İvme Genç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İvme Genç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2010 Pazartesi

TMMOB Genç Üyesi Arkadaşlarımız Serbest Bırakılmalıdır!



TMMOB Genç Üyesi Arkadaşlarımız Serbest Bırakılmalıdır!

24 Mayıs 2009 tarihinde, ikisi Makine Mühendisleri Odası öğrenci üyesi, biri Jeoloji Mühendisleri Odası öğrenci üyesi olan 5 kişi, katıldıkları demokratik eylem ve etkinlikler gerekçe gösterilerek, ODTÜ'de bir JİTEM elemanının öğrenciler tarafından yakalanıp teşhir edilmesinden sonra tutuklanmıştır.

Ankara TMMOB Genç çalışmasında birlikte olduğumuz ODTÜ öğrencisi arkadaşlarımızın ilk duruşması 6 Kasım'da yapılmış, tahliye kararı çıkmamıştır. Tutuklu bulundukları süre içerisinde eğitimlerine devam edemeyen öğrenci arkadaşlarımızın tutukluluk hallerinin devam etmesi tam bir hukuksuzluk örneğidir.

Üniversite gençliğinin haklı talepleri doğrultusunda yaptıkları demokratik eylemleri yasadışı gibi göstermeye çalışarak gerekçelendirilen tutuklamalar bütün öğrencileri ve halkı baskı altına alıp sindirmeye dönüktür. F tipi hücrelerle “içeridekilere” uygulanan tecrit, sessiz kalındıkça “dışarıdakilere” de uygulanmaktadır.
Tepki göstermeyen, sorgulamayan, düşünmeyen, üretmeyen, ülke ve dünya gündemine, halkının sorunlarına, emperyalist-kapitalist sömürüye duyarsız bir toplum ve gençlik yaratma çabasında olanlara cevabımız; tutuklu öğrencileri sahiplenmek ve mücadeleyi büyütmek olacaktır. Tüm öğrenci arkadaşlarımızı, TMMOB ve bağlı odalarını arkadaşlarımızı sahiplenmeye, duruşmaya katılmaya çağırıyoruz.

İvme-Genç

Tarih: 04.02.2010
Yer: Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi
Saat: 09.00

11 Ocak 2010 Pazartesi

Hasan Balıkçı Kütüphanesi'ni Oluşturuyoruz





İvme Dergisi üyesi mühendisler ve mühendislik öğrencileri 3 Ocak Pazar günü Hasan Balıkçı kütüphanesi yapım atölyesi için +İvme Dergisi Ankara Bürosu'nda buluştu. Daha önce tasarımı ve taşıma hesabı yapılan raflar önce boyandı daha sonra duvara halatlar yardımıyla bağlandı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren atölye sonunda İvmeciler, kendi emekleriyle var ettikleri kütüphaneye kavuşmanın sevincini ve Hasan Balıkçı'nın mücadelesinin yaşatılmasına yaptıkları katkının gururunu birlikte yaşadılar. Yavaş yavaş dolmaya başlayan kütüphanemize yapılacak her bağış memnuniyetle karşılanacaktır.

18 Kasım 2009 Çarşamba

Mühendislik ve Mimarlık Öğrencileri Eymir' de Buluştu

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme Dergisi'nin Ankara’da bulunan üniversitelerdeki öğrencilerden oluşan grubu “Ankara İvme Genç” in düzenlediği tanışma etkinlikleri kapsamında Uçurtma Atölyesi ve Eymir Gölü gezisi yapıldı. Birçok mühendis, mimar ve planlamacı adayının biraraya geldiği etkinlikler ODTÜ ve Eymir'de yapıldı.

Hazırlıklarına ve duyurusuna günler öncesinden başlanan etkinlik kapsamında planlanan Uçurtma Atölyesi 5 Kasım Perşembe günü ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Uçurtmaların yapılmasına ertesi gün İvme Genç standında devam edilirken açılan standa öğrencilerin ilgisi yoğundu. Standa gelen öğrencilerle sohbet edildi ve İvme Genç'i anlatan broşürler dağıtıldı.

7 Kasım Cumartesi günü ise İvme Genç tanışma etkinlikleri kapsamında Eymir Gölü gezisi gerçekleştirildi. Sabah saat 10.00’da ODTÜ' de toplanmaya başlayan katılımcılarla birlikte kahvaltı yapıldı. Neşeli ancak kısa bir otobüs yolculuğuyla Eymir' e gidildi.Göle varıldığında yapılan ilk iş atölyede yapılan uçurtmaları gökyüzüne bırakmaktı. Havanın rüzgarsız olması uçurtmaların gökyüzünde süzülmesini engellese de birlikte eğlenmenin getirdiği heyecan azalmadı.

Artı İvme Dergisi'nin ve İvme Genç’in yeni gelen öğrencilere anlatılmasının ardından sandallara binilerek Eymir’in doğal güzellikleri hep birlikte seyredildi. Sandala binmeyip kıyıda oturmayı tercih edenler ise çeşitli oyunlarla zaman geçirdiler. Balık ekmeklerin esprili sohbetlerle birlikte yenilmesinin ardından saz ve gitar eşliğinde çekilen halaylar ilk kez tanışan öğrencilerin coşkularını daha da arttırdı. Tiyatro gösterisi için sahne hazırlandıktan sonra Halkın Takımı Tiyatro Grubu’nun hazırlamış olduğu “Lord Otomobil Fabrikası’nda Grev” isimli oyun etkinlik katılımcılarının yanı sıra Eymir’e hafta sonu gezintisi için gelen diğer insanlarında ilgisini çekti. Neşeyle izlenen tiyatro oyunun ardından;hep bir ağızdan söylenen şarkılarla etkinlik sona erdi.

Etkinliğe 45 kişi katıldı.

6 Kasım 2009 Cuma

İvme Genç Tanışma Etkinlikleri

İvme Genç' in düzenleyeceği etkinlikler kapsamında Uçurtma Atölyesi ve Eymir Gölü Gezisi yapılacaktır.

Uçurtma Atölyesi;

Tarih:5 Kasım 2009 Perşembe

Saat: 17.30

Yer: ODTÜ Mimarlık Kantini

Eymir Gölü Gezisi;

Tarih: 7 Kasım 2009 Cumartesi

Saat: 11.00

Yer. ODTÜ Sunshine

29 Ekim 2009 Perşembe

İvme Genç: Öğrenci Üyeler TMMOB'de Demokrasi İstiyor

TMMOB ve bağlı Odalar etkin yönetim anlayışının, öğrenci üyelerin bağımsız bir düşünce ve eylemlilikleri olmasına tahammül gösteremediği uzun zamandır biliniyor. Özellikle bir “TMMOB politikası” haline getirilmeye çalışılan Yetkin Mühendislik konusunda, öğrencilerin yaşamlarını, geleceklerini doğrudan etkileyecek bu düzenlemeye karşı çıkmaları, bu yönetim anlayışının şimşeklerini çekmelerine yeterli oldu. Yetkin mühendisliğe muhalefet eden, uyarıldıkları azarlandıkları halde, muhalefet etmekte de ısrar eden birçok öğrenci komisyonu tasfiye edildi veya işlevsizleştirildi. TMMOB Öğrenci Kurultayı çeşitli gerekçelerle yaptırılmadı, Oda Öğrenci Kurultayları ise müdahalelere uğradı. Yetkin mühendislikten söz eden yazılar sansürlendi. Genel Kurullar’da ise TMMOB’nin demokratik gelenekleri tüzük ve yönetmeliklere hapsedilerek, öğrencilerin söz hakkı kullandırılmadı.

Ne var ki öğrencilere dönük baskılar bununla da sınırlı kalmadı. İnşaat Mühendisleri Odası’nda 14 Mart 2009 tarihinde yapılan 2. Öğrenci Üye Kurultayı'nda öğrenciler bildiri dağıttıkları için yöneticilerin hakaret ve küfürlerine, tekmeli tokatlı saldırılarına maruz kaldılar . Bu saldırı 4 Nisan 2009’da yapılan TMMOB Danışma Kurulu'nda öğrenciler tarafından DK üyelerine anlatıldı. Ancak ne TMMOB yönetimi ne de Oda yönetimleri, bu saldırı karşısında herhangi bir tepki vermediler. Hiçbirisinin ağzını bıçak açmadı; bırakın kınamayı, “Nedir bu olay” diye bir açıklama soran bile olmadı.

Bu tepkisizlikten aldıkları güçle İMO yöneticileri devrimci öğrencilere küfür ve hakaretlerini sürdürdüler. Bu tavır nedeniyle 3 Haziran İMO Küçük Kurulu’nda kavga çıktı, ardından İMO yönetiminin öğrenci ve devrimcileri Küçük Kurul’dan atmak için gizli örgütlediği 11 Haziran tarihli Kurul’da, TMMOB tarihinde bir ilk diyebileceğimiz çirkin olaylar yaşandı. İMO yöneticileri, TMMOB Başkanı ve bazı Oda başkanlarının gözleri önünde, dışarıdan getirttikleri, mühendis olmayan ve kimilerinin elinde bıçak olan bir güruhu öğrencilerin üzerine saldırttı. Ardından Oda polis kordonuna alınarak öğrencilerin içeri girmesi engellendi. Bu duruma seyirci kalmakta sakınca görmeyen Oda yönetimi, içeride “gönül rahatlığıyla” toplantısını yaparak devrimcileri Küçük Kurul’dan atma kararını “demokratik bir biçimde” aldı.

TMMOB ve Oda yönetimlerinin bu olaylar yaşanırken yaptıkları ve yapmadıkları, İMO yönetimini daha da pervasızlaştırdı. İMO yöneticileri öğrencilere dönük baskılarına yenilerini ekleyerek YÖK’ün üniversite öğrencilerine açtığı soruşturmaların benzerlerini öğrencilere açtı. Ancak öğrencilerin cevabını dahi beklemeden İMO'lu Mustafa Gezegen, Murat Kılınç, Mustafa Kızıl ve Barış Önal adlı arkadaşlarımız öğrenci üyelikten çıkartılarak cezalandırıldı.

Genç-İMO'da yaşananlara benzer bir süreç yakın zamanda EMO-Genç’te de (Elektrik Mühendisleri Odası Öğrenci Komisyonu) yaşanmaya başlanmıştır. Bu yıl 1.si düzenlenen EMO-Genç Yaz Eğitim Kampı’nın ardından, ilk yönetim kurulu toplantısında İzmir EMO-Genç Yürütme Kurulu feshedimiştir. Ardından EMO İzmir Şubesi Danışma Kurulu'na katılmak demokratik hakları olduğu halde EMO-Genç üyesi arkadaşlarımız, yönetmelikler gerekçe gösterilerek önce danışma kurulundan, sonra da Oda’da toplantının yapıldığı kattan zorla çıkartılmışlardır.

Ardından Şube yönetimi kampa katılan bazı öğrencilere soruşturma açmıştır. Öğrenci kampında yaşananlardan kaynaklı olarak arkadaşlarımızdan savunmaları istenmiştir. Bu soruşturma da İMO’da olduğu gibi gelişigüzel, yalnızca cezalandırmak mantığıyla açıldığı için, savunması istenen öğrencilerden biri kampta olmadığı sırada yaşananlardan ötürü sorgulanmaktadır.

Son dönemde öğrenci üyelerin yaşadığı bütün baskıların ardında, etkin yönetim anlayışının, farklı fikirlerden korkan, statükocu tavrının yattığı gayet açıktır. Ancak öğrenciler bu baskılar karşısında fikirlerini savunmaktan vazgeçmeyecekler, TMMOB’nin demokratik geleneklerine sahip çıkmaya devam edeceklerdir.


İvme-Genç

28 Eylül 2009 Pazartesi

İvme Genç: Eşit, Parasız, Bilimsel Eğitim İstiyoruz

Bilindiği gibi harçlara % 500’e varan zamların yapılması planlanırken birkaç gün önce yapılan açıklamada harç zammının % 8 olduğu bildirilmiştir.

Şimdi soruyoruz!

1. Araçlarda ÖTV vergisi indirimine giderek zaten parası olan insanları daha ucuz araba sahibi yapan, ayrıca otomobil sektörü patronlarının yüzünü güldüren iktidar, halk çocuklarının pek çok ekonomik sorunu varken (kira, fatura, ulaşım, yiyecek, giyecek, beslenme vb.) ve gerçek kriz biz halk çocuklarını vurmuşken nasıl böyle bir zam yapabilir?
2. Ailelerimizin veya çalışarak okumaya çalışan öğrencilerin maaşlarına % 3 zammı çok gören hükümet nasıl olur da harçlara zam yapabilir?
3. Her 4 gençten 1’i işsiz olmasına karşın bu konu üzerinde çalışmayan hükümet bu gençlerin cebine nasıl elini atabilir?
4. Kriz kapitalizmin kriziyken bunun faturasını halka nasıl mal edebilir?

Bu sorularımızdan önce harçlar üzerinde durmak gerekiyor. Öğrencilerden alınan harç meşru değildir. İşsizliğin had safhada olduğu günümüzde gençlere iyi bir gelecek kurmanın tek yolu olarak üniversiteler gösterilmektedir. Yaratılan bu mecburiyet duygusu üzerinden aileler sömürülmektedir.

Harç ödemeleri, 80’lerin sonunda sembolik olarak –neredeyse bir sigara parası tutarında- çıkarılmış, bugün ise asgari ücreti geçen bir hal almıştır. Harçlar eğitimin ticarileştirilmesinin en önemli araçlarından biridir.

Bugün her yerde mantar gibi biten özel üniversiteler eğitimin nasıl adım adım paralı hale getirildiğinin göstergesidir. YÖK başkanının da dediği gibi tüm üniversiteler yavaş yavaş özelleştirilecektir. “Biz öğrencilere kredi vereceğiz” denerek özelleştirmelere dönük tepkiler azaltılmaya ve halk aldatılmaya çalışılmaktadır. Bugün bile üniversite mezunları iş bulamazken ya da düşük ücretlere çalıştırılırken bu kredinin nasıl ödeneceği belli değildir. Açıkça, parası olmayan üniversiteye gitmesin, halk çocukları okumasın denmektedir.

Eğitim almak her insanın hakkıdır ve bunu devletin ücretsiz ve eşit olarak halka sunma zorunluluğu vardır. Ama egemenler tepkisizliğimize dayanarak bu temel hakkımızı elimizden almaya çalışmaktadır. Her sene harçlara yapılan zamlar da bunun göstergesidir. Bu halk düşmanlığı, bu sömürü zihniyetidir.

Türkiye’de 67 bin okula karşılık 77 bin cami mevcuttur. Bu da işin diğer boyutudur. Halkın dini inançlarını yıllardır sömüren sistem diyanet işlerine eğitime ayırdığından daha fazla bütçe ayırmaktadır.

Biz harçların kalkmasını ve parasız, eşit, bilimsel eğitim almayı istiyoruz. Bunun için mücadelemizi tüm halkımız ile birlikte sürdürmeliyiz.

İVME-Genç

22 Ağustos 2009 Cumartesi

İvme Genç: Eşit, Parasız, Bilimsel Eğitim İstiyoruz

Bilindiği gibi harçlara % 500’e varan zamların yapılması planlanırken birkaç gün önce yapılan açıklamada harç zammının % 8 olduğu bildirilmiştir.

Şimdi soruyoruz!

1. Araçlarda ÖTV vergisi indirimine giderek zaten parası olan insanları daha ucuz araba sahibi yapan, ayrıca otomobil sektörü patronlarının yüzünü güldüren iktidar, halk çocuklarının pek çok ekonomik sorunu varken (kira, fatura, ulaşım, yiyecek, giyecek, beslenme vb.) ve gerçek kriz biz halk çocuklarını vurmuşken nasıl böyle bir zam yapabilir?
2. Ailelerimizin veya çalışarak okumaya çalışan öğrencilerin maaşlarına % 3 zammı çok gören hükümet nasıl olur da harçlara zam yapabilir?
3. Her 4 gençten 1’i işsiz olmasına karşın bu konu üzerinde çalışmayan hükümet bu gençlerin cebine nasıl elini atabilir?
4. Kriz kapitalizmin kriziyken bunun faturasını halka nasıl mal edebilir?

Bu sorularımızdan önce harçlar üzerinde durmak gerekiyor. Öğrencilerden alınan harç meşru değildir. İşsizliğin had safhada olduğu günümüzde gençlere iyi bir gelecek kurmanın tek yolu olarak üniversiteler gösterilmektedir. Yaratılan bu mecburiyet duygusu üzerinden aileler sömürülmektedir.

Harç ödemeleri, 80’lerin sonunda sembolik olarak –neredeyse bir sigara parası tutarında- çıkarılmış, bugün ise asgari ücreti geçen bir hal almıştır. Harçlar eğitimin ticarileştirilmesinin en önemli araçlarından biridir.

Bugün her yerde mantar gibi biten özel üniversiteler eğitimin nasıl adım adım paralı hale getirildiğinin göstergesidir. YÖK başkanının da dediği gibi tüm üniversiteler yavaş yavaş özelleştirilecektir. “Biz öğrencilere kredi vereceğiz” denerek özelleştirmelere dönük tepkiler azaltılmaya ve halk aldatılmaya çalışılmaktadır. Bugün bile üniversite mezunları iş bulamazken ya da düşük ücretlere çalıştırılırken bu kredinin nasıl ödeneceği belli değildir. Açıkça, parası olmayan üniversiteye gitmesin, halk çocukları okumasın denmektedir.

Eğitim almak her insanın hakkıdır ve bunu devletin ücretsiz ve eşit olarak halka sunma zorunluluğu vardır. Ama egemenler tepkisizliğimize dayanarak bu temel hakkımızı elimizden almaya çalışmaktadır. Her sene harçlara yapılan zamlar da bunun göstergesidir. Bu halk düşmanlığı, bu sömürü zihniyetidir.

Türkiye’de 67 bin okula karşılık 77 bin cami mevcuttur. Bu da işin diğer boyutudur. Halkın dini inançlarını yıllardır sömüren sistem diyanet işlerine eğitime ayırdığından daha fazla bütçe ayırmaktadır.

Biz harçların kalkmasını ve parasız, eşit, bilimsel eğitim almayı istiyoruz. Bunun için mücadelemizi tüm halkımız ile birlikte sürdürmeliyiz.

İVME-Genç