mühendislik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mühendislik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2009 Salı

Kadın Mühendis Mimar Şehir Plancıları Kurultayı İstanbul' da Yapıldı

TMMOB tarihinde bir ilk olan Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı 21-22 Kasım 2009 tarihlerinde Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumu'nda yapıldı. Kurultay, Düzenleme Kurulu başkanı olan Boran Başak Koç’un açılış konuşmasıyla başladı. Koç, konuşmasında Kurultay’ın amacını, önemini ve hazırlık sürecini aktardı. Ardından kürsüye gelen 40. Dönem TMMOB Yönetim Kurulu’nun tek kadın üyesi Gülay Odabaş coşkulu konuşmasında kadın mücadelesinden söz etti. Kurultay’ın sekreterliğini yürüten EMO İst. Şb. adına açılış konuşması yapan şube yönetim kurulu üyesi Pınar Hocaoğulları kadınların uğradığı ayrımcılığa, çalışma yaşamında karşılaştıkları özgül sorunlara değindi. Ardından kürsüye TMMOB YK Başkanı Mehmet Soğancı geldi. Kurultay Düzenleme Kurulu’nun kurultayı yalnızca kadınların katılımıyla yapma kararını, kurultay hazırlık sürecinde bu konuda yaşanmış ve pek de demokratik olmayan çeşitli tartışmalara rağmen, tanımadığını gösterircesine TMMOB YK üyeleri ve bazı yöneticilerle Kurultay’a gelen Soğancı, açılış konuşmasını da başarı dilemekle sınırlı tutmayarak uzatınca, aralarında +İvme Dergisi yayın kurulu üyelerinin de bulunduğu bazı kadınlar salondan çıkarak tepki gösterdiler. Açılış konuşmalarının ardından Gülay Odabaş dışındaki TMMOB YK üyeleri Kurultay’dan ayrıldılar ve etkinlik Düzenleme Kurulu’nun kararı doğrultusunda yalnızca kadın üyelerin katılımıyla sürdürüldü.

TMMOB üyesi kadın mühendis, mimar ve plancılarla yapılmış anket çalışmasının sonuçları Düzenleme Kurulu üyesi Prof. Dr. Nurcan Özkaplan ve Doç. Dr. Asuman Türkün tarafından aktarıldı. Ardından yerel çalıştaylarda gerçekleştirilen dört atölyenin başlıkları olan “Mühendislik, Mimarlık, Şehir Planlama Eğitiminde Cinsiyetçilik”, “Cinsiyetçi İşbölümü ve İşyeri Pratikleri”, “TMMOB’de Kadın Örgütlenmesi” ve Kapitalist Kriz ve Kadınlar” başlıklarında dört oturum yapıldı.

“Mühendislik, Mimarlık, Şehir Planlama Eğitiminde Cinsiyetçilik” oturumunda eğitimde toplumsal cinsiyet konusunun önem kazanması, akademisyen ve öğrenci kadınların üniversitelerde ve stajlarda yaşadıkları sorunlara karşı mücadele konuları ele alındı .

“Cinsiyetçi İşbölümü ve İşyeri Pratikleri” oturumunda işe alımlardan başlayarak tüm çalışma yaşamına yayılacak şekilde kadınların karşılaştığı ayrımcılık, kreş, doğum ve emzirme izni, ebeveyn izni gibi talepler ve TMMOB’nin bu alanda yapabileceği çalışmalar üzerinde duruldu. +İvme Dergisi yayın kurulu üyesi kadınların bu oturumda 4857 sayılı İş Yasası’nın cinsiyet ayrımcılığı içeren ve kadınların çalışma yaşamını sınırlayan 72. ve 85. maddelerine karşı mücadele edilmesi gerektiğini belirten önergeleri kabul edilen önergeler arasındaydı.

TMMOB’de Kadın Örgütlenmesi” oturumunda kadınların TMMOB içinde söz ve karar mekanizmalarında varlığını arttırabilmenin yolları tartışıldı. Uzun tartışmalara yol açan “yönetim kurullarında kadın kotası” önergesi %35 kota talebi olarak kabul edildi. Kurulduğu halde işler hale gelmemiş olan TMMOB Kadın Üyeler Çalışma Grubu’nun TMMOB’nin kadın çalışmasını yürütmede etkin hale gelmesi için yeni bir işleyiş tarif edilmeye çalışıldı. 40. Dönem TMMOB Genel Kurulu’nda kararı alınmış olmasına karşın halen yaşama geçirilmemiş olan Cinsiyet Ayrımcılığını Takip Sekreteryası’nın bir önce kurulması gerektiği vurgulandı. Ayrıca TMMOB’nin ilgili yönetmeliklerinde kadına karşı suçların (ayrımcılık, mobbing, şiddet, taciz) tanımlanması ve bu suçlara yaptırım getirilmesi konusu görüşüldü, +İvme Dergisi yayın kurulu üyesi kadınların bu konuda verdiği bir önerge de kabul edildi.

“Kapitalist Kriz ve Kadınlar” oturumunda ise kadınları olumsuz etkileyen işten çıkarmalar, ücret eşitsizlikleri, taşeronlaştırma, ücretsiz fazla mesailer, güvencesizlik gibi sorunlar ve bu sorunlar karşısında TMMOB’nin yapabilecekleri ele alındı.

Diyarbakır, Bursa, İzmir, Ankara, Denizli, Eskişehir gibi birçok ilden gelen yaklaşık 340 kadın mühendis, mimar, plancı ve öğrencinin katıldığı Kurultay’da, yerel çalıştaylardan gelen 61 önerge ile Kurultay sırasında verilen ek önergeler görüşülerek karara bağlandı.

Kurultay, TMMOB çalışmaları içinde etkin rol üstlenme deneyimi olmayan pek çok kadının özgürce düşüncelerini, taleplerini dile getirebildiği bir ortam sundu; her ilk gibi birtakım eksikleri bulunsa da kadın mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütlenmesinin önemli bir adımı oldu.


9 Kasım 2009 Pazartesi

Mühendislik-Mimarlık Gazetesi geçtiğimiz hafta üniversitelerin duvarlarını süsledi. İvme-Genç tarafından tasarlanan ve haftalık periyotla çıkarılması düşünülen duvar gazetesi, mühendislik, mimarlık mesleğinin sorunlarını ve ülke sorunları mühendislik, mimarlık öğrencilerinin sorunlarıyla birlikte ele almayı hedefliyor.

İlk sayısında;

yazılarına yer verilirken asılan duvar gazetelerine üniversitelerde ilgi yoğundu.

İvme Duvar Gazetesi 01

İvme Duvar Gazetesi 02

İvme Duvar Gazetesi 03

6 Kasım 2009 Cuma

İvme-Genç: Mühendislik, Mimarlık Öğrencisi Arkadaşlarımızın Yanındayız

TMMOB GENÇ ÜYESİ ARKADAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ

24 Mayıs 2009 tarihinde, ikisi Makina Mühendisleri Odası öğrenci üyesi, biri Jeoloji Mühendisleri Odası öğrenci üyesi olan 5 kişi, katıldıkları demokratik eylem ve etkinlikler bahane edilerek tutuklanmıştır. Tutuklanma sebepleri ODTÜ’de geleneksel hale gelen, her yıl yüzlerce öğrenciyle birlikte stadyuma mumlarla ‘DEVRİM’ yazılan yürüyüşe katılmaları, KESK ve DİSK tarafından düzenlenen emek, barış ve demokrasi mitinginde bulunmaları, YÖK’ü protesto etmeleri, eşit, bilimsel, parasız, anadilde eğitim istemeleridir. ODTÜ yemekhanesinde öğrencilerin gizlice fotoğraflarını çeken JİTEM elemanının yakalanıp teşhir edilmesinden hemen sonra yapılan operasyonla tutuklanan arkadaşlarımızın duruşması 6 Kasım’dadır.

Bugün üniversitelerde devrimci-demokrat gençlik, eğitimin piyasalaştırılmasına; halkın sorunlarından kopuk, bireyci, bencil, çıkarcı, apolitik bir gençlik yaratma çabasındaki YÖK’ün politikalarına; soruşturmalara, polisin, jandarmanın, sivil faşistlerin saldırılarına karşı mücadele etmektedir. Düzene karşı verdikleri mücadelenin bedellerini de üniversitelerden atılarak, tutuklanarak ödemektedirler. 24 Mayıs’ta yaşanan tutuklama terörü de bu söylediklerimize sadece bir örnektir. TMMOB’nin mühendislik mimarlık öğrenci çalışmasında birçok eylem ve etkinlikte bir araya geldiğimiz arkadaşlarımız herhangi bir somut nedene dayanmadan tutuklanmışlardır.

Yaşanan bu tutuklama terörüne karşı Mühendislik, Mimarlık Öğrencileri bir basın açıklaması yapmış, arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istemiştir. Ancak öğrenci üyelerinin bütün çabalarına rağmen TMMOB, tutuklananlara sahip çıkmamış ve öğrenci üyelerini yalnız bırakmıştır. TMMOB’nin bugün sahiplendiğini söylediği mücadele geleneği, devrimci-demokrat üniversite gençliğinin mücadeleci ruhunun ve dinamizminin sonucudur. Çünkü devrimci mücadelenin yükseldiği, faşist odakların halkın mücadelesini baskı ve zulüm yöntemleriyle bastırmaya çalıştığı dönemlerde TMMOB, gelecekte üyesi olacak öğrencilerin mücadelesini sahiplenmiştir. Bu nedenle bugün de TMMOB’nin yapması gereken devrimci demokrat üyelerini aynı kararlılıkla sahiplenmektir.

İvme-Genç olarak genel kurullarda birlikte söz istediğimiz, Sinop’ta nükleer santrallere, Ankara’da kentsel dönüşüme karşı birlikte mücadele verdiğimiz, yetkin mühendisliğe karşı üniversitelerde birlikte çalışma yaptığımız, Teoman Öztürk anmalarına birlikte katıldığımız arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyor, yakın bir gelecekte üyesi olacağımız TMMOB’nin de haklı mücadelemizde yanımızda olmasını bekliyoruz.

İvme-Genç

Duruşma tarihi ve zamanı: 6 Kasım 10:00 Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi

30 Ekim 2009 Cuma

EMO Yetkin/Yetkili/Uzman Mühendislik Kavram ve Uygulamaları Kurultayı Yapıldı

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) adına EMO İstanbul Şubesi’nin düzenlediği Yetkin/Yetkili/Uzman Mühendislik Kavram ve Uygulamaları Kurultay’ı 24-25 Ekim tarihlerinde Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryum Salonunda gerçekleştirildi.

Kurultay‘ın amacı, gerek EMO içerisinde gerekse TMMOB bünyesinde tartışılan ve farklı uygulama şekilleri bulunan yetkin, yetkili ve uzman mühendislik kavramlarının, EMO içerisinde sağlıklı bir şekilde tartışılmasını sağlamak ve bu tartışma sonucunda EMO örgütlülüğünde bir karar birlikteliğine varabilmek olarak açıklansa da, Kurultay’da karar almaya dönük bir düzenleme olmaması katılımcılar tarafından bu amacın sorgulanmasına yol açtı.

İki gün süren Kurultay her bir oturum ayrı bir forum şeklinde olmak üzere, 4 oturum ve 1 forum şeklinde düzenlendi. EMO ve EMO-Genç üyelerinin çok büyük bir kısmını oluşturduğu yaklaşık 250 katılımcı kurultaya katıldı. Kurultay, açılış konuşmaları ve yerel etkinliklerin bilgilendirmeleri ile başladı. Kurultay öncesi 9 ilde gerçekleştirilen yerel etkinliklerin sunumundan sonra, ilk oturum “AB Uyum Yasaları, GATS süreci ve Türkiye’deki Yasal Düzenlemeler” başlığı altında gerçekleştirildi. İlk günün son oturumu ise “Mühendislik Eğitimi, Akreditasyon, YÖK ve Diploma Unvanları” başlığını taşıyordu. Her iki oturum da Kurultay Düzenleme Kurulu’ndan bir üyenin çerçeve sunumu ile başladı. Kurultay hazırlık sürecinde yaşanan sorunlar ve Kurultay’ın formatının dışına çıkarılarak karar alma sürecinin engellemesi ile yaşanan gerginlik ilk günkü oturumlara yansıdı. İlk günkü oturumlarda somut önerilerden çok polemikler ön plana çıktı. Ayrıca Kurultay’da EMO ve EMO-Genç üyelerinin eşit söz hakkı olması kararlaştırılmış olmasına karşın ilk günkü oturumlarda, EMO-genç üyelerinin söz kullanımı ile ilgili de sorunlar yaşandı.

Kurultayın ikinci günü, “Yetkin/Yetkili/Uzman Mühendislik Belgelendirme, Mesleki Yeterlilik, Meslek İçi Eğitim ve TMMOB İçi Uygulamalar” oturumu ile başladı. Tartışma şekli ve söz kullanımı ile ilgili ilk gün yaşanan sorunlar, ikinci gün aşılabildi. Kurultayda karar alınamadığından, ortaklaşılan ve ortaklaşılamayan konularda Kurultay Sonuç Bildirgesi’ni oluşturmak üzere bir komisyon kuruldu. Çok sayıda EMO ve EMO-Genç üyesinin söz aldığı ikinci gün somut önerilerin tartışıldığı bir ortam sağlanabildi.

Kurultay katılımcılarının kürsüden yoğun olarak dile getirdiği görüşler;

  • Mühendislik eğitiminin, mühendislik mesleğini uygulamaya yeterli olmadığını düşünen ve akademik eğitim sonrası zorunlu çalışma ve sınavlarla yeni bir süreç tanımlayan yetkin mühendislik gibi uygulamalara karşı çıkılmalıdır.

  • AB-GATS sürecine ve bu sürecin mühendislik-mimarlık alanında içinde bulunduğu bütün meslek alanlarına dönük saldırılarına karşı çıkılmalıdır.

  • Yetkin mühendislik, belgelendirme ve akreditasyon konuları AB-GATS sürecinin yansımalarıdır.

  • YÖK’ün 2005 yılında aldığı diplomalara unvan yazılmama kararına karşı EMO ve TMMOB olarak dava açılmalıdır.

  • Eğitimin niteliksizleştirilmesine karşı, demokratik üniversite talebi ile parasız, bilimsel, anadilde eğitim mücadelesi verilmelidir.

  • EMO ve TMMOB, mühendislik eğitimine müdahil olmalıdır, yetersiz akademik kadro ve yetersiz altyapı ile açılan mühendislik fakültelerine karşı çıkılmalıdır.

  • Mühendislik mesleğinin icrasında yaşanan sorunların çözümü kamusal denetim ile sağlanabilir.

  • Meslek içi eğitim mühendislerin ihtiyacı olan mesleki ve teknik bilgilerin geliştirilmesi amacı ile yapılmalı fakat meslek içi eğitimde belgelendirme, sınav, iş yapma yetkisi gibi zorunluluklara karşı çıkılmalıdır.

  • Üniversite eğitiminin ticarileştirilmesine, Bologna süreci ile başlayan üniversitelerin dönüşüm sürecine, üniversitelerin sermaye lehine yeniden yapılandırılmasına karşı çıkılmalıdır. Bu amaçla öğrenciler ve akademisyenlerle ortak çalışmalar yapılmalıdır.

  • AB-GATS süreci, ülkede yapılan düzenlemeler (mesleki yeterlilik kurumu, YÖK, yabancı mühendislerin çalışması hakkındaki kanun), sermayenin nitelikli emek gücünü ucuza istihdam etme isteği, üniversite eğitiminde yaşanan ticarileşme süreci bütünlüklü ele alınmalıdır ve bütünlüklü bir karşı çıkış sağlanmalıdır.

Kurultay, hazırlık sürecinde yaşanan tüm olumsuzluklara ve karar almaya dönük bir düzenleme olmamasına rağmen, özellikle İvme Dergisi’nin Yetkin Mühendislik sayısında dile getirilen görüşlerin, Kurultay katılımcılarının büyük bir kısmı tarafından kürsüden ifade edilmesi ve en azından Yetkin Mühendislik uygulaması karşısında bir mutabakat sağlanmış olması açılarından önemli sonuçlar üretmiştir.

Kurultay, sonuç bildirgesi komisyonundan bir üyenin taslak metni kurultay katılımcılarının onayına sunması ile son buldu.

Sonuç bildirgesinde ortaklaşılan görüşlerden bazıları,

  1. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) gündeminde Yetkin Mühendislik uygulaması yoktur. EMO’da Yetkin Mühendislik savunulmamaktadır. EMO bu konuda yapılacak tüm girişimlere karşı mücadele eder.

  2. AB-GATS ve DTÖ den gelen tüm uyumlaştırma dayatmalarına EMO karşı durur.

  3. Üniversite Eğitimi ile ilgili önerilerimiz TMMOB II. Mühendislik Mimarlık Kurultayında “Mesleki yeterlilik – Mesleki YetkinlikMesleki Eğitim” başlığı altında yer alan Üniversite Eğitimi ile ilgili aldığı kararlardan yararlanır ve bunları yukarıdaki mantıkla güncelleştirir.

  4. Meslektaşlarımızın bilimsel ve teknik formasyonlarını geliştirici Meslek içi Eğitim ticarileştirilmeden sürdürülmelidir.

  5. TMMOB EMO mühendislik eğitiminde, üniversitelerde yeni bölüm açılmasında, bölüm kontenjanlarının belirlenmesinde söz hakkı talep etmeli ve müdahale etme araçlarının geliştirilmesini sağlamalıdır.

  6. TMMOB EMO gerici ve ezberci eğitim sistemine karşı parasız, bilimsel, özerk ve demokratik üniversiteyi savunmalıdır.

  7. Diplomalara unvan yazılmaması konusunda EMO hukuki süreci başlatmalıdır, Yükseköğretim Kurulu’nun bu kararına karşı dava açmalıdır ve TMMOB’nin de davaya müdahil olmasını talep etmelidir.

Kurultay katılımcılarının çok büyük bir kısmı akreditasyon konusunun, üniversitelerin yeniden yapılandırılması, ticarileştirilmesi ve tek tipleştirilmesi sürecinin bir parçası olduğunu belirtmesine rağmen, akreditasyon sonuç bildirgesinde ortaklaşılamayan konular arasında yer aldı.

Belgelendirme konusunda da Kurultay katılımcılarının çok büyük bir kısmı, belgelendirmenin nitelikli emek gücünün sınıflandırılmasına ve değersizleştirilmesine yol açacağını, belgelendirmenin yetkilendirmenin bir şekli olduğunu ve yetkin mühendislik tartışmasından ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtmesine karşın, belgelendirme de sonuç bildirgesinde ortaklaşılamayan konular arasında yer aldı.

Kurultay sonuç bildirgesinin en kısa sürede açıklanacağı belirtilerek Kurultay bitirildi.

29 Ekim 2009 Perşembe

İvme Dergisi'nin "TMMOB'de Demokrasi" Başlıklı 8. Sayısı Çıktı

İÇİNDEKİLER

Merhaba (3)
Örgüt İçi Demokrasi ve TMMOB (5)
TMMOB'de Demokrasi Mücadelesi (8)
Kral Çıplak (19)
Yaşadılarımızdan (27)
İMO'da Neler Yaşandı (29)
Röportajlar (37)
İMO'daki Soruşturmalara Yanıt (44)
Gerçek İktidardan Güçlüdür (48)
Politeknik Çevresi Ne Amaçlıyor? (50)
TMMOB Yönetiminden Bartın Sayımızla İlgili Tekzip Var (57)
Üretmek, Tüketmek, Tükenmek (60)
Açıklamalar (62)
Kampanya Günlüğü (80)

29 Haziran 2009 Pazartesi

TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz

Son zamanlarda İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesi'nde yaşananlar TMMOB'deki tüm devrimci demokrat mühendis mimar ve şehir plancıları kaygılandırmalıdır. 14 Mart'ta İMO Öğrenci Kurultayı'nda başlayan süreç, 3 Haziran İMO Ankara Şubesi Küçük Kurulu'nda yaşanan olaylarla devam etmiş; 11 Haziran'daki Küçük Kurul'da yaşananlarla tüm devrimci demokratların sorumluluk duyarak müdahil olmasını gerektirecek kadar ciddileşmiştir. Tüm bu süreç birçok kişi ve kurum tarafından yeterli bilgi edinilmeden yorumlanmış ve istenmeyerek de olsa olayların artmasının zemini hazırlanmıştır. Aşağıdaki taleplere imza atan bizler, doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu düşünüyoruz.


İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.

http://www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com/

23 Haziran 2009 Salı

Politeknik Çevresi Ne Amaçlıyor?

15 Haziran Pazartesi günü Politeknik çevresi “TMMOB Örgütlülüğünde Sorunların Çözüm Yöntemi Kaba Kuvvet ve Şiddet Olamaz” başlıklı bir yazı yayınladı. Yazı İMO’da yaşananlar üzerinden bir süreç değerlendirme iddiası taşısa da aslında yazının amacı başka.

“Devrimci mühendis, mimar ve şehir plancıları; TMMOB içinde şiddet kullanılmasını hiçbir koşulda “anlayışla” karşılamayacak, demokratlar, devrimciler arasında “şiddeti” bir tarz olarak benimseyen hiçbir anlayışla yan yana gelmeyecektir.” (1)

İMO’da yaşanan sürecin tamamında olduğu gibi bu yazısında da Politeknik samimi ve inandırıcı değildir. Politeknik İMO’da İvme Dergisi üyeleri ve okurlarına yönelik sistematik olarak sürdürülen baskı ve şiddetin hiçbir aşamasında bu şiddete karşı çıkmamıştır. İlk başlarda İvme dergisi üyelerine dönük şiddeti yok saymış, daha sonra olayları bilinçli olarak çarpıtarak bu şiddete onay vermiş, son olarak 11 Haziran günü yaşananlardan sonra takındıkları tavır ile de bu şiddeti açıktan savunur duruma gelmişlerdir. Yani İMO’da yaşananlar üzerinden “TMMOB içinde şiddeti hiçbir koşulda onaylamadığını” iddia eden, “şiddet uygulayanlar ile yan yana gelmeyeceğini” söyleyen Politeknik çevresi, tüm süreç boyunca şiddet uygulayanlar ile bir arada olmuştur. Politeknik çevresi bu konuda konuşması gereken en son çevredir belki de.

“TMMOB gibi bir örgütün içerisinde; ilerici, demokrat ve devrimcilerin kendi aralarındaki sorunların çözümünde "şiddet"in kullanılıp kullanılmayacağı......Bizim bunlara verdiğimiz açık ve tek yanıt; HAYIR’dır. Üstelik "ama"sız bir hayır. Yani "hayır ama" deyip herhangi bir cümle kurmadan veriyoruz bu yanıtı.” (2)

Dedik ya, yazının başlığına bakanlar ya da yukarıda aktardığımız bölümü okuyanlar, Politeknik çevresinin İMO Ankara Şube’de İvme dergisi üye ve okurlarına karşı aylardır süren hakaret, küfür ve fiziki saldırılara karşı bir söz söylediğini sanır ama yazının böyle bir amacı yoktur. Aksine uzunca bir süredir İMO Ankara Şube’de İMO yönetim anlayışı tarafından İvme üyelerine karşı önce baskı ve tasfiye ile başlayan, sonrasında hakaret ve küfürlere varan, son olarak da fiziksel saldırı ve linç girişimine uzanan süreç hakkında tek bir kelime bile etmemişlerdir. “Amasız hayır diyenler” İvme dergisi üyelerine yönelik şiddete karşı tek bir kelime bile etmemiştir, edememiştir. Yani Politeknik’in İvme Dergisi üye ve okurlarına karşı uygulanan şiddete bir itirazı yoktur, olmamıştır da. Bu sebeple bu yazıda söylediklerinin ne bir inandırıcılığı ne de bir gerçekliği vardır.


İMO Ankara Şube’de Neler Yaşandı?

Politeknik’in bu son yazısına tekrar döneceğiz fakat kısaca İMO Ankara Şube’de yaşananları hatırlatmakta fayda var. İMO Ankara Şube’de yaşanan süreç, İMO yönetiminin örgüt içi demokrasi kanallarını tıkayarak, İMO ve Genç-İMO üyesi İvme dergisi üye ve okurlarını tasfiye etme çabaları ile başlamıştır. İvme dergisinin başta yetkin mühendislik konusu olmak üzere, örgüt içi demokrasi, yönetim anlayışı, hizmet üretimi gibi konularda yürüttüğü muhalefet İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışının statükolarını sarsmaya başlamıştır. Statükolar sarsılmaya başlayınca da “İMO’yu kendi mülkü” olarak gören İMO yöneticileri İvme’ye karşı tasfiye operasyonu başlatmıştır. İMO Ankara Şube Yönetim Kurulu yedek üyesi olan iki İvme dergisi üyesi, antidemokratik bir şekilde Yönetim Kurulu toplantılarına alınmamaya başlamıştır. Tasfiye operasyonu bununla da kalmamış, Genç-İMO temsilcileri seçimlerinde, Genç-İMO üyelerinin oyları ile seçilmiş kişiler, İvme üyesi ya da İvme’ye yakın olduğu gerekçesi ile İMO Yönetimi tarafından atanmamıştır. İşte bugün örgüt içi demokrasi kanallarının işletilmesi üzerinden hamasi söylem geliştirenler, örgüt içi demokrasi kanallarının açıkça kapatılıp, İvme’ye yönelik gerçekleştirilen bu tasfiye operasyonuna gözlerini yummuşlardır. Bu tasfiye sürecine karşı mücadelelerinden vazgeçmeyen İvme dergisi üyeleri ve bazı Genç-İMO üyeleri ise 14 Mart’ta İMO yönetiminin şiddetine maruz kalmışlardır.

14 Mart’ta ne yaşandı, Politeknik ne yaptı?

İMO’da İvme dergisi üyeleri ve okurlarına yönelik ilk fiziki saldırı 14 Mart 2009 günü İMO Öğrenci Kurultayı’nda yaşanmıştır. Genç-İMO temsilcileri seçimlerinde yaşanan antidemokratik olayları anlatmak amaçlı bir bildiri hazırlayan ve bu bildiriyi Kurultay’da dağıtmak isteyen öğrencilere, İMO yöneticileri tarafından önce ana-avrat küfürler, “amerikan ajanı” gibi en aşağılık hakaretler edilmiş, ellerinden bildiriler zorla alınarak yırtılmış, öğrenciler zorla binadan çıkarılmak istenmiş, bu duruma karşı aralarında İvme üyelerinin de bulunduğu öğrenciler karşı koyunca da tekme tokat saldırıya maruz kalmışlardır. Genç-İMO’lu öğrenciler bu saldırıya hiçbir şekilde karşılık vermemiş, bu saldırıyı anlatan yeni bir bildiri hazırlamış ve bu bildiriyi Kurultay’da kürüsüden okuyarak saldırganları teşhir etmişlerdir.

Bu kadar açık yaşanan bir saldırıya karşı “TMMOB içinde her türlü şiddete amasız karşı olan Politeknik çevresi” ne yaptı peki? Saldırıya karşı hiçbir tepki göstermediği gibi, İMO Öğrenci Kurultayı ile ilgili yaptığı haberde saldırıya açıktan destek bile oldu.

“Kurultayın başladığı saatlerde yaşanan tatsızlık toplantıya gölge düşürdü. Kurultay henüz başladığı sıralarda birkaç Genç-İMO üyesi bildiri dağıtmaya başladı...Durumu öğrenen İMO Yönetim Kurulu üyeleri ..... öğrenci konseyinin ve İMO MYK’sının bilgisi dışında herhangi bir bildiri dağıtılamayacağını söyleyerek duruma müdahale ettiler. Bildiriyi dağıtmakta ısrar eden öğrenciler ile yönetim kurulu üyeleri arasında ortaya çıkan gerginlik kısa sürede sözlü ve fiili tartışmaya dönüştü. Orada bulunan diğer öğrenci ve yöneticilerin araya girmesi ile gerginlik yatıştırıldı.”(3)

Politeknik’in olayları anlatış tarzına bakın. Tatsızlık yaşanmış, çünkü birkaç Genç-İMO üyesi İMO MYK’dan izinsiz bildiri dağıtmaya kalkmış. Öğrenciler bildiri dağıtmakta ısrarcı olunca da İMO yöneticileri müdahale etmiş. Bu nasıl bir bakış açısı, bu nasıl devrimci-demokrat tutum, bu nasıl habercilik anlayışı. Politeknik TMMOB ortamındaki herhangi bir etkinlikte devrimci-demokratların bildiri dağıtmak için yöneticilerden izin alınması gerektiğini söylüyor, eğer izin alınmazsa devrimci-demokratlara yapılacak saldırıyı da onaylıyor.

Hani TMMOB içindeki her tür şiddete amasız karşıydınız? Hani TMMOB içindeki antidemokratik uygulamalara karşı sessiz kalmayacaktınız? Neden 14 Mart’ta yaşanan saldırılara karşı gerek olay günü gerekse de sonrasında hiçbir tepki ortaya koymadınız? Neden İMO yöneticilerinin aralarında İvme üyelerinin de bulunduğu devrimci-demokrat öğrencilere küfürler etmesine ve tekme-tokat saldırmasına göz yumdunuz? Neden bu saldırıyı kınamadınız?

3 Haziran İMO Küçük Kurulu’na Kadar Yaşananlar

14 Mart günü İMO yöneticilerinin ve bazı İMO teknik görevlilerinin aralarında İvme dergisi üyelerinin de bulunduğu öğrencilere yaptığı bu saldırı İMO’daki Politeknik çevresinin gözleri önünde olmuştur. Ne saldırı günü ne de sonrasında bu konuda tek bir söz bile işitmedik Politeknik’ten. 1 Nisan günü gerçekleştirilen İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda, Küçük Kurul üyesi İvme üyeleri ve Genç-İMO üyeleri bu saldırıyı teşhir etmişlerdir. Ne var ki saldırganlar Küçük Kurul’a katılmamıştır, Politeknik çevresi ise konu ile ilgili tek bir kelime etmemiştir.

4 Nisan TMMOB Danışma Kurulu’nda da bu saldırı kürsüden teşhir ve mahkum edilmiştir. 3 Haziran’da İMO Küçük Kurulu’nda yaşananlar sonrası peşpeşe “kınama” açıklamaları yapan TMMOB etkin yönetimi, Oda Yönetim Kurulları, bazı İKK sekreterleri ve Politeknik ise TMMOB Danışma’da üç maymunu oynamıştır. İMO yönetiminin İvme nezdinde aslında tüm muhaliflere yönelik şiddetine, o gün TMMOB Danışma’da hiçbir söz etmeyenlerin sonrasında yaşananlarda da sorumluluğu vardır.

4 Nisan TMMOB Danışma Kurulu’nda ağzını bıçak açmayan İMO yöneticileri, Mayıs ayında yapılan İMO Küçük Kurulu’nda ise İvme dergisi üyelerine karşı “aydınlıkçı, faşist” gibi küfürler etmeyi sürdürmüşlerdir. İMO’yu kendi mülkü olarak gören ve bunu açıkça söylemekten çekinmeyen İMO yöneticileri, mülklerine dönünce saldırılarına devam etmişlerdir. Bu hakaret ve küfürler karşısında özeleştiri isteyen İMO Küçük Kurul üyesi İvme dergisi üyelerine ise gerekli özeleştiri yapılmadığı gibi toplantı bitimine kadar taciz ve sataşmalar devam etmiştir. İşte bu hakaret ve küfürler edilirken de İMO’daki Politeknik çevresi suskunluğunu korumuştur. İMO etkin yönetimine desteklerini İMO Küçük Kurullarında sürdürmüşler, devrimcilere hakaret ve küfürler edilmesini onaylamışlardır. İşte 3 Haziran’a böyle gelinmiştir ve Politeknik çevresi tüm bu sürecin içindedir.

3 Haziran’da neler yaşandı, Politeknik ne yaptı?

3 Haziran İMO Küçük Kurulu’na Küçük Kurul üyesi İvme dergisi üyeleri ve bazı Genç-İMO üyeleri katılmışlardır (toplam 9 kişi). Toplantının hemen başında söz alan İvme dergisi üyesi bir arkadaşımız, Mayıs ayındaki Küçük Kurul’da devrimcilere yönelik “aydınlıkçı, faşist” gibi aşağılık hakaretlerin özeleştirisini istemiştir. 3 Haziran’a kadar ettikleri hiçbir hakaret ve küfüre, yaptıkları tekme-tokat saldırıya İvme dışında hiçbir çevreden tepki gelmemesinin rahatlığı ile İMO’yu kendi mülkü bellemiş bir İMO yöneticisi, arkadaşımızın konuşmasına müdahale etmiş, bırakın özeleştiri vermeyi mahalle kabadayısı bir tutumla saldırmaya kalkmış ve yaptığı bu provokasyonla da kavga çıkmasına sebep olmuştur. İMO yöneticileri ve bazı İMO teknik görevlileri bununla da yetinmemiş, güvenlikten sağladıkları sopalarla arkadaşlarımıza saldırmaya kalkmış, arkadaşlarımız kendilerini savunmuşlardır. Hal böyleyken, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yönetimleri, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali dergimize yönelik iftira dolu açıklamalar yayınlayarak mağdur rolüne bürünmüşlerdir. TMMOB yönetimi, kimi Odalar ve Politeknik çevresi de bu yalan ve hakaret dolu kampanyaya İMO’nun açıklamaları paralelinde katılmışlardır. 3 Haziran’a kadar İvme dergisi üyeleri ve okurlarına karşı gerçekleştirilen hakaret, küfür ve saldırılar karşısında görmemezlikten gelme ve üstü örtülü onaylama tavrı sürdüren Politeknik çevresi, 3 Haziran ile beraber gerçekleri tamamen çarpıtarak, bilinçli bir şekilde İvme’ye karşı başlatılan “siyasi linç” kampanyasını örgütlemeye koyulmuştur.

3 Haziran Çarşamba akşamı .... Çağdaş Mühendisler Grubunu, kendilerine bu toplantılarda haksız eleştirilerde bulunulduğu iddiasıyla tehdit eden İvme grubu, sonrasında sözlü saldırısını fiili saldırıya dönüştürdü. Bu eleştirileri yanıtladığı için İnşaat Mühendisleri Odası Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ile Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı’nın da içinde olduğu Ankara Şube yöneticileri de fiziksel saldırıya uğradı.....Toplantının zorunlu olarak sonlandırılmasından sonra, salon dışında içersinde Politeknik üyesi arkadaşlarımızın da bulunduğu Çağdaş Mühendislere yönelik saldırılar, bir süre devam ettikten sonra........ Çağdaş İnşaat Mühendislerini oluşturan devrimci-demokrat mühendislere yapılan bu saldırı, 2-3 Haziran günlerinde Ankara’ da ..... gerçekleştirilen faşist saldırıların solda birlikle cevaplandığı bir günde gerçekleştirilmiştir. Ve aynı gün faşizme karşı gerçekleştirilen basın açıklamasından dönen mühendislerin .... bu grubun saldırısına uğraması.....”(4)

İşte gerçekleri çarpıtmak konusunda bu kadar ileri gidebilmişlerdir. 3 Haziran’a gelene kadar yaklaşık 4 aydır olanları tamamen görmezden gelip, 3 Haziran’da yaşananlar üzerinden hem de o gün yaşananları bütünüyle çarpıtarak İMO etkin yönetim anlayışına tam destek sunmuşlar ve sonrasında İvme’ye karşı başlatılan siyasi linç ve tasfiye sürecinin de örgütleyicisi olmuşlardır.

Politeknik diyor ki, İvme grubu Küçük Kurullarda haksız eleştirilerde bulunulduğu için İMO yönetimini tehdit etmiş!! Bu haksız eleştirilerin ne olduğunu bile yazamıyorlar çünkü haksız eleştiri dedikleri İvme dergisi üyelerine dönük edilen “amerikan ajanı, aydınlıkçı, faşist” gibi hakaretlerdir. “Tehdit”in ne olduğunu yazamıyorlar çünkü “tehdit” dedikleri yukarıda da anlattığımız özeleştiri ve özür talebidir. Gerçekleri çarpıtma ve ortalığı bulandırma konusunda bu kadarla da yetinmiyorlar ve diyorlar ki bu eleştirileri yanıtlayan yöneticilere İvme dergisi üyeleri fiziki saldırıda bulunmuş. “Eleştirileri yanıtladığını” söyledikleri İMO yöneticisi, daha önce ettiği küfür ve hakaretlere sahip çıkmayı sürdürüp, olayları provoke ederek kavgayı başlatan kişidir. Toplantının zorunlu olarak sonlandırılmasından sonra salon dışında yaşandığını söyledikleri saldırı ise güvenlikten aldıkları sopalarla İvme dergisi üyelerine karşı İMO yöneticisi ve teknik görevlilerinin başlattığı saldırıdır. Ki o sopaları kimin getirdiğini de kimin kullandığını da Politeknik bizden daha iyi bilmektedir.

Ortalığı bulandırmakta o kadar seviyeyi kaybetmişler ki 2-3 Haziran’da Konur sokakta yaşanan faşist saldırılarla bu olayı ilişkilendirme cüretini gösterebilmişlerdir. Bu kadar seviyesizleşmeye karşı bir söz söylemeyi gerekli görmüyoruz. İvme dergisi ve ODTÜ Genç-İMO üyeleri o gün İMO Küçük Kurul’a sadece 9 kişi ile katılmıştır. Diğer arkadaşlarımızın bir kısmı ise Konur Sokak’tadır. Bizim mühendis-mimar mücadelesi tarihinde yarattığımız gelenekler de, faşizme karşı hayatın her alanında sürdürdüğümüz mücadele de ortadadır. Kimsenin dil uzatamayacağı kadar çok bedel ödenerek yaratılmış bir mücadeledir bu. Tüm bu yaşananlardaki sorumluluğunu gizlemeye çalışan Politeknik ise “Konur Sokak’ta faşist saldırılara karşı yapılan basın açıklamasından dönen mühendislere” saldırı yapıldığını söyeleyerek çirkin bir manipülasyon yapmaya kalkmıştır. Bu çirkin manipülasyonda İMO etkin yönetimini bile geride bırakmıştır. Madem İMO Ankara Şube yönetimi ve o yönetimde yer alan Politeknik çevresi Konur sokakta yaşanan faşist saldırıya bu kadar hassastı, neden Küçük Kurul’u iptal edip tüm üyeleri Konur Sokağa götürmedi? Kendilerini mağdur göstermek için devrimci hassasiyetleri bile manipüle etmekten geri durmamışlardır.

3 Haziran sonrası İvme’ye dönük siyasi linç kampanyası nasıl örgütlendi?

İvme dergisi üyelerine yönelik sistematik bir şekilde sürdürülen saldırılar, 3 Haziran İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda yaşanan provokasyonla beraber yeni bir boyut kazanmıştır. İvme dergisinin TMMOB içerisinde sürdürdüğü kararlı muhalefetten, devrimci-demokrat bir TMMOB yaratma mücadelesinden rahatsız olan, statükolarının sarsılması karşısında tasfiyeye yönelen ve saldırganlaşan TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışı, 3 Haziran’da yaşananların zeminini oluşturan tüm süreci bilinçli bir şekilde es geçerek ve 3 Haziran’da yaşananları da tamamen çarpıtarak bir siyasi linç kampanyası başlatmıştır. Bu siyasi linç kampanyası İvme üzerinden aslında TMMOB’deki tüm muhaliflere yönelik bir kampanyadır. TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının İvme’ye yönelik siyasi linç kampanyası örgtütlemesinde şaşılacak çok fazla bir şey yok aslında. Çünkü bu İvme’ye yönelik ilk tasfiye girişimi değildir. Yetkin mühendislik konusunda ülke çapında örgütlediğimiz kampanyada da aynı tutumla karşılaşmıştık. Burada bizi şaşırtan Politeknik çevresinin Oda’lardaki “nüfuzunu” kullanarak bu siyasi linç kampanyasında kraldan çok kralcı bir tutum takınmasıdır. Anlaşılan TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışına bazı mesajlar vermek istemişlerdir, bu vermek istedikleri mesajların ise alındığını 11 Haziran’da yaşananlar ve sonrası göstermiştir.

Politeknik 11 Haziran’da ne tutum aldı? 11 Haziran’da yaşananları nasıl anlattı?

11 Haziran günü İMO yönetimi gizli bir Küçük Kurul toplamaya kalkmıştır. İMO yönetimi tarafından aralarında İvme dergisi üyelerinin de bulunduğu muhalif üyelerin çağrılmadığı bu gizli Küçük Kurul toplantısına gideceğimizi toplantı öncesi tüm kamuoyuna duyurduk. 3 Haziran sonrası TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının tek taraflı açıklamaları ile “kınama” yayınlayan tüm Oda yöneticilerini ve devrimci-demokrat mühendis mimarları bu Küçük Kurul’u izlemeye davet ettik.(5)

Küçük Kurul üyesi olan İvme dergisi ve Genç İMO üyesi arkadaşlarımız (toplam 10 kişi) bu toplantıya katılmak için İMO’ya gittiklerinde, daha önce oda çevresinde hiç görmediğimiz ve mühendis olmayanların çoğunluğunu oluşturduğu 100 kişilik bir grupla karşılaştılar. İMO yöneticilerinin kışkırtması ile arkadaşlarımızın toplantı salonuna girmesi bu grup tarafından engellenmiş, arkadaşlarımıza bu grup tarafından linç girişiminde bulunulmuş, linç girişiminde saldırgan gruptan bazı kişiler bıçak çekmiş, linç girişiminden sonra da arkadaşlarmızın toplantıya katılımı polis barikatı ile engellenmiştir. Tüm bu saldırı, linç girişimi ve polis barikatı ile engelleme ise TMMOB Başkanı ve Politeknik çevresinden kişilerin gözleri önünde yaşanmıştır.(6) Dışarda polis barikatı ile İvme dergisi üyelerinin Küçük Kurul’a katılımı engellenirken, içeride Politeknik çevresinin de katılımı ile Küçük Kurul gayrımeşru kararlar almıştır.

3 Haziran’da yaşananlar karşısında “TMMOB’nin demokrat geleneğine kara bir leke” diye açıklama yapan Politeknik çevresi 11 Haziran da yaşananlar karşısında ne yaptı dersiniz?


“Geçen hafta yapılan saldırıyı gerçekleştiren üye ve öğrenci üyelerin yanı sıra söz konusu saldırıyı olumladığı bilinen üyelerin de çağrılmadığı toplantı .... İMO’ya gelen bir grup +İvme okuru, Oda yöneticilerine ve üyelerine saldıranların içeri alınmayacakları yönündeki uyarılara karşın içeri girmeyi zorlayınca, arbede çıktı. Her iki taraftan da yaralananların olduğu arbede de önce İMO’da başka bir toplantı için bulunan bir grup tarafından araya girilerek engellenmeye çalışıldı, ancak kısa süre içerisinde Odanın Çankaya Emniyet Müdürlüğü’nün karşısında bulunması nedeniyle polisin müdahalesi gerçekleşti…..bu provokasyona açık ortamda araya karışmaya çalışan mühendis olmadıkları belirtilen 5–10 kişilik bir grubun ise Küçük Kurul toplantısına gelen mühendislerin engellemesiyle kalabalıktan uzaklaştırıldığı bildirildi. Yaşanan arbedenin ardından İMO Ankara Şube Küçük Kurulu gerçekleştirildi.”
(7)

Artık bu kadarına da ne denir bilemiyoruz. Olaylara şahit olan kişiler ve basına rağmen bile aleni yalan söylemekten çekinmemiştir Politeknik. Kendisine devrimci-demokrat diyen bir çevrenin takındığı tutuma, yaptığı habere bakın!! Odalardaki tüm devrimci, demokrat kesimlere açık olan Küçük Kurul toplantısına kimin katılıp katılamayacağına Politeknik karar vermiş, hatta bu konuda İMO yönetiminden bile ileri gitmişlerdir. “Saldırıyı olumladığı bilinen üyelerin de çağrılmadığı”ndan kasıt İMO’da yaşananlara objektif yaklaşmaya çalışan tüm kesimlerdir. Politeknik bu konuda Küçük Kurul üyelerinin niyetlerini de okumuş anlaşılan... Nasıl ki 14 Mart’ta en temel demokratik haklardan biri olan bildiri dağıtmayı Yönetim iznine bağlamışsa, bu sefer de Küçük Kurul’a katılımı Yönetim iznine bağlamakta bir mahsur görmemiştir. Politeknik 3 Haziran ve öncesinin Küçük Kurul’da değerlendirlmesine bile tahammül gösteremeyecek kadar savrulmuştur.

Devam ediyor Politeknik. Küçük Kurul’a katılmak için gelen İvme dergisi üyeleri içeri girmeyi zorlayınca arbede çıkmış, Oda’nın Emniyet Müdürlüğü’nün karşısında olması nedeni ile polis müdahalesi gerçekleşmiş, araya karışmaya çalışan 5-10 kişilik bir grubu da Küçük Kurul üyeleri engellemiş. Daha sonra toplantı gerçekleştirilmiş... Olayları haber yapan Show TV kadar bile objektif olamıyor Politeknik. İvme dergisi üyelerine bina girişinde yapılan açık saldırıdan, nereden geldiği aslında belli mühendis olmayan kalabalık tarafından gerçekleştirilen linç girişiminden, bu linç girişimi sırasında çekilen bıçaklardan bahsetmiyor Politeknik.. Madem Küçük Kurul’a katılmakta ısrarcı oldunuz, o zaman bu saldırılara katlanacaksınız demeye getiriyor. Bıçaklı saldırgan grubunu 5-10 kişi ile önemsizleştirmeye kalkıyor ve kimlerin o kalabalığı getirdiğini çok iyi bilmesine karşın ortamı bulandırma konusunda geri durmuyor. Yaşanan arbedenin sonunda Küçük Kurul gerçekleştirildi derken dışarda İvme dergisi üyeleri polis barikatı ile engellenmektedir. Politeknik, dışarda devrimci-demokratlara polis barikatı kurulurken toplantı yapmayı bile savunur olmuş, böyle bir toplantıda alınan kararları da meşru sayar olmuştur. Bu da Politeknik’in tercihidir.

Ayrıca sitesinde Konya şubenin açıklamasını günlerce neden tuttu? Halihazırda devrimcilere hakaret ve yalan içeren açıklamaları ne amaçla tutuyor?

Politeknik, İvme’ye yönelik siyasi ve fiziki linç kampanyasına kendini o kadar kaptırmıştır ki İvme’ye hakaretler, yalanlar ve polisiye ifadeler içeren açıklamaları bile sitesinde yayınlamakta bir mahsur görmemiştir. Burada Politeknik’in İvme’ye yönelik hakaret, iftira ve yalanlar içeren hangi açıklamalara sitesinde yer verdiğine tek tek değinmeyeceğiz. Fakat bu açıklamalardan bir tanesi var ki bu açıklamayı sitesine hangi amaçla koyduğunu Politeknik açıklamak zorundadır.

İMO Konya Şubesi’nin, “Kendilerine artı ivme adını veren bu yasa dışı örgütlenmenin yaptığı hain saldırıyı kınıyor...” açıklamasını yaklaşık 5 gün sitesinde tutmuştur Politeknik. Bu açıklama ancak İvme dergisi olarak kendilerine gönderdiğimiz yasal tekzip ile kaldırılabilmiştir. Ki bu tarz açıklamalara bile sitesinde yer veren Politeknik, ne İvme dergisinin İMO’da yaşananlar ile ilgili açıklamalarını ne de gönderdiğimiz tekzibi sitesinde yayınlamıştır. Politeknik, İvme’ye karşı bu alçakça, ihbarcı açıklamayı sitesinde 5 gün neden yayınladığını açıklamak zorundadır. Neden bu açıklamayı kaldırttıktan sonra herhangi bir açıklama yapmamıştır? Politeknik ne amaçlamaktadır?

11 Haziran’da yaşanan linç girişimine, polis barikatına, bıçaklı saldırıya rağmen gerçekleri çarpıtmaktan geri durmayan Politeknik, İMO Ankara Şube’nin 11 Haziran sonrası açıklamasında devrimcilere “güruh” demesinde de bir sakınca görmemiştir. (8) Sakınca görmemiştir çünkü 11 Haziran günü ve sonrasında devrimcilere yönelik bu linç girişimi, polis barikatı ve bıçaklı saldırı karşısında Politeknik çevresinin İMO yönetimini cansiperane korumaları sebebi ile aynı açıklamada kendilerine teşekkür edilmektedir!! İşte Politeknik çevresinin geldiği nokta budur: Devrimcilere yönelik siyasi ve fiziki linç girişimine destek ol, polis barikatı ile Küçük Kurul’a devrimcilerin sokulmamasına onay ver, bıçakları görmezden gel ve “teşekkür” al. Belki bu teşekkür bir sonraki dönem belli sayıda “sandalyeye” de dönüşür kim bilebilir...

Son Söz Olarak

Demokrat, sol güçler arasındaki ilişkilerin nasıl olması gerektiği konusunda da Politeknik çevresi yorum yaparken iyice düşünmelidir. Sol içi ilişkiler bir olumsuzluk yaşandığında önce konunun muhatabı olan grup ile görüşmeyi gerektirir. İvme dergisi olarak, Politeknik çevresi ile yaşadığımız her olumsuzlukta önce muhataplarımızla konuyu konuştuk. 14 Mart’a kadar yaşadığımız her olumsuzlukta kendileri ile konuşmamıza rağmen bir yanıt alamadık, geçiştirildik. 14 Mart İMO Öğrenci Kurultayı’nda arkadaşlarımıza yapılan fiziki saldırıdan sonra da Politeknik’e tüm soru ve eleştirilerimizi içeren bir açık mektup yayınladık. (9) Durum böyleyken, Politeknik 3 Haziran sonrası bizimle en küçük bir görüşme bile yapma ihtiyacı duymadan İvme’ye karşı siyasi linci örgütlemeye koyulmuştur. Bu yüzden Politeknik çevresi sol, demokrat çevreler arasındaki ilişkiler konusunda konuşurken de samimi değildir.

Evet Politeknik çevresi ne amaçlıyor diyo sorduk ve 15 Haziran günü sitelerinde yayınladıkları son yazıya kadar geçen tüm süreçte aldıkları tavrı anlatmaya çalıştık.

“…İMO’ da yapılan bir sonraki toplantıyı da adeta “basarak” , basının ve diğer “bütün gözlemcilerin” gözleri ve kameraları önünde, İMO Çağdaş Mühendisler Grubu’nun iç işleyişinin önemli kurullarından birini “provakatif gelişmelere” açık hale getirdiler.

...TMMOB ve TMMOB’ye bağlı odaların büyük bölümü ise saldırıyı kınamakla birlikte yine ne yazık ki “ama” lı tavır sergileyen oda ve çevreler az da olsa vardır. TMMOB ‘ye bağlı bazı odalarda ve TMMOB bünyesinde çalışma yapan çevrelerce “şiddet”e karşı alınan “ama” lı tutum ya da tutumsuzluk, meslek örgütümüzün zaten zaaflı bulunan demokratik kanallarının tamamen tıkanmasına, yönetimler dışında kalan her kesimin ise ya oda örgütlülüğünden uzaklaşmasına ya da saldırgan ve sapkın yaklaşımlarına yol açabilecektir.”(10)

11 Haziran’a kadar İvme’ye yönelik hakaret, küfür ve fiziki saldırıları bazen görmezden gelerek bazense gerçekleri çarpıtarak, örtülü onay vererek sürdürdükleri politika artık açıktan bu saldırıları destekler konumdadır. Hatta o kadar ileri gidiyorlar ki son yazılarında süreç karşısında objektif davranmaya çalışan bazı Oda yönetimlerini ve demokrat çevreleri de üstü örtülü tehdit ediyorlar. 11 Haziran’da bazı İMO yöneticilerinin dışardan getirdikleri bıçaklı saldırganlar ortada iken, bu saldırganlar Show TV’nin haberinde bile gözükmüşken, polis barikatı ile devrimciler Oda’ya sokulmamışken halen İvme’nin toplantıyı bastığı yalanını yazabiliyorlar. 11 Haziran’daki bu şiddet ve linç girişimi sonrası “tüm süreci” değerlendirmek lazım diyen bazı Oda Yönetimlerini ve demokrat çevreleri de “saldırgan ve sapkın yaklaşımların” önünü açmakla tehdit ediyorlar.

Evet “TMMOB demokrat geleneğine kara bir leke” sürülmüştür, fakat bu kara lekeyi süren tüm bu süreçteki tutumu ile İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışıdır ve onlardan geri kalmayan, hatta bazı olaylarda onlardan bile ileri giden Politeknik çevresidir.

Politeknik İMO’da yaşanan süreci değerlendirme iddiasında ise ve samimi davranacaksa 11 Haziran’dan başlayarak geriye doğru bizzat şahidi ve ortağı olduğu tüm saldırı, şiddet, linç girişimleri ve tasfiye çabalarının özeleştirisini vermek zorundadır.

İvme dergisi olarak ne sol içi ilişkilerde ne TMMOB zemininde sorunların çözümünde şiddeti bir yöntem olarak savunmadık ve uygulamadık. Bundan sonra da aynı tavrımız sürecektir. TMMOB içerisindeki sorunları açığa çıkarma, bunları mahkum etme ve TMMOB’yi dönüştürme mücadelemize bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İMO ve TMMOB etkin yönetim anlayışının örgüt içi demokrasi kanallarını tıkayarak bizleri tasfiye etme çabalarına, bu tasfiye çabaları başarılı olmayınca da küfür,hakaret ve saldırılara girişmelerine karşı duracağız. Tabii ki sağ yanağımıza yumruk atana da sol yanağımızı dönmeyeceğiz. Bu saldırı, küfür, hakaret ve linç girişimlerini TMMOB zemininde mahkum edeceğiz ve gerçekleri er ya da geç açığa çıkaracağız.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme

1)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/guendem/9-kose/1056-tmmob oerguetluelueuende-sorunlarn-coezuem-yoentemi-kaba-kuvvet-ve-iddet-olamaz

2)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/guendem/9-kose/1056-tmmob-oerguetluelueuende-sorunlarn-coezuem-yoentemi-kaba-kuvvet-ve-iddet-olamaz

3)http://politeknik.org.tr/site/index.php/tmmob-haberleri/833-ogrenci-kurultay.html

4)http://politeknik.org.tr/site/index.php/tmmob-haberleri/1011-naat-muehendisleri-odasnda-cada-muehendislere-saldr.html

5)http://www.ivmedergisi.com/imo-yonetimi-gizli-kucuk-kurul-orgutluyor-tum-devrimci-demokrat-muhendis-mimarlari-bu-kucuk-kurulu-i

6)http://www.ivmedergisi.com/ivme-aciklama-26-imo%E2%80%99da-yasananlarin-icyuzu-ve-linc-girisimi.html

7)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/tmmob-haberleri/1053-mo-ankara-ube-kuecuek-kurulu-topland.html

8)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/bolumler/basin-bildirileri/33-tmmob-ve-odalar/1052-mo-ankara-ube-kuecuek-kurulu-qdemokratik-gelenek-ve-deerlerimizi-korumaya-devam-edeceizq.html

9) http://www.ivmedergisi.com/politeknik%E2%80%99e-acik-mektup.html

10)http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/guendem/9-kose/1056-tmmoboerguetluelueuende-sorunlarncoezuem-yoentemi-kaba-kuvvet-ve-iddet-olamaz

5 Haziran 2009 Cuma

İVME Açıklama 25: Yalan, İftira ve Demagojileriniz Gerçekleri Gizlemeye Yetmeyecek

İnşaat Mühendisleri Odası’nın Küçük Kurul’da yaşananlara ilişkin açıklaması ve onun paralelindeki tüm açıklamalar TMMOB etkin yönetim anlayışının devrimci demokrat mühendislere dönük şiddet ve tasfiye politikalarını gizlemek ve +İVME Dergisi’ni karalamak amacındadır.

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 2008-2010 çalışma döneminin başından bu yana Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İvme dergisi yayın kurulu üyesi ve okuru inşaat mühendisi arkadaşlarımıza yönelik antidemokratik, provokatif ve saldırgan tutumlar içindedir. Gelişmeleri kısaca özetlersek;

1. İvme Dergisi yayın kurulu üyesi iki arkadaşımız aynı zamanda İMO Ankara Şubesi yönetim kurulu yedek üyeleridir. İvme Dergisi’nin Yetkin İnşaat Mühendisliği uygulamasına karşı sürdürdüğü muhalefeti hazmedemeyen kimi yönetim kurulu üyeleri önce yönetim toplantılarında arkadaşlarımıza her fırsatta sataşmışlardır. Ardından 9 ay boyunca YK yedek üyeleriyle toplanmış olan Ankara Şube yönetim kurulu bir anda yedekler alınmadan yönetim toplantıları yapma kararı vermişlerdir. İvme yayın kurulu üyesi olan bu iki seçilmiş üyeyi yönetim toplantılarına almamak için verilmiş bu karar, karar defterine bile yazamadıkları, gayrimeşru bir karardır.
2. Genç İMO’nun üniversite öğrenci temsilcilerinin seçilmesi sırasında İMO Ankara Şubesi yönetimi, öğrencilerin oylarıyla seçilen ODTÜ temsilcilerini değil, seçilemeyen kendi adamlarını atamışlardır. Bu nedenle Genç İMO üyeleri İMO Ankara Şubesi yönetimini mahkemeye vermişlerdir. Öğrencilerin iradesini çiğneyen bu antidemokratik tutum, öğrenci örgütlülüğü içinde İvme Dergisi üyeleri ve okurlarının ağırlıklı olarak bulunmasından kaynaklanmaktadır.
3. 14 Mart Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda kararlarının çiğnenmesini bildiri dağıtarak teşhir eden öğrenci üyeler, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi’nden bazı yöneticilerin önce sözlü, ardından fiziki saldırısına uğramışlardır. Bu saldırgan yöneticiler öğrencilere ağza alınmayacak ana avrat küfürler etmiş, onları Amerikan ajanlığıyla suçlamış, ardından tekme ve tokatlarla darp etmişlerdir. Bu saldırı esnasında öğrenciler fiziksel bir karşı saldırıda bulunmamışlar, sonrasında saldırıyı protesto eden bildiriler dağıtmış ve konuşmalar yapmışlardır.
4. 1 Nisan 2009’da yapılan İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’na katılan İnşaat Mühendisi yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO’lu öğrenciler saldırganların özür dilemelerini talep etmişlerdir. Ancak bu talepleri karşılık bulmamıştır, zira saldırganların hiçbirisi o gün orada değildir.
5. 4 Nisan 2009 tarihindeki TMMOB Danışma Kurulu’nda yayın kurulu üyelerimiz ve öğrenciler tarafından kürsüde küfür ve dayak olayı yine gündeme getirilmiş ve aynı talep tekrarlanmıştır. Ne var ki öğrencilerin talebine İMO yöneticilerinden yanıt gelmediği gibi bugün toplu halde şiddet karşıtı kesilen TMMOB ve diğer Odalar yöneticilerinden de bu şiddeti kınayan hiçbir açıklama yapılmamıştır. İMO Öğrenci Kurultayı’nda yapılan saldırı TMMOB Danışma kurulunda teşhir ve mahkum edilmiştir.
6. TMMOB Danışma’da bu konuda ağzını bıçak açmayan bazı İMO yöneticileri Mayıs ayında gerçekleştirilen İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’nda hakaretlerini ve kabadayılıklarını sürdürmüşler ve İvme Dergisi üyelerine yönelik faşist, Aydınlıkçı gibi sözlerle saldırmışlardır. Öğrencilere uyguladıkları şiddeti savunmaya devam ettikleri gibi, her fırsatta da provokasyon yapan bu yöneticilerin çirkin saldırıları karşısında, İvme üyesi mühendisler ve öğrenciler örgüt içi demokratik işleyişin kurallarını hatırlatarak hakaret etmemeleri konusunda kendilerini uyarmış, ancak saldırganlar aynı tavırlarını Küçük Kurul boyunca sürdürmüşlerdir.
7. 3 Haziran 2009 tarihinde yapılan İMO Küçük Kurulu’nda söz alan İVME Dergisi yayın Kurulu üyesinin, devrimci, demokrat, yurtsever mühendislere hakaret edilemeyeceği şeklindeki görüş açıklamasına tahammül edemeyen İMO merkez ve Ankara Şb. yöneticilerinin sözlü saldırı başlatmalarının ardından Küçük Kurul’da kavga çıkmıştır. Saldırgan İMO yöneticileri, bu saldırıyla da yetinmeyip, güvenlikten sağladıkları sopalarla devrimci, demokrat, yurtsever mühendisleri darp etmek istemişlerdir. Bu saldırı karşısında, devrimci, demokrat, yurtsever mühendisler kendilerini korumak zorunda kalmışlar ve saldırganları geri püskürtmüşlerdir.

Olayların gelişimi bu şekildeyken ve herkes tarafından böylece bilinmekteyken, İMO Genel Merkez ve Ankara Şubesi yönetimleri, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali dergimize yönelik iftira dolu açıklamalar yayınlayarak mağdur rolüne bürünmüşlerdir. TMMOB yönetimi, kimi Odalar ve Politeknik grubu da bu yalan ve hakaret dolu kampanyaya İMO’nun açıklamaları paralelinde katılmışlardır.

Yalan 1: Olayın gerçekleştiği toplantı İMO Ankara Şube Olağan Üye Toplantısı değil, İMO Ankara Şube Küçük Kurul toplantısıdır.

Yalan 2: İMO’nun açıklamasında yazıldığı gibi “bir grup saldırganın üye toplantısını sopalarla basması” sözkonusu değildir. İMO Küçük Kurul üyesi olan İvme Dergisi üye ve okurları (yaklaşık 50 kişilik Küçük Kurul katılımı içinde 9 kişi) kurulda söz almış, hiç kimsenin devrimcilere hakaret edemeyeceğini belirtmişlerdir. Merkez yöneticilerinden biri ise konuşmaya müdahale ederek her zamanki provokatif tavrıyla kavga çıkmasına yol açmıştır.

Yalan 3: İvme Dergisi üye ve okurlarının sopa kullanması gibi bir şey kesinlikle yoktur. Aksine, sopalarla İvmecilere saldıran İMO Ankara Şb. YK yedek üyelerinden ismi bizde saklı olan biri ve bir oda çalışanıdır. Saldırganlar ellerinden sopalar alınarak durdurulmuştur. Hiçbir İvme üyesi bu sopaları kullanmamıştır.

Yalan 4: İMO’nun açıklamasında geçen “sokak kabadayılığı” ifadesi, Öğrenci Kurultayı günü tüm öğrencilerin önünde "burası benim malım, benden izinsiz bir şey yapamazsınız, sizi odaya sokmam" diyerek öğrencileri tehdit eden, politik muhaliflerine “faşist” diyerek saldıran İMO yöneticilerine yakışmaktadır.

Yalan 5: İMO'nun açıklamasındaki “İMO, farklı görüş ve yaklaşımların kendisini hiçbir baskı altında hissetmeyeceği demokratik bir işleyişe sahiptir” cümlesinin neden yalan olduğunu yukarıda anlatılanlar yeterince örneklemektedir. Kaldı ki İMO yönetim anlayışının Küçük Kurullarda kendisinden farklı düşünenlere yönelik ilk saldırısı bu da değildir. Bundan birkaç yıl önce bir başka muhalif grup Küçük Kurul’da İMO yönetiminin “demokrat şiddetinden” nasibini almıştır.

Yalan 6: İMO’nun açıklamasındaki "Saldırının devrimci demokrat mühendislere yönelmesi, onların şahsında bir bütün olarak İMO ve TMMOB örgütlülüğünü hedef alması" ifadesi tamamiyle ortalığı bulandırarak hedef saptırmaya ve kendi suçlarını gizlemeye yöneliktir.

İMO’nun ve İMO paralelinde açıklamalar yapan diğer Odalar’ın sözlerinde teşhir edilmesi gereken yalanlar yazmakla bitecek gibi olmadığından burada kesiyoruz. Söz konusu açıklamaların bazılarında Küçük Kurul’da yaşananların AKP’nin Odalara ve TMMOB’ye yönelik baskıları ve son günlerde Ankara’da devrimcilere yönelik faşist saldırılarla ilişkilendirilmeye çalışılması parmak ısırtan bir demagojidir. Yukarıda anlatıldığı gibi olay, İMO etkin yönetim anlayışının aylardır süren kışkırtmaları sonucu yaşanmıştır. Küçük Kurul’u iptal ederek ya da erteleyerek üyeleri Kızılay’daki protestoya çağırma hassasiyetini göstermeyen İMO yönetimi (İvme Dergisi’nin Küçük Kurul’a katılmamış olan üyeleri aynı saatlerde Kızılay’dadır oysa) gerçekleri gizlemek için sol duyarlılıkları malzeme olarak kullanmaktadır.

Bundan üç ay önce öğrencilere uygulanan şiddeti mahkum etmeyenlerin bugünkü şiddet karşıtlığı söylemi inandırıcı değildir.

İMO’yu kendi malları olarak gören, muhalif tavır alanları baskı, küfür ve şiddet uygulayarak sindirmeyi ve susturmayı bir alışkanlık haline getiren İMO etkin yönetim anlayışı, TMMOB’nin demokrat geçmişinden ve demokratik geleneklerinden ders çıkartmalı ve bugüne kadarki davranışlarının özeleştirisini vermelidir.

Devrimci demokratlar arası ilişkiler açısından asıl kara leke olan, gerçekler bu kadar somut ve açık olarak ortadayken, Odalardan sağladıkları çıkarlar gereği bu gerçekleri çarpıtmaktan utanmayanlardır.

İMO’da bir süredir sürdürülen şiddet politikalarına ses çıkarmayan başta TMMOB Başkanı olmak üzere, TMMOB, İMO ve diğer bazı Odalar’ın yönetim anlayışları ile destekçileri Politeknik Grubu’nu bu davranış tarzından vazgeçmeye çağırıyoruz.

TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından sahiplenilen bu antidemokratik şiddet politikasının başta TMMOB örgütlülüğüne zarar verdiğini bu çevrelerin kısa sürede kavramasını ve bu politikalarına son vermesini diliyoruz.

Odalardan maddi ya da sosyal herhangi bir rant beklentisi olmayan, TMMOB içinde ilkeli politikalar adına muhalefet yapan devrimci, demokrat mühendisler, kendilerine yöneltilen hakaret, küfür ve şiddete boyun eğmeyecek ve geri adım atmayacaklardır.


Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

http://www.ivmedergisi.com/ivme-aciklama-25-yalan-iftira-ve-demagojileriniz-gercekleri-gizlemeye-yetmeyecek.html

27 Kasım 2008 Perşembe

Kocaeli'de Mimarlar Odası Ankara Şubesi Protesto Edildi


Kocaeli İvme Dergisi Yayın Kurulu üyeleri ve okurları, mimar Alev Şahin'in Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimi tarafından işten atılmasını 26 Kasım 2008 günü Saat: 12.45'te Kocaeli İnsan Hakları Anıtı Önünde protesto etti.
31 Ekim 2008 günü hiçbir yazılı gerekçede bulunmayan İvme Dergisi Yayın Kurulu Üyesi olması nedeniyle mimar Alev Şahin İşten çıkarılmıştı. Emek düşmanlığı yapan Mimarlar Odası Ankara Şube yönetimi, Kocaeli İvme okurları, yayın kurulu üyeleri, çeşitli DKÖ ve partilerin desteğiyle düzenlenen ve 55 kişinin katıldığı bir basın açıklamasıyla protesto edildi.
Açıklamayı okuyan İvme Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Özkan EROĞLU, şube yönetiminin emek düşmanı tavrını eleştirerek yönetimin göreve seçilirken vaad ettiği "örgüt içi demokrasi" ilkesini hiçe sayarak tam bir yönetim oligarşisi yarattığını ve bunun sonucunda da düşünceleri nedeniyle devrimci bir mimar olan Alev şahin'i antidemokratik bir tutumla işten çıkardığına değini. Açıklamada Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetiminin bu tavrının her platformada gündeme getirileceği ve hesabının sorulacağı belirtilerek, Teoman Öztürk şahsında somutlanan TMMOB'deki devrimci mühendislik mimarlık geleneğinin sürdürüleceği vurgulandı.

"Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz" sloganlarının atıldığı basın açıklaması alkışlarla son buldu.