İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2010 Salı

EMO İstanbul Şube'de 37. Genel Kurul Gerçekleştirildi



EMO İSTANBUL ŞUBE'DE 37.GENEL KURUL GERÇEKLEŞTİRİLDİ


EMO
İstanbul Şube'de 37. Genel Kurul ve yönetim kurulu seçimleri 20 – 21
Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi.


Katılımı
Düşük Genel Kurul


20
Şubat Cumartesi günü PERPA Ticaret Merkezi'nde gerçekleştirilen genel
kurula katılım ve ilgi beklenenin altındaydı. Ankara'da TEKEL işçileri
için yapılan eylemle aynı güne denk gelen 37. Genel Kurul'a 126 delege
kayıt yaptırdı.


EMO
İstanbul Şubesi 36.Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Karaçay'ın açılış
konuşmasıyla başlayan genel kurulda, divan seçimlerinin yapılması ve
misafir konuşmacıların konuşmalarının akabinde Faaliyet raporu ve Mali
raporlar sunuldu. Mali raporun sunumunun ardından kurulun oturumuna ara
verildi.


Meslekte
Birlik
Provakasyonları


37.
Genel Kurul'un öğleden sonra yapılan oturumu, ağırlıklı olarak faaliyet
raporu üzerine yapılan “konuşmalar” bölümüyle geçti. Katılımcıların söz
alarak odayı değerlendirdikleri bu bölümde yirmiyi aşkın konuşmacı söz
aldı. AKP yandaşı “meslekte birlik” grubunun gelenekselleşen provokatif
konuşmalarına ve demokrat mühendislerin bu konuşmalara verdikleri
yanıtların yer aldığı bu bölümün ardından yapılan oylamada 36. Dönem
Yönetim Kurulu oy birliği ile aklandı. 36. Dönem Yönetim Kurulu adına
teşekkür konuşmasının Erhan Karaçay tarafından yapılmasının ardından,
dilek ve temenniler okundu ve 37.Genel kurul sonlandı.


“Kararsız”
Genel Kurul


Genel
Kurulun öğleden sonra yapılan oturumunun en önemli tartışması ise genel
kurula sunulan önergeler üzerineydi. EMO İstanbul Şube Ücretli Çalışan
ve İşsiz Mühendisler
Komisyonu'ndan genel kurula karara bağlanmak üzere
taşınan önergeler, odalardaki etkin yönetim anlayışı tarafından “önerge
komisyonlarının kurulmamış olması” bahanesiyle engellenmeye çalışıldı.
Usule dair yapılan tartışmaların ardından, yönetmelikler gereği, 36.
Dönem faaliyet raporuyla ilgili olan önergelerin divan tarafından
oylamaya sunulması, faaliyet raporu ile ilgili olmayan önergelerin ise
“dilek ve temenniler” bölümüne aktarılması konusunda görüş birliğine
varıldı. Ancak, bu görüş birliği de genel kurulun sonlarına doğru
“zamanın yetmemesi” bahanesiyle yok sayıldı. Komisyon tarafından genel
kurula getirilmiş olan önergelerin hepsi EMO Merkez Genel Kuruluna
götürülmek üzere “dilek ve temenniler” bölümüne aktarıldı. Böylelikle,
yaklaşık sekiz saat süren 37. Genel Kurul örgütle ilgili tek bir karar
alınmadan bitirilmiş olundu.


Seçimin
Galibi “Mavi Liste”


Elektrik
Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi seçimleri ise 21 Şubat 2010 Pazar
günü Karagözyan İlköğretim Okulu'nda yapıldı. EMO İstanbul Şubesi üyesi
2910 kişinin oy kullandığı seçimleri 1057 oya karşılık 1820 oy ile
seçime “mavi liste” ile katılan Demokrat Mühendisler kazandı.


Seçim
sonucunda 37. Dönem Yönetim Kurulu Asıl Üyeler şu isimlerden oluştu:
Erhan Karaçay, Beyza Metin, Nevzat Çeltek, Uğur Ateş Koç, Tigin Öztürk,
Özkan Karataş, İsa Güngör. Yönetim Kurulu Yedek Üyeler ise şu isimlerden
oluştu: Boran Başak Koç, Nihal Türüt, Mehmet Tirgil, Kazım Topaloğlu,
Özgür Sertaç Günay, Cenk Göçer, Nusret Gerçek.


İvme
Dergisi

8 Şubat 2010 Pazartesi

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri Seçim Çağrısı




HKMO İSTANBUL ŞUBESİ
21. DÖNEM ÇAĞDAŞ-DEMOKRAT HARİTA MÜHENDİSLERİ
YÖNETİM KURULU ADAYLARI

ASIL ADAYLAR
1. Yrd. Doç. Dr. M. Tevfik Özlüdemir
2. Tekin Akçapınar
3. Serap Ata Akkoca
4. Ali Hasan Bakır
5. Alişan Çalcalı
6. Mehmet Uğur Girişken
7. Mehmet Hışır

YEDEK ADAYLAR
1. Engin Kaya
2. Yük. Müh. Deniz Baş
3. Gülten Mete Baş
4. Nihat Öz
5. Prof. Dr. N. Necla Uluğtekin
6. Selahattin Avşar
7. Taylan Öcalan

+
Siz
“Özgürlük, kardeşlik ve dayanışma için biz 14+1'iz”

21. Olağan Genel Kurul
30 Ocak 2010 Cumartesi–Mecidiyeköy Kültür Merkezi, Mecidiyeköy

Seçim
31 Ocak 2010 Pazar–Özel Karagözyan İlköğretim Okulu, Şişli

Değerli Meslektaşımız,

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri olarak bizler bugüne dek hep aydınlanmadan, emekten, barıştan yana olduk. Aklın ve bilimin ışığında çağdaş değerleri savunduk; mesleki politikalarımızın geliştirilmesinde hep toplumun yararını gözettik. 1976 yılındaki kuruluşundan bu yana yönetiminde olduğumuz Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubemizde bu değerlere bağlı kalarak demokratik, katılımcı, saydam ve kolektif üretime dayalı bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürdük.

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri, İstanbul Şubesinin 20'inci Çalışma Döneminde de geçmiş yönetimlerden devraldığı geleneği sürdürdü ve tüm üyeleri kucaklayan ilkeli bir yönetim anlayışıyla, paylaşımla örülü üretken bir dönemi daha geride bıraktı.

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri, aynı çalışma anlayışını 21'inci Çalışma Döneminde de sürdürme kararlılığındadır. Siz üyelerimizi bizlere destek vermeye, 30-31 Ocak 2010 tarihlerinde gerçekleştirilecek Şube Genel Kurulumuza katılarak çağdaş değerlerimize ve yönetim anlayışımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Noktaları Özgürlükle, Çizgileri Kardeşlikle, Alanları Dayanışmayla Buluşturan Haritamızı Beraberce Çizmek İçin Adayız

Bizler; dün olduğu gibi yarın da, geçmişte olduğu gibi gelecekte de;

*
Geçmişten günümüze yarattığımız birikim ve deneyimimizle, saydam ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla, tüm üyeleri kucaklayan tarzımızla çalışmalarımızı yürütmeyi sürdüreceğiz. Bunu yaparken örgütlenme başlığına özel olarak odaklanacağız.

*
Ülkesine ve mesleğine sahip çıkan, toplum yararını gözeten, üyesine değer veren, onların sorunlarına akılcı çözümler geliştirmeye odaklanan anlayışımızı sürdüreceğiz.

*
Üyelerimizin çoğunluğunu ücretli çalışanların oluşturduğu, işsiz meslektaşlarımızın sayısının giderek arttığı günümüz koşullarında üyelerimizin özlük haklarına sahip çıkacak, başta sendikalar olmak üzere üyelerimizin örgütlenme ve hak elde etme mücadelelerine öncülük edeceğiz.

*
İnsan toprak ilişkilerini kuran bir meslek grubu olarak topraklarımızın toplumun gereksinimleri çerçevesinde kullanılması ve bu çerçevede kamu güvencesinin korunması için mesleki ve toplumsal sorumluluklarımızın gereğini yerine getireceğiz.

*
CBS alanında, bilgininin toplumsallaştırılmasını ve planlı olarak kullanılmasını sağlama yönünde bir yasal altlığın hazırlanması sürecine katkı sunacağız.

*
Bilimin ve aklın gereği olarak kurumlardaki haritacılık hizmetlerinin tek bir çatı altında toplanmasına yönelik çabalarımızı sürdüreceğiz.

*
Haksız rekabet ve ihalelerde çok düşük bedellerle iş yüklenilmesine karşı birlikte hareket eden ve dayanışma içerisinde davranan bir sektör yaratma çabalarımızı artıracağız.

*
Teknik altyapı kadastrosunun teknik ve yasal altlığa kavuşturulması, yersel fotogrametri uygulamalarının yaygınlaştırılması, taşınmaz değerleme alanında mesleki bir inisiyatif oluşturulması, batimetrik harita üretiminin yasal altlığa kavuşturulması vb. güncel mesleki gündemler üzerinde çalışma yürüteceğiz.

*
Üniversitelerle Odamız arasındaki ilişkileri daha da güçlendirecek ve yapılacak etkinliklerde üniversitelerimizin yapacakları bilimsel katkıları verimli olarak değerlendireceğiz.

*
Çalışma bölgemizdeki kentlere sahip çıkacağız ve üçüncü köprü, rant eksenli kentsel dönüşüm projeleri, tarım havzalarını ve su kaynaklarını tehdit eden planlama süreçlerine karşı toplum yararı ekseninde mücadele etmeye devam edeceğiz.

*
Demokratik Kitle Örgütleri, Sendikalar, Meslek Kuruluşları ve yerel yönetimlerle var olan ilişkilerin güçlendirilmesi doğrultusundaki çalışmalara devam edecek, TMMOB'nin ve İstanbul İl Koordinasyon Kurulunun gerçekleştireceği etkinliklere aktif destek vereceğiz.

23 Ocak 2010 Cumartesi

Demokrat Makina Mühendisleri Platformu Deklarasyonu



Demokrat Makina Mühendisleri Platformu olarak
MMO İstanbul Şubesi’nde bu dönem yapılacak olan
seçime katılmıyoruz.
Mevcut listeleri desteklemiyoruz.

*
Mevcut yönetim anlayışı, üyelerin ekonomik-demokratik haklarını koruma mücadelesinden uzaklaşıp hizmet üretimi ve belgelendirme faaliyetine yoğunlaşarak Oda’yı üye tabanından giderek uzaklaşan ticari bir yapıya dönüştürmüştür.

*
Bunun sonucu olarak, üyeler arasında odaya verilen önem giderek azalmış, sahiplenme-aidiyet ilişkisinin yerini, üyelerin iş yapabilmek için almak zorunda oldukları belgeler üzerinden kurulan bir ticaret ilişkisi almıştır. Örgütlülük gerilemektedir, ancak sürekli dile getirilen bu sorunu aşacak çözümler mevcut yönetim anlayışı tarafından yaşama geçirilmemiştir.

*
Mevcut yönetim anlayışı 2008’de başlayan ve mühendisleri de çalışan sınıfın diğer kesimleri gibi olumsuz etkileyen krize karşı mücadelesini basın açıklamaları ile sınırlı tutarak hiçbir mücadele programı ortaya koymamış, hatta işten çıkarılan ya da hak gasplarına uğrayan üyelerine yönelik veri toplama işini bile sürekli ve sağlıklı bir biçimde gerçekleştirmemiştir.

*
Mevcut yönetim anlayışı statükocu yaklaşımını 2008-2010 döneminde de sürdürmüştür.Son söz üyenindir şiarını dillerinden düşürmedikleri halde, 14-15 Kasım 2009’da yapılan TMMOB Ücretli ve İşsiz Mühendisler Kurultayı’nda, kurultayın içini boşaltmak ve karar almasını engellemek için MMO İst. Şb.’nin bir kısım yöneticisinin de içinde bulunduğu statükocu yönetici kesimi ellerinden geleni yapmışlardır. TMMOB üyelerinin kurultayı gerçekleştirme kararlılığı göstermesi karşısında başarısızlığa uğradıklarında ise salonu terk etmiş ve geride kalan Şube çalışanlarına tehditler savurmayı ihmal etmemişlerdir.

*
Mevcut yönetim anlayışı siyasi iktidarın mesleki örgütleri tasfiye etmek ve toplumsal muhalefeti sindirmek amacıyla 22 Mayıs 2008’de yayınladığı Devlet Denetleme Kurulu raporu karşısında hiçbir tepki göstermemiştir. Doğrudan varlığına yönelen bu saldırı karşısında bile üyeleriyle birlikte bir mücadele ortaya koymayı gündemine almamıştır.

*
2010 Şube seçimleri için adaylar belirlenirken, mevcut yönetim anlayışı kendi listesini Danışma Kurulu’nda temel demokratik teamülleri çiğnemekten çekinmeyerek dayatmıştır. Danışma Kurulu’nun 16 aday belirlemesine rağmen, oda kaynaklarını ve personelini bir kez daha kullanarak kendi 14 kişilik aday listesinin çalışmasını yaptırmaktadır.

Mevcut yönetim anlayışının oda çalışmalarını getirdiği bu durumda, yukarıda birkaç alt başlıkla ortaya konan tablonun ancak MMO İstanbul Şubesi üye tabanının çoğunluğunu oluşturan ücretli ve işsiz mühendislerin oda çalışmalarını sahiplenmesi ve oda içinde etkin roller üstlenmeleri ile değişebileceğini düşünmekteyiz. Oysa 2010 seçim tablosu böyle bir değişimin ümidini vermemektedir. Bu nedenle bu seçimdeki hiçbir listeyi desteklemiyoruz.

Demokrat Makina Mühendisleri Platformu olarak bizler; saptadığımız sorunları aşmanın tek yolu olarak gördüğümüz, ücretli ve işsiz mühendislerin tabandan örgütlenmesini sağlama çabası içindeyiz. Bu amaçla oluşturduğumuz çalışma programımızda 2010 yılı Şube seçimleri yer almamaktadır.

Siz değerli meslektaşlarımızın bilgisine sunar ve emekçi mühendislerin haklarını savunacak bir Oda yaratmak için önümüzdeki dönemde de sürdüreceğimiz mücadelemizde sizleri de yanımızda görmek istediğimizi belirtiriz.

Demokrat Makina Mühendisleri Platformu

11 Ocak 2010 Pazartesi

Basın Açıklamasına Çağrı: TMMOB'yi Savunalım




Siyasal İktidar Saldırıyor
TMMOB'Yİ SAVUNALIM

28 Eylül 2009 tarihinde Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından, içerisinde TMMOB'nin de bulunduğu Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları ile ilgili bir rapor yayınlanmıştır.

Ekleriyle birlikte 1861 sayfalık bu rapor, meslek örgütlerinin ülke ve dünya gündemi ile ilgili politika üretmelerinin ve anayasal yetkilerinin tehlike olarak görüldüğünü ortaya koymaktadır.

Siyasal iktidar, bu raporla Mesleki Demokratik Kitle Örgütlerimizi tasfiye etmeyi amaçlamakta; sistemin ihtiyaçları ve tekellerin çıkarları doğrultusunda odaları dönüştürmeyi hedeflemektedir.

Siyasal iktidarın TMMOB'ye ve mesleki demokratik kitle örgütlerine yönelik bu saldırısına karşı devrimci demokrat mühendis, mimarlar olarak düzenleyeceğimiz basın açıklamasına tüm halkımız davetlidir.

Yer: Taksim Tramvay Durağı / İstanbul

Tarih: 09 Ocak 2010 Cumartesi

Saat: 13.00
Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

25 Kasım 2009 Çarşamba

İMO İstanbul Şubesi Küçük Kurulu'na Katıldık

İMO İstanbul Şubesi Küçük Kurulu, 17 Kasım Salı günü saat 19.00’da Şube toplantı salonunda gerçekleştirildi. Şube YK Başkanı Cemal Gökçe’nin divan başkanlığını yaptığı İMO YK Başkanı Serdar Harp’ında bulunduğu Küçük Kurul’a yaklaşık 45 kişi katıldı. Şube yönetiminin geçmiş 2 yıllık süreçte yapmış olduğu çalışmaların sunumu ile başlayan Kurul, üyelerinin değerlendirilmesi ile devam etti.

Yönetim yandaşlarının şube faaliyetlerine yönelik hiçbir nesnelliğe dayanmayan övgülerinin ardından Demokrat İnşaat Mühendisleri üyeleri şube çalışmalarına ilişkin eleştirilerini sıraladılar.

200 sayfayı aşan çalışma raporunun içeriğinin boş olduğu; düzenlenen kurslar, seminerler, göstermelik basın açıklamaları ve açılan davalardan oluştuğu; bu kurs ve katılım sayısının başarı addedilerek göz boyanmaya çalışıldığı; nesnel elle tutulur hiçbir çalışmanın yapılmadığı gibi eleştiriler Demokrat İnşaatçılar tarafından yönetime iletildi. Bu konuşmalarda ayrıca, İMO’nun sistemin bürokratik bir kurumuna dönüştürüldüğü, tüm alanlarda olduğu gibi genel kurullarda bile yönetimin hiyerarşik bir sıra ile sınırsız söz hakkı kullanıp üyelerine çok kısıtlı söz hakkı tanıdığı, üyelerin çalışma hayatında karşılaştığı problemler ve çözümü için hemen hiç çalışma yapılmadığı, tersine üyenin önüne yetkin mühendislik gibi yönetmelik ve uygulamalarla yeni engeller çıkarıldığı, örgüt içi demokrasiyi hayata geçirmek yerine statükolarını pekiştirmek için çalışıldığı ifade edildi. Yönetimin üyelerin taleplerini daha net algılayabilmesi için 14-15 Kasım tarihlerinde düzenlenen Ücretli ve İşsiz Mühendisler Kurultayı’ndaki karar önergelerinin incelenmesinin bile yeterli olabileceği de vurgulandı.

Şube YK Başkanı eleştirileri “kendi yönetiminin hiçbir antidemokratik uygulaması olmadığı” şeklinde yanıtlayınca demokratlara şube salonlarında toplantı yeri verilmediği kendisine hatırlatıldı. Bu yanıta karşı kendi demokrasi anlayışını ortaya koyar şekilde; “İMO’da Çağdaş Mühendislerin yönetimi olduğu, kendilerinin dışında hiç kimseye yer vermeyecekleri” söylemi ile bulunulan antidemokratik konum bir kez daha doğrulanmıştır.

Toplantı süresince yapılan haklı eleştirileri hazmetmekte güçlük çeken mevcut yönetim yanlıları Demokrat İnşaat Mühendisleri’nin eleştirilerine karşı kimi zaman hırçınlaşmış, kimi zaman bu hırçınlığı tehditlere kadar vardırabilmiş, provokasyon yaratmaya çalışmıştır. Yaratılmak istenen provokasyonlara gelmeyen Demokratlar sükûnetlerini korumasını bilmişlerdir.

Küçük Kurul’daki çay arasında İMO YK Başkanı’nın İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda özel güvenlik tutarak devrimci demokratları toplantı salonuna almamaya çalışması ile ilgili “daha da kötüsünü de yapabileceklerini” ifade etmesi ise dikkat çekmiştir.

İMO İstanbul Şube Küçük Kurulu’nda dikkat çeken bir başka nokta ise Şube YK Başkanı için tribün tezahüratları yapılmasıdır. Bu durum odalardaki seviyesizliği, çıkar ilişkilerinin vardığı noktayı göstermesi açısından ibret vericidir.

Sonuç olarak son dönemlerde gerek Ankara’da yaşanan olaylar, açılan soruşturmalar gerekse de oda yönetiminde bulundukları süre boyunca odamızı sürüklemiş oldukları çizgi göstermektedir ki etkin yönetim anlayışları kendi düşüncelerini dayatmak için cebir dahil birçok yönteme başvurmaktadır. İMO’yu mekanik bir mesleki çizgiye sürükleyen; demokrasiyi iki yılda bir yapılan seçimlere indirgeyen; birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizması yerine dar grupçu, hizipçi anlayışı egemen kılan; gücünü üyeleri yerine açmış olduğu ücretli kurslara ve odanın tüzel kişiliğine dayandıran; halkın içinde bulunduğu sıkıntılı durumlarda çözüm üretmek ve sürece müdahale etmek yerine göstermelik birkaç basın açıklaması ve dava ile yetinen; AB, ABD, IMF, Dünya Bankası gibi emperyalist odakların hem meslek alanlarımıza hem de ülkemize yönelik dayatmalarına karşı durmak yerine onların GATT - GATS gibi sömürü anlaşmalarının sonucu olan yetkin mühendislik uygulamalarını savunan etkin yönetim anlayışlarının savrulduğu çizginin TMMOB’nin temel ilke ve çalışma anlayışını inkarı noktasına geldiği acı bir gerçektir.

Etkin yönetim anlayışının Ankara ve İstanbul'da düzenlenen Küçük Kurullardaki tavırları, acizliklerini ve güçsüzlüklerini gözler önüne sermiştir.

Her seçim dönemi yaklaşırken geliştirilen “sağcılar yönetimi alabilir” söylentisinin tekrar başlamış olduğu görülmektedir. Amaç oda üyelerinin bu konudaki hassasiyetlerini sömürmektir. Yapılmak istenen, ölümü gösterip sıtmaya razı etmektir. Üyelerine sunduğu ve sunacağı bir şeyi olmayan yönetimlerin bu kadar aciz politikalar üretmeleri normaldir. TMMOB ve İMO’da demokrasi savunanların mücadelesi ve kararlılığı neticesinde, yıkılmaz gibi görünen kalelerin kumdan olduğunun anlaşılması uzun sürmeyecektir. Odaların asli unsuru devrimci, demokrat üyelerdir. Odalar er yada geç ücretli ve işsiz, genç, devrimci, demokrat üyelerin olacaktır.

24 Ekim 2008 Cuma

İvme Açıklama No18: Tülin Aydın Bakır, Anıları Mücadelemizi Aydınlatıyor


Devrimci mühendis Tülin Aydın Bakır, örgütlü mücadeledeki ısrarı, ilkeli kişiliği ile mühendis mimar mücadelesinde bir bayraktır.

Tülin Aydın Bakır, 23 Şubat 1963 tarihinde Kars’ın Sarıkamış ilçesinde dünyaya geldi. Babasının astsubay olması nedeniyle çocukluğu Kars, Diyarbakır, Urfa gibi farklı illerde geçen Tülin, 1974 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti.
4 çocuklu bir ailenin küçük kızı olan Tülin, ilkokulu Urfa’da Cengiz Topel İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi ise İstanbul Fatih Vatan Lisesi’nde okudu. 1984 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Bölümü’ne giren Aydın, 1989 yılında üniversiteden mezun oldu. Mezun olduğu yıl Ali Hasan Bakır’la evlendi. 1998 yılında kızı İdil’i dünyaya getirdi. 23 Ekim 1999 tarihinde yakalandığı amansız kanser hastalığı sonucu aramızdan ayrıldı.
Tülin’in en önemli özelliklerinden biri örgütlü kimliğiydi. Yılgınlığın hat safhada olduğu yıllarda O hep örgütlü yaşamı seçti. Üniversite yıllarında Gençlik örgütlenmesi içerisinde yer aldı. Nisan 87 büyük öğrenci direnişinin de üniversitede örgütleyicilerindendir. Okulu bitirdikten sonra ise EMEKAD (Emekçiler Kültür Araştırma ve Dayanışma Derneği) ve DEMKAD (Devrimci Mücadelede Kadınlar Derneği) içinde faaliyet yürüttü. Kadın örgütlenmesinde kadın komisyonlarının kuruluşundan, sokak eylemlerine kadar bütün eylemlerin içindeydi. Bir devlet kuruluşunda iki yıl memuriyet yaptıktan sonra, mücadelesini Elektrik Mühendisleri Odası’nda devam ettirdi. EMO İstanbul Şubesi 28. Dönem Yönetim Kurulu’nda yazman üye olarak görev aldı. EMO İstanbul Şubesi’nin bugünlere kadar aktarılan mesleki demokratik kitle örgütü çizgisinde çok büyük emekleri vardır. Anadolu yakasındaki TEK’in özelleştirilmesine karşı EMO’da büyük emek harcamış ve bunun sonucunda AKTAŞ’ın uygulamaları durdurulmuştur.
Odada profesyonel olarak da çalışan Tülin hayatı boyunca söylediğini yapan, yaptığını savunan bir kişilikti. İkna kabiliyeti yüksek olan Tülin arkadaşımıza aynı görüşten olmayan diğer insanlar bile saygı duyar, Onun söylediklerini yapardı.
1996’da Tülin’i yakalayan hastalık 1998’in Eylül’ünde tekrar ortaya çıktı. Hastalığı boyunca çevresindekilere hiçbir şey hissettirmeyen, hep gülümseyen, sorun çözücü bir insandı. Mütevazılığı, cana yakınlığı ile çevresindeki herkes tarafından sevilen bir insan olan Tülin Aydın Bakır’ın mücadeleye bağlılığı, hastalığı boyunca da devam etti. Son nefesinde de sevdikleriyle ve düşünceleriyleydi.
Çok sevdiği bir söz vardı Tülin’in: “Uzun yaşam değil kaliteli yaşam amaç olmalıdır.” Gerçekten de çok kısa ama çok kaliteli bir yaşamdı Onunki. Mücadelemize ışık tutan arkadaşımız Kadriye Tülin Aydın Bakır’ı, ölümünün 9. yıl dönümünde bir kez daha anıyor, anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+ İVME