22 Ağustos 2009 Cumartesi

İvme Genç: Eşit, Parasız, Bilimsel Eğitim İstiyoruz

Bilindiği gibi harçlara % 500’e varan zamların yapılması planlanırken birkaç gün önce yapılan açıklamada harç zammının % 8 olduğu bildirilmiştir.

Şimdi soruyoruz!

1. Araçlarda ÖTV vergisi indirimine giderek zaten parası olan insanları daha ucuz araba sahibi yapan, ayrıca otomobil sektörü patronlarının yüzünü güldüren iktidar, halk çocuklarının pek çok ekonomik sorunu varken (kira, fatura, ulaşım, yiyecek, giyecek, beslenme vb.) ve gerçek kriz biz halk çocuklarını vurmuşken nasıl böyle bir zam yapabilir?
2. Ailelerimizin veya çalışarak okumaya çalışan öğrencilerin maaşlarına % 3 zammı çok gören hükümet nasıl olur da harçlara zam yapabilir?
3. Her 4 gençten 1’i işsiz olmasına karşın bu konu üzerinde çalışmayan hükümet bu gençlerin cebine nasıl elini atabilir?
4. Kriz kapitalizmin kriziyken bunun faturasını halka nasıl mal edebilir?

Bu sorularımızdan önce harçlar üzerinde durmak gerekiyor. Öğrencilerden alınan harç meşru değildir. İşsizliğin had safhada olduğu günümüzde gençlere iyi bir gelecek kurmanın tek yolu olarak üniversiteler gösterilmektedir. Yaratılan bu mecburiyet duygusu üzerinden aileler sömürülmektedir.

Harç ödemeleri, 80’lerin sonunda sembolik olarak –neredeyse bir sigara parası tutarında- çıkarılmış, bugün ise asgari ücreti geçen bir hal almıştır. Harçlar eğitimin ticarileştirilmesinin en önemli araçlarından biridir.

Bugün her yerde mantar gibi biten özel üniversiteler eğitimin nasıl adım adım paralı hale getirildiğinin göstergesidir. YÖK başkanının da dediği gibi tüm üniversiteler yavaş yavaş özelleştirilecektir. “Biz öğrencilere kredi vereceğiz” denerek özelleştirmelere dönük tepkiler azaltılmaya ve halk aldatılmaya çalışılmaktadır. Bugün bile üniversite mezunları iş bulamazken ya da düşük ücretlere çalıştırılırken bu kredinin nasıl ödeneceği belli değildir. Açıkça, parası olmayan üniversiteye gitmesin, halk çocukları okumasın denmektedir.

Eğitim almak her insanın hakkıdır ve bunu devletin ücretsiz ve eşit olarak halka sunma zorunluluğu vardır. Ama egemenler tepkisizliğimize dayanarak bu temel hakkımızı elimizden almaya çalışmaktadır. Her sene harçlara yapılan zamlar da bunun göstergesidir. Bu halk düşmanlığı, bu sömürü zihniyetidir.

Türkiye’de 67 bin okula karşılık 77 bin cami mevcuttur. Bu da işin diğer boyutudur. Halkın dini inançlarını yıllardır sömüren sistem diyanet işlerine eğitime ayırdığından daha fazla bütçe ayırmaktadır.

Biz harçların kalkmasını ve parasız, eşit, bilimsel eğitim almayı istiyoruz. Bunun için mücadelemizi tüm halkımız ile birlikte sürdürmeliyiz.

İVME-Genç

Hiç yorum yok: