Ayşe Sevtap Uzun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayşe Sevtap Uzun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2009 Cuma

Feshedilen Bartın İKK'lı Mühendisler Mücadelelerine Devam Ediyor

Bartın Sel Baskını 2

12 Ekim 2008 tarihindeTMMOB Yönetim Kurulu'nun almış 122 nolu kararla feshedilen Bartın İKK'lı mühendisler Mücadelelerine devam ediyor.

Hatırlanacağı gibi Bartın İKK, HEMA Endüstri AŞ'nin açacağı termik santrale karşı Bartın halkının büyük bölümünü bir araya getirerek önemli bir mücadele ortaya koymuş ve kazanımlar elde etmişti. İvme Dergisi'nin 6. sayısı, TMMOB'nin geçmişteki mücadele çizgisini yaşatan ender İKK'lardan olan Bartın İKK ile ilgiliydi. Bartın İKK'lı mühendisler mücadelenin sıfatlarla, yetkilendirmelerle olmayacağını, sahada halkın içinde olması gerektiğini de somut olarak ortaya koyuyor.

DEVLET SIRRI AÇIKLANDI

Devlet, 'devlet sırrı'nı açıkladı: 'Bartın'ı selden kurtarmak için 57 milyon dolar harcandı.' Altı aydır bu yanıtın peşinde olan Bartın Kent Konseyi üyeleri şaşkın: 'İyi de bu para nereye gitti?'

SERKAN OCAK

Bartın, 11 yıl aradan sonra yine su altında kalırken, ‘Bartın’ı selden korumak için’ 57 milyon dolar harcandığı anlaşıldı.
Bartın Kent Konseyi üyeleri “Sellere karşı için diye proje başlatılmıştı. Ne oldu?” diye sormuş, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu “Devlet sırrıdır” diyerek konseye bilgi vermemişti. O bilgi, Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan geldi. Kent Konseyi, sular altında kalan Bartın için 57 milyon dolar harcandığını duyunca ‘dehşete düştü.’
11 yıl önce: Bartın’da sel felaketi meydana geldi. Devlet, halkı selden korumak için Bartın Karadeniz Sel Bölgesi Taşkın Koruma Altyapısının Onarım ve geliştirmesi İşi (TEFER) projesini geliştirdi.
Aradan 11 yıl geçti. Bartın Kent Konseyi’ne bağlı mühendisler, altı ay önce meraklanıp “Ne oldu bu proje” diye yazışmalara başladı. Konsey altı ay süren yazışmalardan istediği sonucu alamadı. Bu sırada 15 Temmuz’da kenti bir kez daha sel alınca yanıt almak için bastıran Kent Konseyi üyeleri Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’ndan gelen yanıtla şaşkına döndü: “Proje devlet sırrıdır.”
Radikal durumu, 30 Temmuz’da ‘Bartın’ı sel bastı’ diyen haindir!’ başlığıyla duyurdu.
Haberin Radikal’de yayımlandığı gün yeni bir gelişme daha yaşandı. Kent Konseyi üyesi mühendislerden Ayşe Sevtap Uzun 3 Haziran 2009’da Devlet Su İşleri’ne (DSİ) yazdığı dilekçesine cevap aldı. Çevre ve Orman Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü Etüd ve Plan Dairesi Başkanlığı, 27 Temmuz tarihini taşıyan cevap yazısında şu ifadeler yer aldı:
Bartın Karadeniz Sel Bölgesi Taşkın Koruma Altyapısının Onarım ve geliştirmesi İşi (TEFER) kapsamında bulunan işlere 1999 yılında başlanmış ve bu kapsamda yapımı öngörülen çalışmalar 57 milyon ABD doları kullanılarak 2003 yılında tamamlanmıştır. Bugün için TEFER kapsamında yapılan çalışma bulunmamaktadır. Öte yandan Bartın Çayı taşkınlarının kontrolü maksadıyla kuruluşumuz tarafından yapımı önerilen ve inşaatı halen devam eden Kirazlıköprü Barajı ile planlama aşamaları tamamlanmış olan Kozcağız Barajı, Arıt Barajı ve Kışla Sel Kapanı tesisleri bulunmaktadır. Bu tesislerin tamamlanması halinde Bartın Çayı’ndan kaynaklanan taşkın riski büyük ölçüde azalacaktır.”
Yani ‘halkın selden koruması için’ yapılan projeye 57 milyon dolar harcanmış, proje, son selden altı yıl önce ‘2003’te tamamlanmıştı.’
Bartın Konseyi üyesi mühendisler şimdi şunu soruyor: “Bu kadar para harcandı neden hâlâ Bartın’ı sel alıyor. Görünürde sadece iki köprü var. Paralar nereye gitti?”

‘Dürüst vatandaşın görevi’
Bartın Kent Konseyi üyesi Ziraat Mühendisi Ayşe Sevtap Uzun kararlı: “Bu rakamı görünce dehşete düştük. Bartın’da yaşayan mühendisler olarak TEFER projeleri kapsamında 57 milyon dolarlık iş yapılmadığını düşünüyoruz. Bu kaygıları düşündüğümüz için projeleri istiyoruz. Ancak proje devlet sırrı kapsamına alındı. Mahkeme yoluyla da olsa, 57 milyon dolarlık ne iş yapıldığını öğrenip, yapılan uygulamaların, düzgün yapılıp yapılmadığını açıklayacağız. Çünkü bu para, ülkemiz adına, Bartınlılar adına harcanmış bir paradır, paranın nereye harcandığını öğrenmek biz dürüst yurttaşlara düşmektedir.”
Radikal de 57 milyon doların nereye harcandığını DSİ’ye sordu. DSİ’nin üç sayfalık cevabında 57 milyon dolarla ilgili tek satır yer almazken, ‘taşkın zararı’ şöyle açıklandı: “Bartın Çayı, Kozcağız Çayı ve birleşim noktalarında yatak kesitlerine yapılan müdahaleler, çay yataklarındaki ağaçların akış rejimini bozması, rusubat ve ağaçların köprü ayaklarını tıkaması taşkının etkisinin artmasına sebep olmuştur.” Açıklama şöyle devam etti: “... Şiddetli yağışlar sonucunda oluşan taşkında TEFER kapsamında inşa edilen tesislerde bir hasar meydana gelmemiş, tesislerin bulunduğu yerlerde taşkın problemi yaşanmamıştır. TEFER kapsamında ‘Bartın Taşkın Koruma Yapılarının 100 Yıllık Taşkına Göre Rehabilitasyonu Projesi’ adı altında üç paket halinde proje hazırlanmış ancak bu projelerin iki paketi ihale edilmiş ve tamamlanmıştır...”

‘Kamulaştırma yapılacak’
DSİ’nin, Ayşe Sevtap Uzun’a yazdığı cevapta, projenin 2003’te tatamalandığı belirtiliyordu. Ancak Radikal’e verilen cevapta, projenin ‘Devlet sırrı’ statüsüne alınma nedenlerinden biri olarak ‘Projede inşaatı gerçekleşmemiş güzergâhta ‘kamulaştırma’ işlemlerinin yapılacak olması...’ gösterildi.
DSİ, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’nun verdiği ‘devlet sırrı’ kararıyla ilgili diğer gerekçeleri şöyle sıraladı:
“... Proje sahası içerisinde Bartın Deniz Üs Komutanlığı tesislerinin bulunması... Söz konusu alanda SİT alanlarının bulunması...”

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&Date=&ArticleID=948150

Bartın Sel Baskını 3

Resimler:

9 Eylül 2009 Çarşamba

ANKARA BÜROMUZ AÇILDI

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada +İvme Dergisi olarak, 2006 yılı mayıs ayı itibariyle başladığımız yayın ve mücadele hayatımıza, ilkini İstanbul’da açmış olduğumuz dergi büromuzun ikincisini Ankara’da açarak devam ediyoruz. Farklı disiplinlerden pek çok teknik elamanın kolektif üretimiyle ortaya çıkan dergimizin açılışına aralarında çeşitli demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu yaklaşık 110 kişi katılarak destek mesajlarını ilettiler.

30 Mayıs 2009 Cumartesi günü Saat:14.00'te gerçekleştirdiğimiz açılışımızda ilk konuşmayı dergimiz yayın kurulu üyemiz Elektronik –Haberleşme Mühendisi Ozan Doğan;‘Herkesin ülke ve halk çıkarları için hareket ettiğini söylediği ancak birbirlerinden tamamen farklı yaklaşımlar sergilediği, farklı düşünceler ortaya koyduğu bir ortam içerisinde, hayatınıza yeni bir soluk katmak hedefi ve yanlış ile doğrunun adını koymak amacı ile 'İVME' dedik. Boşlukları doldurmak değil; mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı ve toplumsal konularda kafalarda oluşan soru işaretlerini kaldırmak ve yenilerini yaratmak iddiasıyla yola çıkmıştık bundan yaklaşık 3 yıl önce. Bugün dönüp baktığımızda, iddialarımızı hayata geçirmenin, söylediklerimizi yapabilmenin verdiği haklı gururu taşımaktayız.’ diyerek başladığı konuşmasına ‘bizler bu ülkenin devrimci/demokrat/yurtsever/ilerici/halktan-emekten yana mimarları, mühendisleri, şehir plancılarıyız; bizler mimarlık, mühendislik fakülteleri öğrencileriyiz. Bu ülkenin aydınlık geleceğiyiz.’ diyerek devam etti.

İvme Ankara Açılış 2İçi boşaltılmaya çalışılan mühendislik ve mimarlık kavramlarıyla, eğitim sistemini bu hale getiren zihniyetle, kime peşkeş çekildiğini bil(e)mediğimiz projelerle, ihalelerle, "Biz, sizler için en iyi olanı biliriz ve yaparız" diyenlerle, bütün bunlardan kurtulmak adına hareket ettiğini söyleyip, buna uygun davranmayan kesimlerle, yani “emekten ve halktan yana mühendislik, mimarlık ve planlama“ anlayışımıza sığmayan her türlü sorun ile mücadele ettiğimizi ve edeceğimizi vurgulayan Doğan konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

‘Bizler TMMOB’nin mesleki-demokratik kitle örgütü kimliğine sahip çıkma iddiasındayız. TMMOB’nin gücünü yasalardan ve maddi olanaklarından değil, geçmişte olduğu gibi örgütlülüğünden, toplumsal meşruiyetinden ve mücadeleci geleneğinden alması gerektiğini savunuyoruz. Bizler, TMMOB yönetimlerinde ve organlarında, TMMOB üye sayısının yaklaşık %80’ini teşkil eden ücretli mimar/mühendislerin aktif olmasını istiyoruz. TMMOB Çalışma Anlayışında yer alan, “Toplumdan soyutlanmış seçkin mühendis ve mimarların örgütü değil, aksine toplumun içinde yer alan, onun bir parçası olarak toplumla etkileşim içinde bulunan, Temsili demokrasi alanının daraltılması ve biçimsel uygulamalar yerine, birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizmalarını güçlendirici çabalara yönelen, rant gruplarının otoriter, sınanamayan, hesap vermeyen yönetimlerin aksine, örgüt içi demokrasisi güçlendirilmiş, seçim dışında da katılım mekanizmalarını yaşama geçiren, profesyonellerin ve uzmanların örgütü anlayışını reddeden; aksine kitle örgütü niteliği ile organlarına dayalı çalışmayı yürüten, siyaset dışı kalma anlayışlarının tam tersine; her koşulda ve her zaman siyaset yapan, siyasetin dar tanımını aşan anlayışları yapıya egemen kılan, Üye ile ilişkilerini, devlet ve egemen kesimlerle olan ilişkilerinin önüne koyan, resmi otorite ile her türlü diyaloga ve işbirliğine açık ama işbirlikçi yaklaşımların dışında kalan…”, ifadelerinin sadece söylemde kalmadığı, hayata geçirildiği bir TMMOB Yönetim anlayışı istiyoruz.’’

İvme Ankara Açılış3+ İvme ailesinin yola çıkış sebep ve taleplerini dile getiren açılış konuşmasının ardından İvme İstanbul temsilciliği adına Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Özgür Deniz Miçooğulları mücadelemizi selamlayan kıska bir konuşma gerçekleştirdi. İzmir ve Kocaeli İvme temsilciliklerinden gönderilen dostluk mesajları da okunarak, salonda bulunan DKÖ temsilcilerine söz verildi.

Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Av. Selçuk Kozağaçlı , küreselleşme ile birlikte mesleklerin küresel sermaye ile bütünleştirilmesi amacıyla başlatılan ‘meslekte dönüşüm’ sürecinin sonucu olarak, hekimlerin, avukatların, mühendis ve mimarların sermayenin kölesi durumuna getirilmeye çalışıldığını, dolayısıyla biz mühendis ve mimarlar ile benzer sorunlar yaşadıklarını aktardı. Çağdaş Hukukçular Derneği olarak bu saldırı ile mücadele ettiklerini, zaman zaman da yollarımızın kesiştiğini anlattı. ‘Yetkin Mühendislik’ adı altında bizlere yönelik olarak yapılan saldırının da bunlardan biri olduğunu anlattı. Ayrıca; hekimlerin, avukatların ve mühendislerin okullarını bitirip bir meslek sahibi olduktan sonra hala mücadele etmesinin önemine de değinen Kozağaçlı, bu koşullar altında da zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz olmadığına dikkat çekti.

Bir diğer değerli konuğumuz ise; TMMOB yönetimi tarafından kapatılan Bartın İKK eski sekreteri Ayşe Sevtap Uzun oldu. Açılışımıza desteğini sunan Uzun, Bartın’da termik santral yapımına karşı yürüttükleri mücadeleden bahsederek konuşmasına başladı. Bartın’da HEMA A.Ş tarafından yapılmak istenen termik santrale karşı halktan ve emekten yana duruşları itibariyle hemen kolları sıvadıklarını ve hem yerel hem de ulusal basına bu durumu yansıtmayı başardıklarını anlattı. Ayrıca kendilerine destek olması için TMMOB yönetimini de davet ettiklerini ve onlara da durumu aktardıklarını ifade eden Uzun, TMMOB tarafından oluşturulan bir heyetin geldiğini ancak hiç de bekledikleri gibi bir görüşme olmadığını aktardı. Gelen heyetin HEMA yöneticileri ile birlikte yemek yediğini ve keyifle Ankara’ya döndüğünü belirtti. Durumu Genel Merkez’e bildirdiklerini ancak kendilerinin yalan söylemek ile itham edilerek, görevden alındığını ve sonrasında Bartın İKK’nın feshedilmesine kadar giden bir süreç yaşadıklarını anlattı. Ama her şeye rağmen HEMA’ya karşı yürüttükleri mücadeleyi kazandıklarını dile getirdi.

Ankara İvme açılışUzun, +İvme’ye durumu aktarmayı bir çözüm olarak düşündüklerini ve +İvme’nin de konuya sahip çıkarak 6.sayısını bize ayırdı ve konuyu tüm oda çevrelerine duyurmayı başardı diyerek bizlere teşekkürlerini iletti. TMMOB’yi hala 80 öncesi TMMOB sanmakla yanıldıklarını belirten Uzun, ‘o devi biz yaratmışız kafamızda, aslında TMMOB biziz’ diyerek gelecek güzel günlere olan inancını dile getirdi.

Açılışımıza katılan konuklarımız arasında 9 gündür Abdi İpekçi Park’ında direnişte bulunan TAYAD’lı Aileler de bulunuyordu. TAYAD adına sözü alan Melek Akgün hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine karşı yürüttükleri mücadelelerini aktardı. Bu uğurda 122 insanın hayatını kaybettiğini ve yeni ölümlerin olmaması için 9 gündür Ankara bulunduklarını ve görüşmelerde bulunduklarını anlattı.

Kamu Emekçileri Cephesi adına konuşan Meryem Özsöğüt; emekçilerin mücadelesinin baskılarla kesilmeye çalışıldığını, KESK’e yönelik yeni gözaltıların da bunu gösterdiğini ancak hiçbir baskının mücadelelerinden vazgeçirmeye yetmeyeceğini belirterek, bulunduğumuz her alanda daha fazla örgütlenmenin gerekliliğinin önemine değindi ve mevzi yoldaşı olarak tanımladığı bizlere aramıza hoş geldiniz diyerek konuşmasını bitirdi.

Halk Cephesi adına konuşan Hatice Aşık ise; yozlaşmaya, açlığa, yoksulluğa karşı uzun zamandır mücadele içinde bulunduklarını anlattı. KESK’e dönük baskıları değerlendiren Aşık, bu sürecin birbirimize daha fazla kenetlenmemiz gerektiğini gösterdiğini belirtti ve bizlere mücadelemizde başarı dileklerini ileterek mücadelemizi selamladı.

Tüm bu destek konuşmalarının ardından 3 yıllık çalışmalarımızı özetleyen sinevizyon gösterimimize geçildi. Yoğun ilgiyle karşılanan sinevizyon gösterimi, dergimiz sayılarını, gerçekleştirdiğimiz kampanyalarımızı ve etkinliklerimizden oluşan bir kesit olarak katılımcılarla paylaşıldı.

Ayrıca etkinliğimize katılanlar arasında yaptığımız bir çekiliş ile bu günün anısına üç kişiye dergilerimizden oluşan bir set hediye edildi. Keyifli geçen açılışımızın son bölümünde ise ikramlar eşliğinde yapılan sohbetler ile saat 17:00 sularında son buldu.