artı ivme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
artı ivme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2009 Cuma

İvme Genç Tanışma Etkinlikleri

İvme Genç' in düzenleyeceği etkinlikler kapsamında Uçurtma Atölyesi ve Eymir Gölü Gezisi yapılacaktır.

Uçurtma Atölyesi;

Tarih:5 Kasım 2009 Perşembe

Saat: 17.30

Yer: ODTÜ Mimarlık Kantini

Eymir Gölü Gezisi;

Tarih: 7 Kasım 2009 Cumartesi

Saat: 11.00

Yer. ODTÜ Sunshine

9 Eylül 2009 Çarşamba

ANKARA BÜROMUZ AÇILDI

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada +İvme Dergisi olarak, 2006 yılı mayıs ayı itibariyle başladığımız yayın ve mücadele hayatımıza, ilkini İstanbul’da açmış olduğumuz dergi büromuzun ikincisini Ankara’da açarak devam ediyoruz. Farklı disiplinlerden pek çok teknik elamanın kolektif üretimiyle ortaya çıkan dergimizin açılışına aralarında çeşitli demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu yaklaşık 110 kişi katılarak destek mesajlarını ilettiler.

30 Mayıs 2009 Cumartesi günü Saat:14.00'te gerçekleştirdiğimiz açılışımızda ilk konuşmayı dergimiz yayın kurulu üyemiz Elektronik –Haberleşme Mühendisi Ozan Doğan;‘Herkesin ülke ve halk çıkarları için hareket ettiğini söylediği ancak birbirlerinden tamamen farklı yaklaşımlar sergilediği, farklı düşünceler ortaya koyduğu bir ortam içerisinde, hayatınıza yeni bir soluk katmak hedefi ve yanlış ile doğrunun adını koymak amacı ile 'İVME' dedik. Boşlukları doldurmak değil; mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı ve toplumsal konularda kafalarda oluşan soru işaretlerini kaldırmak ve yenilerini yaratmak iddiasıyla yola çıkmıştık bundan yaklaşık 3 yıl önce. Bugün dönüp baktığımızda, iddialarımızı hayata geçirmenin, söylediklerimizi yapabilmenin verdiği haklı gururu taşımaktayız.’ diyerek başladığı konuşmasına ‘bizler bu ülkenin devrimci/demokrat/yurtsever/ilerici/halktan-emekten yana mimarları, mühendisleri, şehir plancılarıyız; bizler mimarlık, mühendislik fakülteleri öğrencileriyiz. Bu ülkenin aydınlık geleceğiyiz.’ diyerek devam etti.

İvme Ankara Açılış 2İçi boşaltılmaya çalışılan mühendislik ve mimarlık kavramlarıyla, eğitim sistemini bu hale getiren zihniyetle, kime peşkeş çekildiğini bil(e)mediğimiz projelerle, ihalelerle, "Biz, sizler için en iyi olanı biliriz ve yaparız" diyenlerle, bütün bunlardan kurtulmak adına hareket ettiğini söyleyip, buna uygun davranmayan kesimlerle, yani “emekten ve halktan yana mühendislik, mimarlık ve planlama“ anlayışımıza sığmayan her türlü sorun ile mücadele ettiğimizi ve edeceğimizi vurgulayan Doğan konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

‘Bizler TMMOB’nin mesleki-demokratik kitle örgütü kimliğine sahip çıkma iddiasındayız. TMMOB’nin gücünü yasalardan ve maddi olanaklarından değil, geçmişte olduğu gibi örgütlülüğünden, toplumsal meşruiyetinden ve mücadeleci geleneğinden alması gerektiğini savunuyoruz. Bizler, TMMOB yönetimlerinde ve organlarında, TMMOB üye sayısının yaklaşık %80’ini teşkil eden ücretli mimar/mühendislerin aktif olmasını istiyoruz. TMMOB Çalışma Anlayışında yer alan, “Toplumdan soyutlanmış seçkin mühendis ve mimarların örgütü değil, aksine toplumun içinde yer alan, onun bir parçası olarak toplumla etkileşim içinde bulunan, Temsili demokrasi alanının daraltılması ve biçimsel uygulamalar yerine, birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizmalarını güçlendirici çabalara yönelen, rant gruplarının otoriter, sınanamayan, hesap vermeyen yönetimlerin aksine, örgüt içi demokrasisi güçlendirilmiş, seçim dışında da katılım mekanizmalarını yaşama geçiren, profesyonellerin ve uzmanların örgütü anlayışını reddeden; aksine kitle örgütü niteliği ile organlarına dayalı çalışmayı yürüten, siyaset dışı kalma anlayışlarının tam tersine; her koşulda ve her zaman siyaset yapan, siyasetin dar tanımını aşan anlayışları yapıya egemen kılan, Üye ile ilişkilerini, devlet ve egemen kesimlerle olan ilişkilerinin önüne koyan, resmi otorite ile her türlü diyaloga ve işbirliğine açık ama işbirlikçi yaklaşımların dışında kalan…”, ifadelerinin sadece söylemde kalmadığı, hayata geçirildiği bir TMMOB Yönetim anlayışı istiyoruz.’’

İvme Ankara Açılış3+ İvme ailesinin yola çıkış sebep ve taleplerini dile getiren açılış konuşmasının ardından İvme İstanbul temsilciliği adına Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Özgür Deniz Miçooğulları mücadelemizi selamlayan kıska bir konuşma gerçekleştirdi. İzmir ve Kocaeli İvme temsilciliklerinden gönderilen dostluk mesajları da okunarak, salonda bulunan DKÖ temsilcilerine söz verildi.

Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Av. Selçuk Kozağaçlı , küreselleşme ile birlikte mesleklerin küresel sermaye ile bütünleştirilmesi amacıyla başlatılan ‘meslekte dönüşüm’ sürecinin sonucu olarak, hekimlerin, avukatların, mühendis ve mimarların sermayenin kölesi durumuna getirilmeye çalışıldığını, dolayısıyla biz mühendis ve mimarlar ile benzer sorunlar yaşadıklarını aktardı. Çağdaş Hukukçular Derneği olarak bu saldırı ile mücadele ettiklerini, zaman zaman da yollarımızın kesiştiğini anlattı. ‘Yetkin Mühendislik’ adı altında bizlere yönelik olarak yapılan saldırının da bunlardan biri olduğunu anlattı. Ayrıca; hekimlerin, avukatların ve mühendislerin okullarını bitirip bir meslek sahibi olduktan sonra hala mücadele etmesinin önemine de değinen Kozağaçlı, bu koşullar altında da zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz olmadığına dikkat çekti.

Bir diğer değerli konuğumuz ise; TMMOB yönetimi tarafından kapatılan Bartın İKK eski sekreteri Ayşe Sevtap Uzun oldu. Açılışımıza desteğini sunan Uzun, Bartın’da termik santral yapımına karşı yürüttükleri mücadeleden bahsederek konuşmasına başladı. Bartın’da HEMA A.Ş tarafından yapılmak istenen termik santrale karşı halktan ve emekten yana duruşları itibariyle hemen kolları sıvadıklarını ve hem yerel hem de ulusal basına bu durumu yansıtmayı başardıklarını anlattı. Ayrıca kendilerine destek olması için TMMOB yönetimini de davet ettiklerini ve onlara da durumu aktardıklarını ifade eden Uzun, TMMOB tarafından oluşturulan bir heyetin geldiğini ancak hiç de bekledikleri gibi bir görüşme olmadığını aktardı. Gelen heyetin HEMA yöneticileri ile birlikte yemek yediğini ve keyifle Ankara’ya döndüğünü belirtti. Durumu Genel Merkez’e bildirdiklerini ancak kendilerinin yalan söylemek ile itham edilerek, görevden alındığını ve sonrasında Bartın İKK’nın feshedilmesine kadar giden bir süreç yaşadıklarını anlattı. Ama her şeye rağmen HEMA’ya karşı yürüttükleri mücadeleyi kazandıklarını dile getirdi.

Ankara İvme açılışUzun, +İvme’ye durumu aktarmayı bir çözüm olarak düşündüklerini ve +İvme’nin de konuya sahip çıkarak 6.sayısını bize ayırdı ve konuyu tüm oda çevrelerine duyurmayı başardı diyerek bizlere teşekkürlerini iletti. TMMOB’yi hala 80 öncesi TMMOB sanmakla yanıldıklarını belirten Uzun, ‘o devi biz yaratmışız kafamızda, aslında TMMOB biziz’ diyerek gelecek güzel günlere olan inancını dile getirdi.

Açılışımıza katılan konuklarımız arasında 9 gündür Abdi İpekçi Park’ında direnişte bulunan TAYAD’lı Aileler de bulunuyordu. TAYAD adına sözü alan Melek Akgün hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine karşı yürüttükleri mücadelelerini aktardı. Bu uğurda 122 insanın hayatını kaybettiğini ve yeni ölümlerin olmaması için 9 gündür Ankara bulunduklarını ve görüşmelerde bulunduklarını anlattı.

Kamu Emekçileri Cephesi adına konuşan Meryem Özsöğüt; emekçilerin mücadelesinin baskılarla kesilmeye çalışıldığını, KESK’e yönelik yeni gözaltıların da bunu gösterdiğini ancak hiçbir baskının mücadelelerinden vazgeçirmeye yetmeyeceğini belirterek, bulunduğumuz her alanda daha fazla örgütlenmenin gerekliliğinin önemine değindi ve mevzi yoldaşı olarak tanımladığı bizlere aramıza hoş geldiniz diyerek konuşmasını bitirdi.

Halk Cephesi adına konuşan Hatice Aşık ise; yozlaşmaya, açlığa, yoksulluğa karşı uzun zamandır mücadele içinde bulunduklarını anlattı. KESK’e dönük baskıları değerlendiren Aşık, bu sürecin birbirimize daha fazla kenetlenmemiz gerektiğini gösterdiğini belirtti ve bizlere mücadelemizde başarı dileklerini ileterek mücadelemizi selamladı.

Tüm bu destek konuşmalarının ardından 3 yıllık çalışmalarımızı özetleyen sinevizyon gösterimimize geçildi. Yoğun ilgiyle karşılanan sinevizyon gösterimi, dergimiz sayılarını, gerçekleştirdiğimiz kampanyalarımızı ve etkinliklerimizden oluşan bir kesit olarak katılımcılarla paylaşıldı.

Ayrıca etkinliğimize katılanlar arasında yaptığımız bir çekiliş ile bu günün anısına üç kişiye dergilerimizden oluşan bir set hediye edildi. Keyifli geçen açılışımızın son bölümünde ise ikramlar eşliğinde yapılan sohbetler ile saat 17:00 sularında son buldu.

13 Haziran 2009 Cumartesi

İvme Açıklama 26: İMO’da Yaşananların İçyüzü ve Linç Girişimi

Bazılarının elinde bıçak olan ve Küçük Kurul üyesi olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik grup, Küçük Kurul üyesi İvme üyeleri ve Genç İMO üyelerine saldırı düzenledi. Saldırının ardından da polis desteğiyle Küçük Kurul'a katılmamız engellendi.

11 Haziran Perşembe günü İMO Küçük Kurul toplantısında TMMOB tarihinde bir ilk yaşanmıştır. Son bir haftadır TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının hedef göstermelerinin bir sonucu olarak İMO Küçük Kurul üyesi olan ve Küçük Kurul’a katılmak isteyen yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO üyeleri bir linç girişimine maruz kalmışlardır.

Linç girişimi TMMOB YK Başkanı Mehmet Soğancı, MMO YK Başkanı Emin Koramaz, İMO YK Başkanı Serdar Harp ve bazı oda yöneticilerinin gözleri önünde gerçekleşirken, linç girişiminde bulunan grubun çoğunluğunun TMMOB üyesi olmaması ve saldırısı sırasında bıçak çekecek kadar gözü dönmüş olması dikkat çekilmesi gereken noktalardır.

İMO’daki Linç Girişiminin Öncesi

İvme Dergisi’nin, mühendislik ve mimarlık alanını sermaye lehine düzenleyen “Yetkin Mühendislik” yasa, yönetmelik ve uygulamalarına karşı vermiş olduğu kararlı mücadele, TMMOB içindeki rantçı eğilimleri ve antidemokratik uygulamaları gözler önüne seren çabası, TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışlarının dergimize yönelik linç girişimi örgütlemeye varan saldırılarının nesnel zeminini oluşturmaktadır.

11 Haziran’da organize edilen linç girişimi İvme Dergisi Yayın Kurulu ve Genç İMO üyelerine dönük ilk saldırı değildir.

14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda görüşlerini ifade etmek için bildiri dağıtan öğrenci üyeler ve yayın kurulu üyelerimiz, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi’nden bazı yöneticilerin önce sözlü, ardından fiziksel saldırısına uğramışlardır. Bu saldırgan yöneticiler öğrencilere ağza alınmayacak ana avrat küfürler etmiş, onları Amerikan ajanlığıyla suçlamış, ardından tekme ve tokatlarla darp etmişlerdir. Bu saldırı esnasında arkadaşlarımız fiziksel bir karşı saldırıda bulunmamışlar, sonrasında saldırıyı protesto eden bildiriler dağıtmış ve konuşmalar yapmışlardır.

4 Nisan 2009 tarihindeki TMMOB Danışma Kurulu’nda yayın kurulu üyelerimiz ve öğrenciler bu saldırı olayını gündeme getirmiş ve ilgili yöneticilerden özür ve özeleştiri istemişlerdir. Ne var ki bu talebe TMMOB, İMO ve diğer Odaların yöneticilerinden bir yanıt gelmemiş, yaşananlar yok sayılmıştır. TMMOB ve Oda yöneticilerinin sergilediği bu kayıtsızlık, İMO yöneticilerini İvmecilere ve öğrencilere yönelik sonraki sözlü ve fiziksel saldırılarında cesaretlendiren bir unsur olmuştur.

TMMOB Danışma Kurulu’ndan sonra, sataşma ve küfürlerle geçen Mayıs Küçük Kurulu’nun ardından, 3 Haziran tarihli Küçük Kurul’da, İMO etkin yönetim anlayışı saldırılarından bir diğerini gerçekleştirmiştir. İMO merkez ve Ankara Şb. yöneticileri önce provokasyon yaratarak kavga çıkartmış, sonrasında bununla da yetinmeyip, güvenlikten sağladıkları sopalarla İvmecileri ve öğrencileri darp etmek istemişlerdir. Bu saldırı karşısında arkadaşlarımız kendilerini savunmuşlar ve devrimcilere hakaret ve küfür edilmesine izin vermemişlerdir.

Linç Girişimi
11 Haziran 2009 Perşembe günü İMO Ankara Şubesi yönetimi İvme Dergisi üyelerine, öğrencilere ve bazı başka muhaliflere haber vermeyerek gizli bir Küçük Kurul toplamak istemiştir. İvme Dergisi, muhalif olan herkesin İMO’dan tasfiyesini amaçlayan bu antidemokratik girişimi kabul etmeyeceğini ve toplantıya katılacağını duyurmuştur. Bir haftadır İMO yönetiminin yalanları doğrultusunda açıklamalar yapan diğer Oda yönetimleri de Küçük Kurul’a katılıp gerçekleri gözleriyle görmeye davet edilmiştir.
Tamamı İnşaat Mühendisi ve mühendislik öğrencisi +İvme Dergisi okurları, yayın kurulu üyeleri, Genç İMO'dan öğrenci arkadaşlar 10 kişilik bir grupla İMO Ankara Şubesi’ne gittiklerinde karşılarında TMMOB, MMO, İMO başkanlarını ve bazı oda yöneticilerini bulmuşlardır. Ne var ki yöneticiler yalnız değillerdir; yanlarında Oda ortamlarında daha önce hiç görmediğimiz, mühendis-mimar olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu, üzerimize bıçakla saldıran yaklaşık 100 kişilik bir grup vardır.
Toplantı salonu girişinde TMMOB Başkanı’nın gözü önünde İMO yöneticileri, eli bıçaklı saldırgan grubu da arkalarına alarak, hiçbir hukuki ve meşru dayanağı olmadığı halde arkadaşlarımızı Küçük Kurul toplantısına almayacaklarını belirtmiş, ardından da Yayın Kurulu üyelerimize dönük sataşma ve kışkırtmalarda bulunmuşlardır. Daha sonra mühendis-mimar olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu grup, arkadaşlarımızın etrafını sararak saldırmıştır. Bu saldırı sonucunda arkadaşlarımız çeşitli yerlerinden yaralanmışlardır.
Polisin müdahalesinin ardından içlerinde mühendis olmayanların da bulunduğu saldırgan grubun bir kısmı toplantı salonuna girerken bir diğer kısmı dışarıda bekleyerek tacizlerine devam etmişlerdir. Aralarında İMO Ankara Şubesi yönetim kurulu yedek üyesinin de bulunduğu arkadaşlarımız Küçük Kurul’a girmenin hakları olduğunda ısrar ederken, bu sefer karşılarında polisi bulmuşlardır. Böylece TMMOB tarihinde ilk kez, TMMOB YK başkanının da katıldığı bir toplantı, demokrat üyeleri engellemeye dönük polis barikatı arkasında gerçekleştirilmiştir. 11 Haziran günü yaşananlar TMMOB ve İMO etkin yönetiminin demokrasi anlayışını açıklıkla gözler önüne sermektedir: Provokasyon yarat, sağdan soldan toplanan kişilerle linç girişiminde bulun, ardından da polis barikatının arkasında toplantı yaparak oylamayla “demokratik” kararlar al!!
Olayların fiziksel linç noktasına varmasında İMO’nun yalan ve iftiralarla dolu bilgilendirmesini yeterli görerek İvme Dergisi’ne yönelik siyasi lince açıklamalarıyla ortak olan TMMOB YK başkanının ve Oda yönetim kurullarının da sorumluluğu vardır.

Kendisine TMMOB içinde muhalif olma payesi biçen bir grubun da İvme Dergisi’ne karşı yürütülen siyasi linç kampanyasına kraldan daha kralcı bir tutumla dahil olmasını da unutmayacağız.

İvme Dergisi olarak; muhaliflerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir Küçük Kurul’u hiçbir şekilde meşru görmüyoruz. Odaları kendi mülkleri olarak gören, bunu açıkça dile getirmekten de çekinmeyen bazı yöneticiler mülklerini polis korumasına aldırma noktasına varmışlardır. TMMOB’yi bugüne getiren geleneklere ve değerlere sahip çıkan mühendis, mimar ve plancılar buna izin vermeyecekler ve TMMOB içindeki kararlı mücadelelerini sürdüreceklerdir.

TMMOB içindeki savrulmaya karşı çıkan, ücretli ve işsiz mühendislerin haklarını ve geleceklerini savunan, TMMOB’de emekten yana bir değişim ve dönüşümü hedefleyen İvme Dergisi’ne yönelik organize linç girişimi TMMOB’deki ve İMO’daki etkin yönetim anlayışının gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bir kez daha diyoruz çünkü yayın hayatına başladığımız günden bu yana karşılaştığımız ilk tasfiye çabası bu değildir. Daha önceki baskıları, saldırıları ve tasfiye çabalarını boşa çıkardığımız ve büyüyerek yolumuza devam ettiğimiz gibi bu ablukayı da dağıtacağız.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme

27 Eylül 2008 Cumartesi

Yola Çıkarken




Gündemi ne kadar hızlı değişen bir ülkede yaşıyoruz, öyle değil mi? Hayatın hızlı akışı içerisinde bazı gelişmeleri takip etmekte bile zorlanıyoruz. Zaten takip edebilsek bile çoğu konu 'bakmamız gereken şekilde' bizlere sunuluyor. Etkisi sınırlı olan birkaç namuslu insan ve yayının dışında, medya hakimiyetini elinde bulunduran yazılı ve görsel basın sahipleri çıkarları neyi gerektiriyorsa ona göre yazdırıyor, çizdiriyor, haber yaptırıyorlar.

Herkesin ülke ve halk çıkarları için hareket ettiğini söylediği ve birbirlerinden tamamen farklı yaklaşımlar sergilediği, düşünceler ortaya koyduğu bu kaos ortamı içerisinde gerçekten ülkemizin ve toplumun çıkarları neyi gerektiriyor sorusu tüm çıplaklığı ve yakıcılığıyla ortada duruyor.

İşte böyle bir ortamda hayatınıza yeni bir soluk katmak hedefi ve yanlış ile doğrunun adını koymak amacı ile 'İVME' dedik. Boşlukları doldurmak değil; mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı ve toplumsal konularda kafalarda oluşan soru işaretlerini kaldırmak ve yenilerini yaratmak iddiasındayız.

Sorunumuz; içi boşaltılmaya çalışılan mühendislik ve mimarlık kavramlarıyla...

Sorunumuz; eğitim sistemini bu hale getiren zihniyetle...

Sorunumuz; kime peşkeş çekildiğini bil(e)mediğimiz projelerle, ihalelerle...

Sorunumuz "Biz, sizler için en iyi olanı biliriz ve yaparız" diyenlerle...

Sorunumuz; bütün bunlardan kurtulmak adına hareket ettiğini söyleyip, buna uygun davranmayan kesimlerle...

Talebimiz; programlanmış robotlar değil, yaratıcı, üretken yurttaşlar yetiştirilmesidir. Tüketici bireyler ve toplum haline getirilmenin karşısında durup üretmeye yönelmektir. Özgür, bilimsel ve halktan yana bir akademik ortamın oluşturulmasıdır
Yöntemimiz; farklı düşüncelere yer verme ve kolektif bir çalışma ile doğrulara ulaşmayı kapsıyor. "Halktan yana teknik elamanlar ve vatanını seven yurttaşlar olarak hangi konuyu inceleyelim?" ; "Masaya yatırdığımız dosya konuları hakkında kimler neler söylüyor?"; "Bunların gerçeklikle bağdaşan ve bağdaşmayan yanları neler?"; "Söylenenler hayatın içinde nasıl hayat bulacak, bulabilir?" cevabını sürekli aradığımız sorular olacak.

Tüm bunlar ışığında
+İVME, TMMOB bünyesindeki meslek disiplinlerini kapsayan, henüz mesleğe adım atmamış üniversite öğrencilerinden öğretim üyelerine kadar tüm teknik elemanların ekonomik, demokratik, akademik, mesleki, toplumsal konularda düşüncelerine yer vermek, sesi olmak hedefiyle çıkıyor.

+İVME, Oda yönetimlerinin bürokratik yapısından bağımsız olacak; Mühendis, Mimar, Şehir Planlamacılarının yakıcı sorunlarını dünya ve ülkemiz sorunlarına bağlantılı olarak ele alacaktır. Sorunları tartışırken, ne dediğini, neyi savunduğunu çok açık ve net olarak ortaya koyacaktır.

+İVME, yanlış düşünce ve tavırlara karşı adını koyarak eleştiri de yapacaktır. Kendi yanlışları olursa özeleştiri vermekten de kaçınmayacaktır.

+İVME, ülke, toplum, meslek ve meslektaş çıkarları temelinde, Mühendis, Mimar ve Şehir Planlamacıların birliğinin ödünsüz savunucusu olacaktır.

+İVME, yayın politikası ile Mühendis, Mimar ve Şehir Planlamacıların politikleşmesine, örgütlenmesine de katkı sağlayacak ve bu alandaki eksikliğin giderilmesi ihtiyacına da destek olacaktır.

+İVME, üç aylık periyotla başlıyor yayın hayatına. Her sayı bir dosyayı tartıştıracaktır. Bunun yanında teorik yazılar ve tartışmalar da yer alacaktır.

Evet, insan veya doğa olayları ile başımıza gelenlerin "kader" olarak görüldüğü, öğrenim görenlerin, mesleklerini icra edenlerin ve eğitmenlerin doğal birlikteliklerine rağmen yalnızlaştırıldıkları bir zamanda çıkarıyoruz "İVME"yi.

Farklı disiplinlerden pek çok teknik elamanın kolektif üretimiyle ortaya çıkan dergimizin çıkışına, akılcı bilim, objektif bir bakış açısı, mesleki etik sahibi ve toplumsal çıkarlarını savunan öğrencisinden profesörüne tüm mühendis ve mimarları destek olmaya davet ediyoruz.

+İVME' nin yayın hayatına başlama zevkini ve çilesini paylaşanlara, yaşaması için katkı koyanlara ve okurlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.