14 Eylül 2009 Pazartesi

Engin Çeber'in Mahkemesi Görüldü

Engin İçin Adalet Arayışı Sürüyor...

Yürüyüş dergisi dağıtırken polis kurşunuyla sakat bırakılmıştı Ferhat Gerçek ve Engin Çeber, Ferhat için adalet mücadelesi sürdürürken gözaltına alınmış ve İstinye Muhsin Bodur Polis Karakolu'nda, Metris Hapishanesi'nde gördüğü işkenceler sonucu hayatını kaybetmişti.

Engin Çeber'in mahkemesi 22 Temmuz 2009, Çarşamba günü devam etti. Sabah saat 10.00'da Bakırköy Adliyesi önünde toplanan Halk Cepheliler "Adalet İstiyoruz", "Halkız Haklıyız Kazanacağız", "İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek", "İşkence Yapmak Şerefsizliktir", "Güler Zere Serbest Bırakılsın", "Ferhat'ı Vuranlar Engin'i Katledenler Cezalandırılsın" sloganları attılar.

Ardından Halk Cephesi imzalı açıklamayı Cavit Akbuğa okudu. Açıklamada baskılara, insanlık dışı yaptırımlara boyun eğmeyenlerin; vatanının bağımsızlığı, halkının özgürlüğü için sömürüye ve zulme karşı mücadele edenlerin kurşunlandığına vurgu yapılarak, AKP iktidarının iki yüzlü, işkenceci, katliamcı yüzü teşhir edildi. "Biz özür değil, merhamet değil adalet istiyoruz. İşbirlikçi AKP iktidarının kendi yasalarını uygulamasını, Güler Zere'nin derhal serbest bırakılmasını, Ferhat'ı vuranların, Engin'i katledenlerin cezalandırılmasını istiyoruz." dendi. Açıklamaya 130 kişi katıldı.

Duruşmada Engin'le aynı koğuşta kalan adli tutuklular Murat Gevrek, Gıyasettin Şahinoğlu, Ahmet Aksu, Adem Halil, Rasim İltaş tanık olarak dinlendiler.

Murat Gevrek,

"Polis askere teslim ederken; bunlar terörist, bunlar dağda adam öldürüyorlar" demiş. Askerler de dövmüş. Karantinada da dövmüşler. Koğuşa geldiğinde mosmordu ve üstü sırılsıklamdı. Engin bize neden ayakta sayım vermediğini anlattı. Biz başlarda ona hasta gözüyle bakıyorduk. Hatta gardiyanlara da söylüyorduk, bu çocuk hasta, o yüzden ayakta sayım vermiyor dedik. Daha sonra Engin bizi uyardı. Hasta muamelesi yaparak onurunu incittiğimizi, kendisinin bir amaç uğruna burada olduğunu ve siyasi tutsak olduğu için ayakta sayım vermediğini söyledi. Engin"in hastaneye kaldırıldığı günün sabahı on on beş gardiyan koğuşa girdiler. Biz yukarı çıktık. Engini aşağıda komposto ettiler. Aşağıdan patırtı kütürtü geliyordu. Aşağı indiğimizde Engin baygın halde yerde yatıyordu. Biz Engin'e doğru yönelmiştik. Baş gardiyan çıkarken birisi "ayakta sayım vermezseniz siz de bu şekilde cezalandırılacaksınız dedi."

şeklinde konuştu.

Murat Gevrek ayrıca Engin'in kafasına ve ense köküne vuran tutuklu baş gardiyanı da teşhis etti. İşkencecilerin avukatları Murat Gevrek'in daha önceki ifadelerinde işkence yapanların içinde baş gardiyanı söylemediğini ve bu durumun çelişkili olduğunu söylediler. Bunun üzerine Murat Gevrek, "Sonuçta ben de tutukluyum ve can güvenliğim gereği söylemek istemedim ama daha sonra vicdanım elvermedi. Sonuçta o da bir can." dedi.

Tanıklık yapanlardan Ahmet Aksu, Engin'in savcılığa gönderilmek üzere yazdığı ve yaşadığı işkenceleri anlattığı mektubunu güvenlik gereği ayakkabısında sakladığını ve daha sonra savcılığa verdiğini söyledi. Müdahil avukatlardan Taylan Tanay'ın, "Mektubu neden ayakkabınızda sakladınız?" sorusu üzerine Ahmet Aksu, "Güvenlik gereği. Başka nereye koyacaktım, her yeri didik didik arıyorlar." dedi.

İfade veren diğer adli tutuklular da Engin'in koğuşa geldiğinde mosmor ve kafasında yarıklar olduğunu, yemek yiyemediğini, sürekli kustuğunu ve hastaneye kaldırıldığı sabah da dövüldükten sonra baş gardiyanın, "Ayakta sayım vermezseniz siz de bu şekilde cezalandırılacaksınız." dediğini söylediler.

Duruşmada tanık olarak dinlenenlerden birisi de avukat Ömer Kavilli'ydi. Ömer Kavilli, "O gün İstanbul Barosu'ndan arandım ve polis merkezine gitmem istendi. Karakola gittiğimde İstanbul Barosu'ndan geldiğimi söylememe rağmen dışarıdaki nöbetçiye kadar büyük bir öfkeyle karşılandım. "Kim o, niye gelmiş?" şeklinde azarlandım. İçeri girdiğimde sağda, zeminde 35 yaşlarında bir bayan yatıyordu, kendinde değildi. Ayrıca 25 yaşlarında bir genç kollarından ve bacaklarından tutulmuş dövülüyordu. Nezarettekilerle görüşmek isteyince de azarlandım. Nezarettekiler slogan atıyorlardı. Engin'in kafası kızarıktı ve konuşurken tutuluyordu." dedi.

Daha sonra ara kararlar açıklanarak mahkeme 5 Ekim 2009 tarihine ertelendi.

Duruşmanın ardından av. Taylan Tanay basına açıklama yaptı. Tanay; işkence suçundan yargılananların yasa gereği özel güvenlikli hapishanelerde tutulması gerektiğini ancak söz konusu sanıkların Paşakapısı Cezaevi'nde tutulduğunu, mahkemenin bu konuyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe yazma kararı aldığını söyledi. Tanay, ayrıca Erol Zavarlar'ın, Güler Zereler'in ölmemesi için bugün saat 13.30'da ÇHD(Çağdaş Hukukçular Derneği) olarak Adli Tıp önünde yapacakları basın açıklamasına çağrı yaptı.

Hiç yorum yok: