11 Ocak 2010 Pazartesi

Tekel İşçileri: "Ölmek Var, Dönmek Yok"



Özelleştirme sebebiyle 1 Şubat 2010'da işsiz kalacak 12 bin Tekel işçisi, AKP hükümetinin kendilerine dayattığı 4/C kölelik statüsüne karşı direnişlerine devam etmektedir.

Bilindiği gibi Tekel'de ilk özelleştirme 2003 yılında Alkollü İçkiler biriminde yapılmış, ihale Nurol-Özaaltın-Tütsab-Limak ortak girişim grubuna 292 milyon dolara peşkeş çekilmiştir. Adı geçen grup sonradan konsorsiyum kurarak şirketi MEY A.Ş.'ye devretmiştir. Tekelin sigara birimi ise 2003 ve 2005 yıllarında olmak üzere iki kere özelleştirilmeye çalışılmış, gerek tekliflerin yetersizliği gerekse de teklif, alamama yüzünden ihale sonuçlandırılmamıştır. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 22 Şubat 2008 yılında yapılan 3. özelleştirme girişiminde 1 700 000 000 (bir milyar yedi yüz milyon) dolarla en yüksek teklifi veren BAT firması ihaleyi kazanmış, karar 24 Nisan 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak onaylanmış ve Tekel tamamen özelleştirilmiştir.

Bu sürecin başlangıcında 30124 olan işçi sayısı günümüze gelindiğinde 12 binlere gerilemiştir. 2003 yılından beri işleyen bu özelleştirme sürecini görmezden gelen, başını kuma gömen sendikalar ise iş işten geçmek üzereyken ve işçilerinin zoruyla tepki örgütlemeye çalışmaktadır. Öyle ki, bir yandan Tek Gıda-İş Genel Sekreteri Mecit AmaçTEKEL işçisi birliğini ve bütünlüğünü sağladı, özelleştirmeye karşı aynı inanç ve kararlılıkla mücadeleyi sürdürecek. Biz 'sonuç alana kadar kalacağız' demedik. Eksi 15 derecede 6 bin insanı telef etmeye hakkımız yok. Geliş nedenimiz ÖİB önünde sonuç açıklanınca tepkimizi koyup dönmekti. İnsanların sağlıklarını bozmaya kimsenin hakkı yok. İnsanların sağlığını bozmaması, çocuklarına kavuşması bizim görevimiz'' diyerek, bir yandan da Tek Gıda-İş Genel Başkanı Türkel, Başbakan Erdoğan'a "Siz bu ülkede yönetme erkine sahipsiniz. Kurt kuzuyu kaparsa bunun vebali omuzlarınızdadır. Çünkü siz halifesiniz, siz yöneticisiniz. Şimdi onbinlerce TEKEL işçisinin vebali, çocuklarının geleceği sizin iki dudağınızın arasında. İktidar partisi olarak sizden rica ediyoruz. Hırsla kalkmak, zalim olmak size yakışmaz. Biz sizin Allah korkusu içinde yaşadığınızı biliyoruz. Ve sizden bir kez daha rica ediyoruz. Bizi bu karda kışta bugün, yarın, öbür gün, daha sonraki gün ölümüz çıkana kadar burada bekletmeyin. TEKEL işçisi hep yasalardan yana saygılı olmuştur.” diyerek sendikal mücadele anlayışlarının ne olduğunu göstermişlerdir.

Kötü hava koşullarına, işçilerin kararlılığı ve baskısıyla harekete geçmek zorunda kalan bir sendikaya, polisin vahşice saldırılarına, açlığa, yokluğa, barınaksızlığa ve hatta direniş sürecinde yaşanan ölüme rağmen 15 Aralık'ta değişik illerden Ankara'ya gelen Tekel işçileri ise, mücadelede kararlı olduklarını açlık grevi başlatarak, tüm Tekel işçilerinin katılımını sağlayarak ve sonuç alıncaya kadar Ankara'da kalma kararı alarak göstermiştir.

Biz İvme Dergisi olarak buradan Tekel işçilerinin özlük haklarının korunması ve kamusal alanda istihdam edilmeleri talebinin sonuna kadar destekçisi olacağımızı ilan ediyor, mesleki demokratik kitle örgütü olan TMMOB'yi bu süreçte işçilerin mücadelesine aktif destek veren bir konumda görmek istiyoruz.

TEKEL İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR”

Hiç yorum yok: