklaşan ticari bir yapıya dönüştürmüştür.

*
Bunun sonucu olarak, üyeler arasında odaya verilen önem giderek azalmış, sahiplenme-aidiyet ilişkisinin yerini, üyelerin iş yapabilmek için almak zorunda oldukları belgeler üzerinden kurulan bir ticaret ilişkisi almıştır. Örgütlülük gerilemektedir, ancak sürekli dile getirilen bu sorunu aşacak çözümler mevcut yönetim anlayışı tarafından yaşama geçirilmemiştir.

*
Mevcut yönetim anlayışı 2008’de başlayan ve mühendisleri de çalışan sınıfın diğer kesimleri gibi olumsuz etkileyen krize karşı mücadelesini basın açıklamaları ile sınırlı tutarak hiçbir mücadele programı ortaya koymamış, hatta işten çıkarılan ya da hak gasplarına uğrayan üyelerine yönelik veri toplama işini bile sürekli ve sağlıklı bir biçimde gerçekleştirmemiştir.

*
Mevcut yönetim anlayışı statükocu yaklaşımını 2008-2010 döneminde de sürdürmüştür.Son söz üyenindir şiarını dillerinden düşürmedikleri halde, 14-15 Kasım 2009’da yapılan TMMOB Ücretli ve İşsiz Mühendisler Kurultayı’nda, kurultayın içini boşaltmak ve karar almasını engellemek için MMO İst. Şb.’nin bir kısım yöneticisinin de içinde bulunduğu statükocu yönetici kesimi ellerinden geleni yapmışlardır. TMMOB üyelerinin kurultayı gerçekleştirme kararlılığı göstermesi karşısında başarısızlığa uğradıklarında ise salonu terk etmiş ve geride kalan Şube çalışanlarına tehditler savurmayı ihmal etmemişlerdir.

*
Mevcut yönetim anlayışı siyasi iktidarın mesleki örgütleri tasfiye etmek ve toplumsal muhalefeti sindirmek amacıyla 22 Mayıs 2008’de yayınladığı Devlet Denetleme Kurulu raporu karşısında hiçbir tepki göstermemiştir. Doğrudan varlığına yönelen bu saldırı karşısında bile üyeleriyle birlikte bir mücadele ortaya koymayı gündemine almamıştır.

*
2010 Şube seçimleri için adaylar belirlenirken, mevcut yönetim anlayışı kendi listesini Danışma Kurulu’nda temel demokratik teamülleri çiğnemekten çekinmeyerek dayatmıştır. Danışma Kurulu’nun 16 aday belirlemesine rağmen, oda kaynaklarını ve personelini bir kez daha kullanarak kendi 14 kişilik aday listesinin çalışmasını yaptırmaktadır.

Mevcut yönetim anlayışının oda çalışmalarını getirdiği bu durumda, yukarıda birkaç alt başlıkla ortaya konan tablonun ancak MMO İstanbul Şubesi üye tabanının çoğunluğunu oluşturan ücretli ve işsiz mühendislerin oda çalışmalarını sahiplenmesi ve oda içinde etkin roller üstlenmeleri ile değişebileceğini düşünmekteyiz. Oysa 2010 seçim tablosu böyle bir değişimin ümidini vermemektedir. Bu nedenle bu seçimdeki hiçbir listeyi desteklemiyoruz.

Demokrat Makina Mühendisleri Platformu olarak bizler; saptadığımız sorunları aşmanın tek yolu olarak gördüğümüz, ücretli ve işsiz mühendislerin tabandan örgütlenmesini sağlama çabası içindeyiz. Bu amaçla oluşturduğumuz çalışma programımızda 2010 yılı Şube seçimleri yer almamaktadır.

Siz değerli meslektaşlarımızın bilgisine sunar ve emekçi mühendislerin haklarını savunacak bir Oda yaratmak için önümüzdeki dönemde de sürdüreceğimiz mücadelemizde sizleri de yanımızda görmek istediğimizi belirtiriz.

Demokrat Makina Mühendisleri Platformu