İKK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İKK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2010 Pazartesi

Ankara Demokrat İnşaat Mühendisleri Çalışma Programı




TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi
19. Dönem Çalışma Programı (2010-2012)

Demokrat Mühendisler Platformu


Merhaba!

Bilimin ve teknolojinin sıradan insanı büyülerken bu teknolojik ilerlemenin dünya yoksullarını ezip yok ettiği, yoksul çoğunluğu işe yaramaz insan artıkları durumuna soktuğu, ideolojik yeniden üretim araçlarının çoğalıp çeşitlenerek hayatın her alanını kapsadığı bir dünyada yaşıyoruz.

Teknik bilimin her zamankinden daha çok kar etmenin aracına dönüşerek denetimden çıktığı, genel anlamda bilimin olması gereken zeminden kayarak yozlaştığı, bilim insanının holdinglere danışmanlık yaptığı, ticaretle uğraştığı, bilimin mal alıp satmanın, kar etmenin, insanların kafasını karıştırmanın aracına dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.

Merkezine insanı koymayan, tek amacın kar etmek olduğu, herşeyin metalaşıp pazara sürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz.

Doğayı ve insanı tüketerek dönüşü zor olan bir noktaya taşıyan ve insana özgü bütün değerleri çürüterek sosyal hayatı yaşanmaz hale getiren, insanlara da bunun kalkınma olduğu saçmalığını, medyası ve bütün kurumları ile gece gündüz anlatan evrensel bir dünya sisteminde yaşıyoruz.

Bugün insanlık, doğanın ve insanın sürekli sömürüldüğü, ekolojik yıkımın her geçen gün biraz daha derinleştiği, kapitalist bir dünyaya mahkum olmuş durumdadır.

İşte böylesi bir dünya gerçekliğini anlayarak-kavrayarak insanlık aleminin birer neferleri olarak bu gerçekliği değiştirme çabasına katkıda bulunmak istiyouz.

Demokrasinin, insan haklarının mayalanmadığı, insanların yurttaşlık bilincinden farklı bir anlamda sığınmacı bilinciyle yaşadığı bu coğrafyada, deryada zerre misali de olsa kendi meslek örgütümüzde bu gerçekliği değiştirmeye kafa yormak istiyoruz.

Ve bunun için aşağıdaki çalışma programımızı samimiyetle sizlerin değerlendirmelerinize sunuyoruz.

Gücünü üyelerinden alan, birlikte düşünen, birlikte üreten, demokratik, şeffaf, katılımcı emekten ve halktan yana bir İMO Ankara Şubesi yaratma mücadelesinde, İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyeliğine Demokrat Mühendisler Platformu olarak aday oluyoruz.

Kapitalizmin yapısal sorunu olan ekonomik krizin bedelinin, ücretli çalışan mühendislerin de bir parçası olduğu, emeğiyle geçinen tüm kesimlere ödetildiği bir dönemden geçiyoruz. Özel sektörde ve kamuda çalışan meslektaşlarımız bir taraftan geçim sıkıntısı çekerken, diğer taraftan esnek çalışma saatleri, sigortalarının asgari ücretten yatırılması, sigortasız çalıştırılma, yıllık izinlerinin kullandırılmaması, ücret kesintileri, işten atmalar, işsizlik ve benzeri hak gaspları ile karşı karşıyadır.
Ücretli ve işsiz mühendisler odamıza kayıtlı üyelerin çoğunluğunu oluşturmaktadır. Ancak, bugün İMO Ankara Şubesi'ndeki mevcut yönetim anlayışı odanın esas tabanını oluşturan bu kesimlerden kopmuş, üye tabanının çıkarlarını sisteme karşı korumaktan uzaklaşmıştır. Ücretli ve işsiz mühendislerin yönetimdeki temsil oranının sınırlı olması bir yana, bu grubun oda etkinliklerine katılmasına da olanak tanınmamaktadır.
Mesleki demokratik kitle örgütü olma geleneğinin vazgeçilmez koşulu olan 'örgüt içi demokratik işlerlik' mevcut statükocu yönetim tarafından rafa kaldırılmıştır. Bu yönetim, demokrat, ilerici üyelerinin, 'ülke ve üye sorunlarının tartışıldığı, şube çalışmalarının değerlendirildiği demokratik kurullara' girmelerini engellemiş, öğrenci üyelerini sorgusuz sualsiz üyelikten atmış, üyelerine meslekten men cezaları yağdırmakta bir sakınca görmemiştir. Kendi politikalarına tabi olmayan üye ya da oda çalışanı herkesi dışlayarak demokrasinin ilk ve olmazsa olmaz kuralını çiğnemiştir. İMO'nun kendi iç işleyişinde demokratik bir yapı oluşturmadan çevresindeki onca haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı sesini çıkarabilmesi, üyelerinin haklarını savunabilmesi mümkün olmayacaktır.
İMO'da emekten, halktan yana demokratik bir dönüşümün zorunlu olduğu bir gerçektir. Demokrat Mühendisler Platformu olarak içinde bulunduğumuz böyle bir dönemde bu dönüşümü gerçekleştirmek üzere İMO Ankara Şubesi yönetimine talip olduk. Önümüzdeki dönemde katılımcı, demokratik, şeffaf, gücünü üyesinden alan, mücadeleci ve güçlü bir şube yönetimi oluşturmak istiyoruz.

Çalışma İlkelerimiz
ODA POLİTİKALARI

1- AB (Avrupa Birliği) ve GATS (Hizmet Ticaret Genel Anlaşması)'ın dayatması ile mühendis emeğinin değersizleştirilmesi süreçleri, nitelikli emeğinin daha ucuza istihdam edilebilmesini amaçlamaktadır. Bu sebeple mühendis emeğini ucuz işgücü haline getirecek ve üyelerimiz arasında eşitsizlik ve rekabet yaratarak birlikte mücadele anlayışına zarar verecek olan mesleki uygulamalara, yasa ve yönetmeliklere karşı çıkar.
2- Yapı denetim alanında faaliyet gösteren yapı denetim firmalarının ve bu firmalarda denetçi ve yardımcı kontrol elemanı olarak çalışan üyelerimizin sorunları, içinde bulundukları ortam, idare ve işveren ilişkileri bakımından ele alınıp, bu alanlar yeniden düzenlenmeden çözülemez. Bir taraftan mevcut koşullarda iyileştirmeler yapılmaya çalışırken, öte yandan yapı denetimi olgusu odamız bünyesinde yeniden tartışılmalı, bu alanı toplumun genel çıkarlarına uygun olarak düzenleyecek ve her kurum ve kuruluşun bulunduğu konum ve yetkileri ölçüsünde sorumlu tutacak biçimde düzenleyen yeni yasa ve yönetmelikler çıkarılması zorlanmalıdır.
3-Dışa bağımlılığı azaltmak amacı ile yerel kaynaklarımızı daha fazla kullanarak enerji üretimini savunur. Doğaya ve ekolojiye duyarlı, halkın çıkarlarını gözeten enerji politikalarını destekler. Nükleer santrallere karşı diğer emek örgütleriyle ortak platformlarda çalışmalar yürütür. Enerji üretiminin özelleştirilmesine karşı çıkar.
4-Bir yaşam hakkı olan suyun, tüm halka yeterli, sağlıklı ve ücretsiz olarak kamu tarafından sağlanmasını savunur. Suyun ticarileştirilmesine karşı çıkar, uluslararası su tekelleri ve yerli işbirlikçilerine karşı mücadele eder.
5-Kentlerin dokusuna ve gelişim sürecine uygun, uzun ömürlü, özel araç odaklı değil, insan odaklı ulaşım politikalarını destekler. Ulaşım sorununun çözümünün toplu taşımacılığın geliştirilmesinden geçtiğini ve ulaşımın bir hak olduğundan hareketle, şehir içi toplu taşımacılığın ücretsiz olmasını savunur. Ankara ilinin ulaşım problemlerine ilişkin halkın da katılacağı ortak çalışmalar yapar ve bunları kamuoyuna sunar.
6-Kentsel dönüşüm adıyla sunulan rant projelerine karşı çıkar. Kent dokusunu koruyacak, kentin ihtiyaçlarını esas alan iyileştirme politikalarını savunur.
7-Üyelerimizin yoğun olarak çalıştığı iş kollarından başlamak üzere, üyelerin sendikalarda örgütlenmesi için çalışmalar yürütür. Tüm çalışanların grevli toplu sözleşmeli sendika hakkını savunur. Ücretli mühendislerin giderek işçileşmesini göz önünde bulundurarak, mühendislerin de tüm emekçilerle ortak sendikalaşması için mücadele eder. Buna da öncelikle odada çalışan mühendislerin sendikalaşmasını açıktan destekleyerek başlar.
8- Emperyalizmin güdümündeki uluslararası meslek örgütleriyle ilişkileri reddeder. Emekten yana uluslar arası meslek örgütleriyle mesleki-teknik ilişkiler esas alınarak ortak çalışma yapar, yapılan tüm toplantı tutanakları üyelere açıklanır.
9-Depremin yıkıcı etkisine karşı uzman kuruluşlarla beraber gerekli önlemlerin alınmasına dönük çalışmalar yapar. Bu kapsamda mühendislik etiğinin geliştirilmesine destek verir. İnsan hayatının en önemli değer olduğundan hareketle, deprem öncesi gerekli yasaların çıkarılması ve uygulanması için mücadele eder.
10-Meslek içi eğitim faaliyetleri üyelerin mesleki gereksinimleri temel alınarak kesintisiz olarak devam ettirilir. Bu faaliyetler herhangi bir kar amacı gütmeden düzenlenir. Meslek içi eğitim faaliyetlerine katılım belgelendirmeye esas puanlama sistemi yerine gönüllülük esasına dayandırılmalıdır.
11-Emekten ve halktan yana tavırlarını koruyan meslek ögütlerine karşı küresel ölçekte saldırıların alabildiğince devam ettiği bilinen bir gerçektir. Mevcut siyasal iktidarın güdümüyle Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kururlu'nun Eylül 2009 da yayınlamış olduğu rapor toplumsal çıkar ekseninde mücadele eden meslek örgütlerinin sindirilmesine yönelik yasal zeminin oluşturulması yönündeki son adımdır. Demokrat mühendisler Platformu bu raporu reddeder. Diğer birlik organları ve meslek örgütleriyle birlikte karşı duruşunu sergiler.
12- Ücretli ve işsiz üyelerimizin, Yönetim Kurulları da dahil olmak üzere odamızın tüm organlarında ağırlıkları oranında temsil edilmesini savunur.

ÖRGÜT YAPISI
Örgütsel bağımsızlık her koşulda korunmalıdır.
1-Örgüt içi demokrasi
a- Örgütün tüm ilerici ve demokrat üyelerinin bir araya geldiği, oda politikalarının tartışıldığı, çalışma programının ve yönetimin uygulamalarına dönük eleştirilerin yapıldığı demokratik kurullar (küçük kurul) mevcut yönetimce yok edilmiştir. Eleştirinin demokratik işleyişin olmazsa olmazı olduğu bilinciyle ve katılımcılık ilkesi esas alınarak yeniden düzenlenecek olan küçük kurullarda, kurul başkanı seçimle belirlenir, katılımcılar söz hakkı, oy kullanma vb. her anlamda eşittir. Küçük kurullar ayda en az bir kez ve düzenli olarak toplanır. Öğrenci üyeler bu kurullara katılır, görüş ve önerilerini dile getirirler.
b- Yönetim Kurullarını oluşturan asıl ve yedek üyeler katılımcılığın bir gereği olarak birlikte toplanır, kararlar ikna temelinde bir yaklaşımla alınır.
c- Politik düşüncelerinden ve eleştirilerinden dolayı hiçbir üyemiz hakkında disiplin soruşturması açılmaz. Platformumuz 'onur kurulu' nu 'disiplin kurulu' olarak görmez. Irkçı, emek düşmanı söylemler ve eylemler bile politik, ahlaki ve mesleki alanlarda etkisizleştirilir.Üyelerimizin çoğunluğunun blinçlerinde mahkumiyet esas alınır.
2-Şeffaflık, hesap verilebilirlik
Yönetim kurulu kararları internet sitesinden yayınlanacak ve Şube'nin mali raporları Küçük Kurul'a dağıtılacaktır.

ÖRGÜTLENME
1- Şube politakalarının belirlenmesinde ücretli çalışan, işsiz, emekçi, mesleği doğrudan uygulayan ve meslek yaşamındaki sorunlarla yüzyüze gelen mühendislerin görüşleri ve çıkarları temel alınır. Ücretli ve işsiz mühendislerin sorunlarının çözümü için 'Ücretli ve İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Kurultay kararlarının' uygulanması hedeflenmelidir.
2- Üyelerinin cinsel, mezhepsel, etnik kimliklerinden kaynaklı ayrımcılığa karşı üyelerinin yanında mücadele eder.
Kadın mühendislerin özgül sorunlarını değerlendirecek kadın komisyonu oluşturulur ve kadınların oda çalışmalarına katılabilmesi için gereken fiziksel altyapı sağlanır.
3- Engelli üyelerinin çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunları tespit eder ve bu sorunların çözümünde etkin rol alır. Bu üyelerinin çalışma yaşamına katılması için gerekli girişimlerde bulunur.
4- Öğrenci üye çalışmaları:
a- Öğrenci üye yönetmeliğinin anti demokratik ve bürokratik yanlarının değiştirilmesi gerekmektedir. Öğrenci üye yönetmeliği mevcut hiyerarşik yapısından arındırılarak öğrenci üyelerin de katılımıyla daha demokratik bir hale getirilmelidir.
b- Öğrenci üyelere, kendi için İMO binasında bir yer tahsis edilmelidir.
c- İMO-Genç içerisinde faaliyet yürüten öğrenci üye temsilcileri, öğrenci üyelerin özgür iradeleriyle belirlenmeli, yönetim kurulu tarafından onaylanmalıdır. Öğrenci üyelerin çalışmaları üzerinde herhangi bir baskı unsuru oluşturulmamalıdır.
d- Öğrenci üyelerin mesleğe hazırlanmasına yönelik kurs, seminer gibi etkinlikler düzenlenmeli, bu etkinliklerde söz sahibinin öğrenciler olması sağlanmalı, etkinlikler ücretsiz olmalıdır.
5-Temsilcilikler:
a- İş yeri temsilciliği mekanizması yeniden aktif hale getirilmeli, üyelerimizin yoğun olarak çalıştığı kamu/özel işyerlerinde düzenlenecek toplantılarla üyelere ulaşılmalıdır.
b- İş yeri temsilcilikleri çalışanların ücretleri, özlük hakları, çalışma koşulları, iş güvenliği gibi konularda çalışmalar yapmalı, yaşanan sorunlara odamızla birlikte çözüm aranmalıdır.
6- İl Koordinasyın Kurullarında aktif rol alınır.
7- Komisyonlar:
Komisyon çalışmaları için tüm üyelere duyuru yapılır. Komisyonlar düzenli olarak toplanır. Komisyon başkanı ve yazmanı komisyon toplantısında seçilir. Komisyon yürütmesinde, YK üyesinin dışındaki üyelerin bulunması esastır.. Komisyon çalışmaları düzenli olarak rapor edilir. Bu raporlar internette duyurulur. İki ay içinde toplanmayan komisyon feshedilir. Komisyonların toplanmasından ilgili YK üyesi sorumludur. Öğrenci üyeler de komisyon üyesi olabilir.

Kent Komisyonu

- Kent sorunları ile ilgili çalışmalar yapar, bu konular hakkında mesleki bilgimiz ışığında kamuoyunu bilgilendirici raporlar hazırlar
- Kent sorunları ile ilgili hukuki süreçleri takip eder, gerektiğinde hukuki süreç başlatılması veya mevcut hukuki süreçlere müdahil olunması için çalışmalar yapar.

Kültürel ve Sosyal Etkinlikler Komisyonu

- Üyelerin odayla ve birbirleriyle olan ilişkilerini geliştirilmeyi ve iletişimin güçlendirilmesini hedefler.
- Üyelerimizin katılım sağlayabileceği sosyal-kültürel etkinlikler organize eder.


Örgütlenme Komisyonu

- İnşaat Mühendislerinin ekonomik, demokratik ve özlük hakları mücadelesi için İMO örgütlülüğünü geliştirmeyi hedefler.
- İMO Ankara Şubesine bağlı temsilciliklerin kurumsallaşmasını hayata geçirmek için çalışmalar yapar, yeni temsilcilik oluşumlarının önünü açar.

Yayın Kurulu

- Şubenin hazırladığı her tür yayının (elektronik, internet, bülten...) teknik ve içerik çalışmasını yapar.

Meslek İçi Eğitim Komisyonu

- Üyelerin mesleki bilgi ihtiyaçlarının karşılanması, mesleki deneyimin aktarılması, inşaat mühendisliği alanındaki güncel gelişmelerin ve uygulamaların üyelere aktarılması amacı ile eğitimler düzenler.
- Eğitimleri seminerlerden ibaret olarak görmez. Aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenecek sempozyumları, teknik gezileri, internet üzerinden eğitimi destekler.

Öğrenci Komisyonu

- Öğrenci üyelerin örgütlenmesi için çalışır.
- Öğrenci üyelerin mesleki, akademik ve politik olarak gelişimi için çalışır.
- Öğrenci komisyonunu öğrenci üyeler yönetir.

Su Komisyonu

- Son yıllarda tüm dünyada önemli bir gündem oluşturan suyun ticarileştirilmesi anlayışı reddeder. Ankara Büyükşehir Belediyesinin halk sağlığını hiçe sayarak ürettiği ve dağıttığı suyun kullanılabilirliğini denetlemeye çalışır.Yerel yönetimin bilime aykırı ve gerçek dışı manipülasyonlarına karşı gerçekleri kent halkına anlatmak için her olanağını kullanır.

Kadın Komisyonu

- Kadına yönelik ayrımcılık konusunda farkındalığın arttırılmasını, kadınların bu konudaki yasal hakları ve yasal düzenlemeler hakkında bilinçlendirilmesini, mevcut düzenlemelerle sağlanmış olan hakların uygulanması için gerekli etkinlikleri düzenler.

Yapı Denetim Komisyonu

- Yapı denetimi konusunda üyenin çıkarlarını ve kamu yararını önüne koyarak çalışmalar yapar.

25 Eylül 2009 Cuma

Feshedilen Bartın İKK'lı Mühendisler Mücadelelerine Devam Ediyor

Bartın Sel Baskını 2

12 Ekim 2008 tarihindeTMMOB Yönetim Kurulu'nun almış 122 nolu kararla feshedilen Bartın İKK'lı mühendisler Mücadelelerine devam ediyor.

Hatırlanacağı gibi Bartın İKK, HEMA Endüstri AŞ'nin açacağı termik santrale karşı Bartın halkının büyük bölümünü bir araya getirerek önemli bir mücadele ortaya koymuş ve kazanımlar elde etmişti. İvme Dergisi'nin 6. sayısı, TMMOB'nin geçmişteki mücadele çizgisini yaşatan ender İKK'lardan olan Bartın İKK ile ilgiliydi. Bartın İKK'lı mühendisler mücadelenin sıfatlarla, yetkilendirmelerle olmayacağını, sahada halkın içinde olması gerektiğini de somut olarak ortaya koyuyor.

DEVLET SIRRI AÇIKLANDI

Devlet, 'devlet sırrı'nı açıkladı: 'Bartın'ı selden kurtarmak için 57 milyon dolar harcandı.' Altı aydır bu yanıtın peşinde olan Bartın Kent Konseyi üyeleri şaşkın: 'İyi de bu para nereye gitti?'

SERKAN OCAK

Bartın, 11 yıl aradan sonra yine su altında kalırken, ‘Bartın’ı selden korumak için’ 57 milyon dolar harcandığı anlaşıldı.
Bartın Kent Konseyi üyeleri “Sellere karşı için diye proje başlatılmıştı. Ne oldu?” diye sormuş, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu “Devlet sırrıdır” diyerek konseye bilgi vermemişti. O bilgi, Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan geldi. Kent Konseyi, sular altında kalan Bartın için 57 milyon dolar harcandığını duyunca ‘dehşete düştü.’
11 yıl önce: Bartın’da sel felaketi meydana geldi. Devlet, halkı selden korumak için Bartın Karadeniz Sel Bölgesi Taşkın Koruma Altyapısının Onarım ve geliştirmesi İşi (TEFER) projesini geliştirdi.
Aradan 11 yıl geçti. Bartın Kent Konseyi’ne bağlı mühendisler, altı ay önce meraklanıp “Ne oldu bu proje” diye yazışmalara başladı. Konsey altı ay süren yazışmalardan istediği sonucu alamadı. Bu sırada 15 Temmuz’da kenti bir kez daha sel alınca yanıt almak için bastıran Kent Konseyi üyeleri Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’ndan gelen yanıtla şaşkına döndü: “Proje devlet sırrıdır.”
Radikal durumu, 30 Temmuz’da ‘Bartın’ı sel bastı’ diyen haindir!’ başlığıyla duyurdu.
Haberin Radikal’de yayımlandığı gün yeni bir gelişme daha yaşandı. Kent Konseyi üyesi mühendislerden Ayşe Sevtap Uzun 3 Haziran 2009’da Devlet Su İşleri’ne (DSİ) yazdığı dilekçesine cevap aldı. Çevre ve Orman Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü Etüd ve Plan Dairesi Başkanlığı, 27 Temmuz tarihini taşıyan cevap yazısında şu ifadeler yer aldı:
Bartın Karadeniz Sel Bölgesi Taşkın Koruma Altyapısının Onarım ve geliştirmesi İşi (TEFER) kapsamında bulunan işlere 1999 yılında başlanmış ve bu kapsamda yapımı öngörülen çalışmalar 57 milyon ABD doları kullanılarak 2003 yılında tamamlanmıştır. Bugün için TEFER kapsamında yapılan çalışma bulunmamaktadır. Öte yandan Bartın Çayı taşkınlarının kontrolü maksadıyla kuruluşumuz tarafından yapımı önerilen ve inşaatı halen devam eden Kirazlıköprü Barajı ile planlama aşamaları tamamlanmış olan Kozcağız Barajı, Arıt Barajı ve Kışla Sel Kapanı tesisleri bulunmaktadır. Bu tesislerin tamamlanması halinde Bartın Çayı’ndan kaynaklanan taşkın riski büyük ölçüde azalacaktır.”
Yani ‘halkın selden koruması için’ yapılan projeye 57 milyon dolar harcanmış, proje, son selden altı yıl önce ‘2003’te tamamlanmıştı.’
Bartın Konseyi üyesi mühendisler şimdi şunu soruyor: “Bu kadar para harcandı neden hâlâ Bartın’ı sel alıyor. Görünürde sadece iki köprü var. Paralar nereye gitti?”

‘Dürüst vatandaşın görevi’
Bartın Kent Konseyi üyesi Ziraat Mühendisi Ayşe Sevtap Uzun kararlı: “Bu rakamı görünce dehşete düştük. Bartın’da yaşayan mühendisler olarak TEFER projeleri kapsamında 57 milyon dolarlık iş yapılmadığını düşünüyoruz. Bu kaygıları düşündüğümüz için projeleri istiyoruz. Ancak proje devlet sırrı kapsamına alındı. Mahkeme yoluyla da olsa, 57 milyon dolarlık ne iş yapıldığını öğrenip, yapılan uygulamaların, düzgün yapılıp yapılmadığını açıklayacağız. Çünkü bu para, ülkemiz adına, Bartınlılar adına harcanmış bir paradır, paranın nereye harcandığını öğrenmek biz dürüst yurttaşlara düşmektedir.”
Radikal de 57 milyon doların nereye harcandığını DSİ’ye sordu. DSİ’nin üç sayfalık cevabında 57 milyon dolarla ilgili tek satır yer almazken, ‘taşkın zararı’ şöyle açıklandı: “Bartın Çayı, Kozcağız Çayı ve birleşim noktalarında yatak kesitlerine yapılan müdahaleler, çay yataklarındaki ağaçların akış rejimini bozması, rusubat ve ağaçların köprü ayaklarını tıkaması taşkının etkisinin artmasına sebep olmuştur.” Açıklama şöyle devam etti: “... Şiddetli yağışlar sonucunda oluşan taşkında TEFER kapsamında inşa edilen tesislerde bir hasar meydana gelmemiş, tesislerin bulunduğu yerlerde taşkın problemi yaşanmamıştır. TEFER kapsamında ‘Bartın Taşkın Koruma Yapılarının 100 Yıllık Taşkına Göre Rehabilitasyonu Projesi’ adı altında üç paket halinde proje hazırlanmış ancak bu projelerin iki paketi ihale edilmiş ve tamamlanmıştır...”

‘Kamulaştırma yapılacak’
DSİ’nin, Ayşe Sevtap Uzun’a yazdığı cevapta, projenin 2003’te tatamalandığı belirtiliyordu. Ancak Radikal’e verilen cevapta, projenin ‘Devlet sırrı’ statüsüne alınma nedenlerinden biri olarak ‘Projede inşaatı gerçekleşmemiş güzergâhta ‘kamulaştırma’ işlemlerinin yapılacak olması...’ gösterildi.
DSİ, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’nun verdiği ‘devlet sırrı’ kararıyla ilgili diğer gerekçeleri şöyle sıraladı:
“... Proje sahası içerisinde Bartın Deniz Üs Komutanlığı tesislerinin bulunması... Söz konusu alanda SİT alanlarının bulunması...”

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&Date=&ArticleID=948150

Bartın Sel Baskını 3

Resimler:

9 Eylül 2009 Çarşamba

ANKARA BÜROMUZ AÇILDI

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada +İvme Dergisi olarak, 2006 yılı mayıs ayı itibariyle başladığımız yayın ve mücadele hayatımıza, ilkini İstanbul’da açmış olduğumuz dergi büromuzun ikincisini Ankara’da açarak devam ediyoruz. Farklı disiplinlerden pek çok teknik elamanın kolektif üretimiyle ortaya çıkan dergimizin açılışına aralarında çeşitli demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu yaklaşık 110 kişi katılarak destek mesajlarını ilettiler.

30 Mayıs 2009 Cumartesi günü Saat:14.00'te gerçekleştirdiğimiz açılışımızda ilk konuşmayı dergimiz yayın kurulu üyemiz Elektronik –Haberleşme Mühendisi Ozan Doğan;‘Herkesin ülke ve halk çıkarları için hareket ettiğini söylediği ancak birbirlerinden tamamen farklı yaklaşımlar sergilediği, farklı düşünceler ortaya koyduğu bir ortam içerisinde, hayatınıza yeni bir soluk katmak hedefi ve yanlış ile doğrunun adını koymak amacı ile 'İVME' dedik. Boşlukları doldurmak değil; mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı ve toplumsal konularda kafalarda oluşan soru işaretlerini kaldırmak ve yenilerini yaratmak iddiasıyla yola çıkmıştık bundan yaklaşık 3 yıl önce. Bugün dönüp baktığımızda, iddialarımızı hayata geçirmenin, söylediklerimizi yapabilmenin verdiği haklı gururu taşımaktayız.’ diyerek başladığı konuşmasına ‘bizler bu ülkenin devrimci/demokrat/yurtsever/ilerici/halktan-emekten yana mimarları, mühendisleri, şehir plancılarıyız; bizler mimarlık, mühendislik fakülteleri öğrencileriyiz. Bu ülkenin aydınlık geleceğiyiz.’ diyerek devam etti.

İvme Ankara Açılış 2İçi boşaltılmaya çalışılan mühendislik ve mimarlık kavramlarıyla, eğitim sistemini bu hale getiren zihniyetle, kime peşkeş çekildiğini bil(e)mediğimiz projelerle, ihalelerle, "Biz, sizler için en iyi olanı biliriz ve yaparız" diyenlerle, bütün bunlardan kurtulmak adına hareket ettiğini söyleyip, buna uygun davranmayan kesimlerle, yani “emekten ve halktan yana mühendislik, mimarlık ve planlama“ anlayışımıza sığmayan her türlü sorun ile mücadele ettiğimizi ve edeceğimizi vurgulayan Doğan konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

‘Bizler TMMOB’nin mesleki-demokratik kitle örgütü kimliğine sahip çıkma iddiasındayız. TMMOB’nin gücünü yasalardan ve maddi olanaklarından değil, geçmişte olduğu gibi örgütlülüğünden, toplumsal meşruiyetinden ve mücadeleci geleneğinden alması gerektiğini savunuyoruz. Bizler, TMMOB yönetimlerinde ve organlarında, TMMOB üye sayısının yaklaşık %80’ini teşkil eden ücretli mimar/mühendislerin aktif olmasını istiyoruz. TMMOB Çalışma Anlayışında yer alan, “Toplumdan soyutlanmış seçkin mühendis ve mimarların örgütü değil, aksine toplumun içinde yer alan, onun bir parçası olarak toplumla etkileşim içinde bulunan, Temsili demokrasi alanının daraltılması ve biçimsel uygulamalar yerine, birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizmalarını güçlendirici çabalara yönelen, rant gruplarının otoriter, sınanamayan, hesap vermeyen yönetimlerin aksine, örgüt içi demokrasisi güçlendirilmiş, seçim dışında da katılım mekanizmalarını yaşama geçiren, profesyonellerin ve uzmanların örgütü anlayışını reddeden; aksine kitle örgütü niteliği ile organlarına dayalı çalışmayı yürüten, siyaset dışı kalma anlayışlarının tam tersine; her koşulda ve her zaman siyaset yapan, siyasetin dar tanımını aşan anlayışları yapıya egemen kılan, Üye ile ilişkilerini, devlet ve egemen kesimlerle olan ilişkilerinin önüne koyan, resmi otorite ile her türlü diyaloga ve işbirliğine açık ama işbirlikçi yaklaşımların dışında kalan…”, ifadelerinin sadece söylemde kalmadığı, hayata geçirildiği bir TMMOB Yönetim anlayışı istiyoruz.’’

İvme Ankara Açılış3+ İvme ailesinin yola çıkış sebep ve taleplerini dile getiren açılış konuşmasının ardından İvme İstanbul temsilciliği adına Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Özgür Deniz Miçooğulları mücadelemizi selamlayan kıska bir konuşma gerçekleştirdi. İzmir ve Kocaeli İvme temsilciliklerinden gönderilen dostluk mesajları da okunarak, salonda bulunan DKÖ temsilcilerine söz verildi.

Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Av. Selçuk Kozağaçlı , küreselleşme ile birlikte mesleklerin küresel sermaye ile bütünleştirilmesi amacıyla başlatılan ‘meslekte dönüşüm’ sürecinin sonucu olarak, hekimlerin, avukatların, mühendis ve mimarların sermayenin kölesi durumuna getirilmeye çalışıldığını, dolayısıyla biz mühendis ve mimarlar ile benzer sorunlar yaşadıklarını aktardı. Çağdaş Hukukçular Derneği olarak bu saldırı ile mücadele ettiklerini, zaman zaman da yollarımızın kesiştiğini anlattı. ‘Yetkin Mühendislik’ adı altında bizlere yönelik olarak yapılan saldırının da bunlardan biri olduğunu anlattı. Ayrıca; hekimlerin, avukatların ve mühendislerin okullarını bitirip bir meslek sahibi olduktan sonra hala mücadele etmesinin önemine de değinen Kozağaçlı, bu koşullar altında da zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz olmadığına dikkat çekti.

Bir diğer değerli konuğumuz ise; TMMOB yönetimi tarafından kapatılan Bartın İKK eski sekreteri Ayşe Sevtap Uzun oldu. Açılışımıza desteğini sunan Uzun, Bartın’da termik santral yapımına karşı yürüttükleri mücadeleden bahsederek konuşmasına başladı. Bartın’da HEMA A.Ş tarafından yapılmak istenen termik santrale karşı halktan ve emekten yana duruşları itibariyle hemen kolları sıvadıklarını ve hem yerel hem de ulusal basına bu durumu yansıtmayı başardıklarını anlattı. Ayrıca kendilerine destek olması için TMMOB yönetimini de davet ettiklerini ve onlara da durumu aktardıklarını ifade eden Uzun, TMMOB tarafından oluşturulan bir heyetin geldiğini ancak hiç de bekledikleri gibi bir görüşme olmadığını aktardı. Gelen heyetin HEMA yöneticileri ile birlikte yemek yediğini ve keyifle Ankara’ya döndüğünü belirtti. Durumu Genel Merkez’e bildirdiklerini ancak kendilerinin yalan söylemek ile itham edilerek, görevden alındığını ve sonrasında Bartın İKK’nın feshedilmesine kadar giden bir süreç yaşadıklarını anlattı. Ama her şeye rağmen HEMA’ya karşı yürüttükleri mücadeleyi kazandıklarını dile getirdi.

Ankara İvme açılışUzun, +İvme’ye durumu aktarmayı bir çözüm olarak düşündüklerini ve +İvme’nin de konuya sahip çıkarak 6.sayısını bize ayırdı ve konuyu tüm oda çevrelerine duyurmayı başardı diyerek bizlere teşekkürlerini iletti. TMMOB’yi hala 80 öncesi TMMOB sanmakla yanıldıklarını belirten Uzun, ‘o devi biz yaratmışız kafamızda, aslında TMMOB biziz’ diyerek gelecek güzel günlere olan inancını dile getirdi.

Açılışımıza katılan konuklarımız arasında 9 gündür Abdi İpekçi Park’ında direnişte bulunan TAYAD’lı Aileler de bulunuyordu. TAYAD adına sözü alan Melek Akgün hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine karşı yürüttükleri mücadelelerini aktardı. Bu uğurda 122 insanın hayatını kaybettiğini ve yeni ölümlerin olmaması için 9 gündür Ankara bulunduklarını ve görüşmelerde bulunduklarını anlattı.

Kamu Emekçileri Cephesi adına konuşan Meryem Özsöğüt; emekçilerin mücadelesinin baskılarla kesilmeye çalışıldığını, KESK’e yönelik yeni gözaltıların da bunu gösterdiğini ancak hiçbir baskının mücadelelerinden vazgeçirmeye yetmeyeceğini belirterek, bulunduğumuz her alanda daha fazla örgütlenmenin gerekliliğinin önemine değindi ve mevzi yoldaşı olarak tanımladığı bizlere aramıza hoş geldiniz diyerek konuşmasını bitirdi.

Halk Cephesi adına konuşan Hatice Aşık ise; yozlaşmaya, açlığa, yoksulluğa karşı uzun zamandır mücadele içinde bulunduklarını anlattı. KESK’e dönük baskıları değerlendiren Aşık, bu sürecin birbirimize daha fazla kenetlenmemiz gerektiğini gösterdiğini belirtti ve bizlere mücadelemizde başarı dileklerini ileterek mücadelemizi selamladı.

Tüm bu destek konuşmalarının ardından 3 yıllık çalışmalarımızı özetleyen sinevizyon gösterimimize geçildi. Yoğun ilgiyle karşılanan sinevizyon gösterimi, dergimiz sayılarını, gerçekleştirdiğimiz kampanyalarımızı ve etkinliklerimizden oluşan bir kesit olarak katılımcılarla paylaşıldı.

Ayrıca etkinliğimize katılanlar arasında yaptığımız bir çekiliş ile bu günün anısına üç kişiye dergilerimizden oluşan bir set hediye edildi. Keyifli geçen açılışımızın son bölümünde ise ikramlar eşliğinde yapılan sohbetler ile saat 17:00 sularında son buldu.