Tekel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tekel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2010 Salı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü : Direnişte Kadın Olmak Söyleşisi



8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü : Direnişte Kadın Olmak Söyleşisi



Katılımcı: TEKEL İşçisi Filiz Yavuz


Tek Gıda-İş 8 No'lu Şube Temsilcisi



Tarih: 3 Mart 2010


Saat: 19.00- 22.00


Yer: TMMOB Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi


Konferans Salonu


Taksim-İSTANBUL

8 Şubat 2010 Pazartesi

Ankara Demokrat İnşaat Mühendisleri Çalışma Programı




TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi
19. Dönem Çalışma Programı (2010-2012)

Demokrat Mühendisler Platformu


Merhaba!

Bilimin ve teknolojinin sıradan insanı büyülerken bu teknolojik ilerlemenin dünya yoksullarını ezip yok ettiği, yoksul çoğunluğu işe yaramaz insan artıkları durumuna soktuğu, ideolojik yeniden üretim araçlarının çoğalıp çeşitlenerek hayatın her alanını kapsadığı bir dünyada yaşıyoruz.

Teknik bilimin her zamankinden daha çok kar etmenin aracına dönüşerek denetimden çıktığı, genel anlamda bilimin olması gereken zeminden kayarak yozlaştığı, bilim insanının holdinglere danışmanlık yaptığı, ticaretle uğraştığı, bilimin mal alıp satmanın, kar etmenin, insanların kafasını karıştırmanın aracına dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.

Merkezine insanı koymayan, tek amacın kar etmek olduğu, herşeyin metalaşıp pazara sürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz.

Doğayı ve insanı tüketerek dönüşü zor olan bir noktaya taşıyan ve insana özgü bütün değerleri çürüterek sosyal hayatı yaşanmaz hale getiren, insanlara da bunun kalkınma olduğu saçmalığını, medyası ve bütün kurumları ile gece gündüz anlatan evrensel bir dünya sisteminde yaşıyoruz.

Bugün insanlık, doğanın ve insanın sürekli sömürüldüğü, ekolojik yıkımın her geçen gün biraz daha derinleştiği, kapitalist bir dünyaya mahkum olmuş durumdadır.

İşte böylesi bir dünya gerçekliğini anlayarak-kavrayarak insanlık aleminin birer neferleri olarak bu gerçekliği değiştirme çabasına katkıda bulunmak istiyouz.

Demokrasinin, insan haklarının mayalanmadığı, insanların yurttaşlık bilincinden farklı bir anlamda sığınmacı bilinciyle yaşadığı bu coğrafyada, deryada zerre misali de olsa kendi meslek örgütümüzde bu gerçekliği değiştirmeye kafa yormak istiyoruz.

Ve bunun için aşağıdaki çalışma programımızı samimiyetle sizlerin değerlendirmelerinize sunuyoruz.

Gücünü üyelerinden alan, birlikte düşünen, birlikte üreten, demokratik, şeffaf, katılımcı emekten ve halktan yana bir İMO Ankara Şubesi yaratma mücadelesinde, İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyeliğine Demokrat Mühendisler Platformu olarak aday oluyoruz.

Kapitalizmin yapısal sorunu olan ekonomik krizin bedelinin, ücretli çalışan mühendislerin de bir parçası olduğu, emeğiyle geçinen tüm kesimlere ödetildiği bir dönemden geçiyoruz. Özel sektörde ve kamuda çalışan meslektaşlarımız bir taraftan geçim sıkıntısı çekerken, diğer taraftan esnek çalışma saatleri, sigortalarının asgari ücretten yatırılması, sigortasız çalıştırılma, yıllık izinlerinin kullandırılmaması, ücret kesintileri, işten atmalar, işsizlik ve benzeri hak gaspları ile karşı karşıyadır.
Ücretli ve işsiz mühendisler odamıza kayıtlı üyelerin çoğunluğunu oluşturmaktadır. Ancak, bugün İMO Ankara Şubesi'ndeki mevcut yönetim anlayışı odanın esas tabanını oluşturan bu kesimlerden kopmuş, üye tabanının çıkarlarını sisteme karşı korumaktan uzaklaşmıştır. Ücretli ve işsiz mühendislerin yönetimdeki temsil oranının sınırlı olması bir yana, bu grubun oda etkinliklerine katılmasına da olanak tanınmamaktadır.
Mesleki demokratik kitle örgütü olma geleneğinin vazgeçilmez koşulu olan 'örgüt içi demokratik işlerlik' mevcut statükocu yönetim tarafından rafa kaldırılmıştır. Bu yönetim, demokrat, ilerici üyelerinin, 'ülke ve üye sorunlarının tartışıldığı, şube çalışmalarının değerlendirildiği demokratik kurullara' girmelerini engellemiş, öğrenci üyelerini sorgusuz sualsiz üyelikten atmış, üyelerine meslekten men cezaları yağdırmakta bir sakınca görmemiştir. Kendi politikalarına tabi olmayan üye ya da oda çalışanı herkesi dışlayarak demokrasinin ilk ve olmazsa olmaz kuralını çiğnemiştir. İMO'nun kendi iç işleyişinde demokratik bir yapı oluşturmadan çevresindeki onca haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı sesini çıkarabilmesi, üyelerinin haklarını savunabilmesi mümkün olmayacaktır.
İMO'da emekten, halktan yana demokratik bir dönüşümün zorunlu olduğu bir gerçektir. Demokrat Mühendisler Platformu olarak içinde bulunduğumuz böyle bir dönemde bu dönüşümü gerçekleştirmek üzere İMO Ankara Şubesi yönetimine talip olduk. Önümüzdeki dönemde katılımcı, demokratik, şeffaf, gücünü üyesinden alan, mücadeleci ve güçlü bir şube yönetimi oluşturmak istiyoruz.

Çalışma İlkelerimiz
ODA POLİTİKALARI

1- AB (Avrupa Birliği) ve GATS (Hizmet Ticaret Genel Anlaşması)'ın dayatması ile mühendis emeğinin değersizleştirilmesi süreçleri, nitelikli emeğinin daha ucuza istihdam edilebilmesini amaçlamaktadır. Bu sebeple mühendis emeğini ucuz işgücü haline getirecek ve üyelerimiz arasında eşitsizlik ve rekabet yaratarak birlikte mücadele anlayışına zarar verecek olan mesleki uygulamalara, yasa ve yönetmeliklere karşı çıkar.
2- Yapı denetim alanında faaliyet gösteren yapı denetim firmalarının ve bu firmalarda denetçi ve yardımcı kontrol elemanı olarak çalışan üyelerimizin sorunları, içinde bulundukları ortam, idare ve işveren ilişkileri bakımından ele alınıp, bu alanlar yeniden düzenlenmeden çözülemez. Bir taraftan mevcut koşullarda iyileştirmeler yapılmaya çalışırken, öte yandan yapı denetimi olgusu odamız bünyesinde yeniden tartışılmalı, bu alanı toplumun genel çıkarlarına uygun olarak düzenleyecek ve her kurum ve kuruluşun bulunduğu konum ve yetkileri ölçüsünde sorumlu tutacak biçimde düzenleyen yeni yasa ve yönetmelikler çıkarılması zorlanmalıdır.
3-Dışa bağımlılığı azaltmak amacı ile yerel kaynaklarımızı daha fazla kullanarak enerji üretimini savunur. Doğaya ve ekolojiye duyarlı, halkın çıkarlarını gözeten enerji politikalarını destekler. Nükleer santrallere karşı diğer emek örgütleriyle ortak platformlarda çalışmalar yürütür. Enerji üretiminin özelleştirilmesine karşı çıkar.
4-Bir yaşam hakkı olan suyun, tüm halka yeterli, sağlıklı ve ücretsiz olarak kamu tarafından sağlanmasını savunur. Suyun ticarileştirilmesine karşı çıkar, uluslararası su tekelleri ve yerli işbirlikçilerine karşı mücadele eder.
5-Kentlerin dokusuna ve gelişim sürecine uygun, uzun ömürlü, özel araç odaklı değil, insan odaklı ulaşım politikalarını destekler. Ulaşım sorununun çözümünün toplu taşımacılığın geliştirilmesinden geçtiğini ve ulaşımın bir hak olduğundan hareketle, şehir içi toplu taşımacılığın ücretsiz olmasını savunur. Ankara ilinin ulaşım problemlerine ilişkin halkın da katılacağı ortak çalışmalar yapar ve bunları kamuoyuna sunar.
6-Kentsel dönüşüm adıyla sunulan rant projelerine karşı çıkar. Kent dokusunu koruyacak, kentin ihtiyaçlarını esas alan iyileştirme politikalarını savunur.
7-Üyelerimizin yoğun olarak çalıştığı iş kollarından başlamak üzere, üyelerin sendikalarda örgütlenmesi için çalışmalar yürütür. Tüm çalışanların grevli toplu sözleşmeli sendika hakkını savunur. Ücretli mühendislerin giderek işçileşmesini göz önünde bulundurarak, mühendislerin de tüm emekçilerle ortak sendikalaşması için mücadele eder. Buna da öncelikle odada çalışan mühendislerin sendikalaşmasını açıktan destekleyerek başlar.
8- Emperyalizmin güdümündeki uluslararası meslek örgütleriyle ilişkileri reddeder. Emekten yana uluslar arası meslek örgütleriyle mesleki-teknik ilişkiler esas alınarak ortak çalışma yapar, yapılan tüm toplantı tutanakları üyelere açıklanır.
9-Depremin yıkıcı etkisine karşı uzman kuruluşlarla beraber gerekli önlemlerin alınmasına dönük çalışmalar yapar. Bu kapsamda mühendislik etiğinin geliştirilmesine destek verir. İnsan hayatının en önemli değer olduğundan hareketle, deprem öncesi gerekli yasaların çıkarılması ve uygulanması için mücadele eder.
10-Meslek içi eğitim faaliyetleri üyelerin mesleki gereksinimleri temel alınarak kesintisiz olarak devam ettirilir. Bu faaliyetler herhangi bir kar amacı gütmeden düzenlenir. Meslek içi eğitim faaliyetlerine katılım belgelendirmeye esas puanlama sistemi yerine gönüllülük esasına dayandırılmalıdır.
11-Emekten ve halktan yana tavırlarını koruyan meslek ögütlerine karşı küresel ölçekte saldırıların alabildiğince devam ettiği bilinen bir gerçektir. Mevcut siyasal iktidarın güdümüyle Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kururlu'nun Eylül 2009 da yayınlamış olduğu rapor toplumsal çıkar ekseninde mücadele eden meslek örgütlerinin sindirilmesine yönelik yasal zeminin oluşturulması yönündeki son adımdır. Demokrat mühendisler Platformu bu raporu reddeder. Diğer birlik organları ve meslek örgütleriyle birlikte karşı duruşunu sergiler.
12- Ücretli ve işsiz üyelerimizin, Yönetim Kurulları da dahil olmak üzere odamızın tüm organlarında ağırlıkları oranında temsil edilmesini savunur.

ÖRGÜT YAPISI
Örgütsel bağımsızlık her koşulda korunmalıdır.
1-Örgüt içi demokrasi
a- Örgütün tüm ilerici ve demokrat üyelerinin bir araya geldiği, oda politikalarının tartışıldığı, çalışma programının ve yönetimin uygulamalarına dönük eleştirilerin yapıldığı demokratik kurullar (küçük kurul) mevcut yönetimce yok edilmiştir. Eleştirinin demokratik işleyişin olmazsa olmazı olduğu bilinciyle ve katılımcılık ilkesi esas alınarak yeniden düzenlenecek olan küçük kurullarda, kurul başkanı seçimle belirlenir, katılımcılar söz hakkı, oy kullanma vb. her anlamda eşittir. Küçük kurullar ayda en az bir kez ve düzenli olarak toplanır. Öğrenci üyeler bu kurullara katılır, görüş ve önerilerini dile getirirler.
b- Yönetim Kurullarını oluşturan asıl ve yedek üyeler katılımcılığın bir gereği olarak birlikte toplanır, kararlar ikna temelinde bir yaklaşımla alınır.
c- Politik düşüncelerinden ve eleştirilerinden dolayı hiçbir üyemiz hakkında disiplin soruşturması açılmaz. Platformumuz 'onur kurulu' nu 'disiplin kurulu' olarak görmez. Irkçı, emek düşmanı söylemler ve eylemler bile politik, ahlaki ve mesleki alanlarda etkisizleştirilir.Üyelerimizin çoğunluğunun blinçlerinde mahkumiyet esas alınır.
2-Şeffaflık, hesap verilebilirlik
Yönetim kurulu kararları internet sitesinden yayınlanacak ve Şube'nin mali raporları Küçük Kurul'a dağıtılacaktır.

ÖRGÜTLENME
1- Şube politakalarının belirlenmesinde ücretli çalışan, işsiz, emekçi, mesleği doğrudan uygulayan ve meslek yaşamındaki sorunlarla yüzyüze gelen mühendislerin görüşleri ve çıkarları temel alınır. Ücretli ve işsiz mühendislerin sorunlarının çözümü için 'Ücretli ve İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Kurultay kararlarının' uygulanması hedeflenmelidir.
2- Üyelerinin cinsel, mezhepsel, etnik kimliklerinden kaynaklı ayrımcılığa karşı üyelerinin yanında mücadele eder.
Kadın mühendislerin özgül sorunlarını değerlendirecek kadın komisyonu oluşturulur ve kadınların oda çalışmalarına katılabilmesi için gereken fiziksel altyapı sağlanır.
3- Engelli üyelerinin çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunları tespit eder ve bu sorunların çözümünde etkin rol alır. Bu üyelerinin çalışma yaşamına katılması için gerekli girişimlerde bulunur.
4- Öğrenci üye çalışmaları:
a- Öğrenci üye yönetmeliğinin anti demokratik ve bürokratik yanlarının değiştirilmesi gerekmektedir. Öğrenci üye yönetmeliği mevcut hiyerarşik yapısından arındırılarak öğrenci üyelerin de katılımıyla daha demokratik bir hale getirilmelidir.
b- Öğrenci üyelere, kendi için İMO binasında bir yer tahsis edilmelidir.
c- İMO-Genç içerisinde faaliyet yürüten öğrenci üye temsilcileri, öğrenci üyelerin özgür iradeleriyle belirlenmeli, yönetim kurulu tarafından onaylanmalıdır. Öğrenci üyelerin çalışmaları üzerinde herhangi bir baskı unsuru oluşturulmamalıdır.
d- Öğrenci üyelerin mesleğe hazırlanmasına yönelik kurs, seminer gibi etkinlikler düzenlenmeli, bu etkinliklerde söz sahibinin öğrenciler olması sağlanmalı, etkinlikler ücretsiz olmalıdır.
5-Temsilcilikler:
a- İş yeri temsilciliği mekanizması yeniden aktif hale getirilmeli, üyelerimizin yoğun olarak çalıştığı kamu/özel işyerlerinde düzenlenecek toplantılarla üyelere ulaşılmalıdır.
b- İş yeri temsilcilikleri çalışanların ücretleri, özlük hakları, çalışma koşulları, iş güvenliği gibi konularda çalışmalar yapmalı, yaşanan sorunlara odamızla birlikte çözüm aranmalıdır.
6- İl Koordinasyın Kurullarında aktif rol alınır.
7- Komisyonlar:
Komisyon çalışmaları için tüm üyelere duyuru yapılır. Komisyonlar düzenli olarak toplanır. Komisyon başkanı ve yazmanı komisyon toplantısında seçilir. Komisyon yürütmesinde, YK üyesinin dışındaki üyelerin bulunması esastır.. Komisyon çalışmaları düzenli olarak rapor edilir. Bu raporlar internette duyurulur. İki ay içinde toplanmayan komisyon feshedilir. Komisyonların toplanmasından ilgili YK üyesi sorumludur. Öğrenci üyeler de komisyon üyesi olabilir.

Kent Komisyonu

- Kent sorunları ile ilgili çalışmalar yapar, bu konular hakkında mesleki bilgimiz ışığında kamuoyunu bilgilendirici raporlar hazırlar
- Kent sorunları ile ilgili hukuki süreçleri takip eder, gerektiğinde hukuki süreç başlatılması veya mevcut hukuki süreçlere müdahil olunması için çalışmalar yapar.

Kültürel ve Sosyal Etkinlikler Komisyonu

- Üyelerin odayla ve birbirleriyle olan ilişkilerini geliştirilmeyi ve iletişimin güçlendirilmesini hedefler.
- Üyelerimizin katılım sağlayabileceği sosyal-kültürel etkinlikler organize eder.


Örgütlenme Komisyonu

- İnşaat Mühendislerinin ekonomik, demokratik ve özlük hakları mücadelesi için İMO örgütlülüğünü geliştirmeyi hedefler.
- İMO Ankara Şubesine bağlı temsilciliklerin kurumsallaşmasını hayata geçirmek için çalışmalar yapar, yeni temsilcilik oluşumlarının önünü açar.

Yayın Kurulu

- Şubenin hazırladığı her tür yayının (elektronik, internet, bülten...) teknik ve içerik çalışmasını yapar.

Meslek İçi Eğitim Komisyonu

- Üyelerin mesleki bilgi ihtiyaçlarının karşılanması, mesleki deneyimin aktarılması, inşaat mühendisliği alanındaki güncel gelişmelerin ve uygulamaların üyelere aktarılması amacı ile eğitimler düzenler.
- Eğitimleri seminerlerden ibaret olarak görmez. Aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenecek sempozyumları, teknik gezileri, internet üzerinden eğitimi destekler.

Öğrenci Komisyonu

- Öğrenci üyelerin örgütlenmesi için çalışır.
- Öğrenci üyelerin mesleki, akademik ve politik olarak gelişimi için çalışır.
- Öğrenci komisyonunu öğrenci üyeler yönetir.

Su Komisyonu

- Son yıllarda tüm dünyada önemli bir gündem oluşturan suyun ticarileştirilmesi anlayışı reddeder. Ankara Büyükşehir Belediyesinin halk sağlığını hiçe sayarak ürettiği ve dağıttığı suyun kullanılabilirliğini denetlemeye çalışır.Yerel yönetimin bilime aykırı ve gerçek dışı manipülasyonlarına karşı gerçekleri kent halkına anlatmak için her olanağını kullanır.

Kadın Komisyonu

- Kadına yönelik ayrımcılık konusunda farkındalığın arttırılmasını, kadınların bu konudaki yasal hakları ve yasal düzenlemeler hakkında bilinçlendirilmesini, mevcut düzenlemelerle sağlanmış olan hakların uygulanması için gerekli etkinlikleri düzenler.

Yapı Denetim Komisyonu

- Yapı denetimi konusunda üyenin çıkarlarını ve kamu yararını önüne koyarak çalışmalar yapar.

11 Ocak 2010 Pazartesi

Tekel İşçileri: "Ölmek Var, Dönmek Yok"



Özelleştirme sebebiyle 1 Şubat 2010'da işsiz kalacak 12 bin Tekel işçisi, AKP hükümetinin kendilerine dayattığı 4/C kölelik statüsüne karşı direnişlerine devam etmektedir.

Bilindiği gibi Tekel'de ilk özelleştirme 2003 yılında Alkollü İçkiler biriminde yapılmış, ihale Nurol-Özaaltın-Tütsab-Limak ortak girişim grubuna 292 milyon dolara peşkeş çekilmiştir. Adı geçen grup sonradan konsorsiyum kurarak şirketi MEY A.Ş.'ye devretmiştir. Tekelin sigara birimi ise 2003 ve 2005 yıllarında olmak üzere iki kere özelleştirilmeye çalışılmış, gerek tekliflerin yetersizliği gerekse de teklif, alamama yüzünden ihale sonuçlandırılmamıştır. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 22 Şubat 2008 yılında yapılan 3. özelleştirme girişiminde 1 700 000 000 (bir milyar yedi yüz milyon) dolarla en yüksek teklifi veren BAT firması ihaleyi kazanmış, karar 24 Nisan 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak onaylanmış ve Tekel tamamen özelleştirilmiştir.

Bu sürecin başlangıcında 30124 olan işçi sayısı günümüze gelindiğinde 12 binlere gerilemiştir. 2003 yılından beri işleyen bu özelleştirme sürecini görmezden gelen, başını kuma gömen sendikalar ise iş işten geçmek üzereyken ve işçilerinin zoruyla tepki örgütlemeye çalışmaktadır. Öyle ki, bir yandan Tek Gıda-İş Genel Sekreteri Mecit AmaçTEKEL işçisi birliğini ve bütünlüğünü sağladı, özelleştirmeye karşı aynı inanç ve kararlılıkla mücadeleyi sürdürecek. Biz 'sonuç alana kadar kalacağız' demedik. Eksi 15 derecede 6 bin insanı telef etmeye hakkımız yok. Geliş nedenimiz ÖİB önünde sonuç açıklanınca tepkimizi koyup dönmekti. İnsanların sağlıklarını bozmaya kimsenin hakkı yok. İnsanların sağlığını bozmaması, çocuklarına kavuşması bizim görevimiz'' diyerek, bir yandan da Tek Gıda-İş Genel Başkanı Türkel, Başbakan Erdoğan'a "Siz bu ülkede yönetme erkine sahipsiniz. Kurt kuzuyu kaparsa bunun vebali omuzlarınızdadır. Çünkü siz halifesiniz, siz yöneticisiniz. Şimdi onbinlerce TEKEL işçisinin vebali, çocuklarının geleceği sizin iki dudağınızın arasında. İktidar partisi olarak sizden rica ediyoruz. Hırsla kalkmak, zalim olmak size yakışmaz. Biz sizin Allah korkusu içinde yaşadığınızı biliyoruz. Ve sizden bir kez daha rica ediyoruz. Bizi bu karda kışta bugün, yarın, öbür gün, daha sonraki gün ölümüz çıkana kadar burada bekletmeyin. TEKEL işçisi hep yasalardan yana saygılı olmuştur.” diyerek sendikal mücadele anlayışlarının ne olduğunu göstermişlerdir.

Kötü hava koşullarına, işçilerin kararlılığı ve baskısıyla harekete geçmek zorunda kalan bir sendikaya, polisin vahşice saldırılarına, açlığa, yokluğa, barınaksızlığa ve hatta direniş sürecinde yaşanan ölüme rağmen 15 Aralık'ta değişik illerden Ankara'ya gelen Tekel işçileri ise, mücadelede kararlı olduklarını açlık grevi başlatarak, tüm Tekel işçilerinin katılımını sağlayarak ve sonuç alıncaya kadar Ankara'da kalma kararı alarak göstermiştir.

Biz İvme Dergisi olarak buradan Tekel işçilerinin özlük haklarının korunması ve kamusal alanda istihdam edilmeleri talebinin sonuna kadar destekçisi olacağımızı ilan ediyor, mesleki demokratik kitle örgütü olan TMMOB'yi bu süreçte işçilerin mücadelesine aktif destek veren bir konumda görmek istiyoruz.

TEKEL İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR”

27 Ekim 2009 Salı

6. Armutlu Güz Şenliği Başlıyor

Armutlu'da altıncısı düzenlenen Güz Şenliği bu yıl yıkımlara karşı yapılıyor. Büyük zorluklarla ve yoğun emekle, ısrar ve kararlılığın sonucu bir süreklilik, geleneksellik kazanan şenlik mahalle halkı tarafından her yıl heyecanla bekleniyor.

Elbette şenliğin kitlesi sadece mahalleyle sınırlı değil. Küçükarmutlu devrimciler ve mahalle halkının mücadelesiyle, çabasıyla kurulan, direnişleriyle tanınan bir gecekondu mahallesi.

Boğazın serin sularına bakıyor Küçükarmutlu emekçilerinin evleri. Böyle olunca topraklarında gözü olan, bu küçük mahalleyi rant kapısı olarak gören düşmanları olduğu gibi sevenleri, sahiplenenleri de çok oluyor mahallenin.

Bu yüzden mahalle halkının yanı sıra mahallenin tarihini sahiplenen, bu onurlu geçmişe saygı duyan, bu onurun, coşkunun bir parçası olmak isteyenler de şenliğe katılıyor.

Armutlu'nun kurulduğundan bu yana en büyük sorunu yıkımlar. Egemenler, tekeller buradaki yoksul gecekondu halkına layık görmüyor boğaza bakan toprakları. Halkın evlerini yıkmak, topraklarından atmak, yerlerine tekellerin ihtiyaçları doğrultusunda binalar yapmak için sürekli planlar, projeler üretiyorlar.

Ürettikleri yıkım projelerinin hepsi halkın direniş duvarına çarparak parçalanıyor. Bugünlerde yine bir yıkım projesi var Armutlu'nun ve tabi ki burada gözü olanların gündeminde.

İstanbul Valiliği'nin yürüttüğü "İstanbul Finans Merkezi" projesiyle sanki burada kimse yaşamıyor gibi binalar, finans merkezleri inşası planları yapılıyor. Binlerce kişi kendi toprakları üzerinde işgalci olarak görülüp, def edilmeye çalışılıyor.

Tüm bunlara bir tepkisi, bir sesi olmalı Armutlu halkının. Yıkımlara karşı yapılan Güz Şenliği bu tepkinin bir yansıması olacak. Çünkü ezilen, yok sayılan halkların notaları, türküleri de muhaliftir.

Yaşadığı haksızlıkları, acıları çalar sazları… Mücadeleye, kavgaya çağırır türküleri, marşları… Umutludurlar, coşkuludurlar…

Yıkımlara karşı halk şenliği 18-19 Eylül'de yapılacak. 18 Eylül Cuma günü saat 16.00'da "yıkım ve sürgün" konulu panelin ardından yönetmeni Sırrı Süreyya Önder'in katılımıyla "Beynelmilel" filmi gösterilecek.

19 Eylül Cumartesi günü ise saat 13.00'de başlayacak programda birçok sanatçı yer alıyor. Nesrin AKSU'nun sunuculuğunu yapacağı şenliğe Alaaddin US, Grup YORUM, Sevcan ORHAN, Seyfi YERLİKAYA, Karmate, Duygu KOÇAK, Murat KEKİLLİ, Yasemin GÖKSU, Yavuz BİNGÖL ve Cesim BAGER katılacak.

Armutlu'nun sesine ses katmak, yıkımların karşısında gücünü büyütmek, türkülerine eşlik etmek, omuz omuza halaya durmak için herkesi Yıkımlara Karşı 6. Armutlu Güz Şenliği'ne bekliyor Armutlulular…